şükela:  tümü | bugün
  • efsanevi piknik in tarihini son derece guzel bir sekilde yazmis etkileyici dus hekimi.
  • aslen diş hekimi olup kendisine düş hekimi diyen çok zarif bir zattır kendisi. muayenehanesi ankara'da, yanılmıyorsam bülten sokaktadır. eski ankaralılar'ın anlata anlata bitiremediği meşhur şarküteri, lokanta, ayaküstü atıştırmalık mekanı piknik hakkında yazdığı bir yazı sevgili brownie tarafından ekşi sözlüke aktarılarak bir kopyasının da burada saklanması sağlanmıştır. söz edilen yazı için (bkz: #3920926)
  • anlaşıldığı kadarıyla nazım hikmet gibi şiir yazma rehberi sahibi meçhul şahsiyet yalçın ergir'dir. en azından şu iki şiirden ikincisi birincisindeki yapıyı "aynen" ve başarıyla kullanmıştır:

    (1) yaşamaya dair

    yaşamak şakaya gelmez,
    büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
    bir sincap gibi meselâ,
    yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
    yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.

    (2)
    basit yaşayacaksın.
    mesela susayınca su içecek kadar basit.
    dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.
    tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
    tek bir düğme, tek bir cümle gibi;
  • yalçin ergir'le yaşanmasi gereken bir meyhane muhabbeti

    yarasın yalçın abi
    bir duble de benim şerefime iç
    bir duble de
    o serseri kız için

    yarasın yalçın abi
    gördün değil mi
    yine yaktı kalbimi
    yine habersiz bıraktı beni
    bu ateş nasıl sönecek şimdi?

    ulan yalçın abi
    ulan canım abim
    bu hayat onsuz çekilir mi?
    bir büyük rakı daha söyleyim mi?
    yanına da tarator
    bak buranın meyhane pilavı
    yok hiçbir yerde
    bir de cacık sarımsaklı
    oh be her derde deva bu rakı

    canım yalçın abim benim
    bu akşam esirimsin
    bak dinle nasıl sevilir bir kadın
    bir duble daha içelim de
    gerçi sana mı anlatıyorum sevmeyi
    hey gidi hey
    kaçın kurası
    iç ulan abi iç
    içimiz yansın
    aşk yakmış zaten
    kader utansın

    o serseri kız yine aramadı abi
    başkasına yar olduysa
    vururum kendimi
    abi bir duble sonra ben padişahım
    sen kralsın
    garson çek elini
    cacık kalsın

    işte böyle abi
    yani güzel abim
    alacagı olsun da o serserinin
    verecegi kalsın
    aslan abim
    vallahi kralsın
    sen olmasan kime anlatırdım ki derdimi?

    şerefine abim
    o serseri bilsin ki
    beni kaybederse
    derdine yansın
    çek abi bir yudum
    iyi ki varsin...
  • mahalle isimli kesiti biri bana anlatsın programına şöyle konu olmuştur. iyi ki de olmuştur ...

    http://www.youtube.com/…v=k_ge_xolbtq&feature=share
  • iyi bir ortodontisttir. inci gibi dişlerimi kendisine borçluyum..
  • nazim hikmet in sanilan siirin yazari.

    basit yaşayacaksın. basit.
    mesela susayınca su içecek kadar basit...
    dört çıkacak, ikiyle ikiyi çarptığında.
    tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
    tek bir düğme, tek bir cümle gibi...
    sevince lafı dolandırmadan söylediğin "seni seviyorum" gibi.
    basit bir öpücük yetecek sana...
    basit, sıcak bir öpücük;
    ve o öpücükle dolacak tüm günlerin,
    tüm düşlerin.
    o öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını, öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.
    kabak çekirdeği verecek sana
    rakamların veremediği mutluluğu
    el yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir
    mektup olacak en değerli kağıdın
    hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın. iki harekette giyiniverecek,
    iki harekette soyunuvereceksin.
    kısacık olacak uyanman,
    ve yola çıkman arasında geçen süre;
    kısacık olacak sıcacık kollara dolanman
    ve kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
    bakışların bile anlatabilecek kendini.
    beklentilerin de basit olacak:
    kaf dağı'nın önünde bekleyecek mutluluklar.
    bir ıslıkta bulabileceksin en uzun
    dostluk romanını; ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana
    en ucuz romanını;
    pankreasının sağlığına dua edeceksin
    kapatırken gözlerini.
    zafer işareti yapacaksın tuvaletten
    çıkarken. bir kaşarlı tost olacak aradığın
    nasıl oturacağını bilemediğin sofrada,
    parmakların en kıymetli çatalın.
    yine, aynı parmaklar çözecek en
    karmaşık denklemleri.
    iskender'in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.
    bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
    kontrplak bir gitarda doğru basılmış
    bir fa diyezin mutluluğunu
    makyajı ilk "a" sına kadar bilmen yetecek.
    temizlik kokacak en pahalı parfümün. "bilmiyorum" diyebileceksin
    bilmediğinde ve
    çok normal olacak "bilemeyişin".
    tek dereden su getirmen yetecek,
    bir "istemiyorum" diyebilmeye,
    ne durduğu fark etmeyecek abanın altında. saatin, sadece saati gösterecek,
    telefonunu sadece telefon etmek için
    kullanacaksın,
    küçük bir not defteri olacak "bilgini"
    en hızlı "sayan"
    basit yaşayacaksın, basit. sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş
    gibi
    basit...
  • bana hakkını helal etmesini istediğim kişi.

    az araklamadım yazılarını yazdığım aşk mektuplarında. belki de şiirlerinin nazım veya can yücel'in sanılmasının sebebi benim çünkü kaynağım bilinmesin diye alıntı yapsam bile onun adını vermiyordum.

    kendisi ile tanışmam bir haftasonu radyo odtü'de sarı vosvos yazısının okunmasına denk gelmemle olmuştu. daha sonra üniversiteye söyleşiye geldi. kitaplarını imzalattım. fotoğraf da çektirdik. asistanı e-posta atacaktı. hala bekliyorum. 6 yıl oldu bu arada.

    bence kendisi ilişkileri anlatan harika bir kısa filme imza atmıştır. daha iyi olabilir miydi bilmiyorum.
  • dis hekimim.kendisi basarili bir ortodontisttir.ted koleji ve hacettepe mezunudur.tenis oynamayi sever,ayni zamanda yazar kimligiyle de taninir.
  • yazilarini severdim. ama uye oldugumuz lise mezunu grubunda biraz liberal kacacak birkac mesaj yazdiktan sonra cingar cikti. akillinin biri benim sahte bir mezun oldugumu, taniyan kimse var mi diye sorup atilmami istedi. ben de dusman lisenin (ankara tevfik fikret lisesi) ajani oldugumu nereden anladiniz diye dalgami gecerken yalcin beyin de aralarinda oldugu toplu bir linc girisimine maruz kaldim. liste yonetimi benden mezuniyetimi ispatlamami aksi takdirde listeden cikartmakla tehdit edince agir bir siktiricekip ciktim. simarik kolej bebeleri nolacak. bir daha da ne kolejlilere bulastim, ne de yalcin ergir'i okudum. yurdum insaninin neandertal kabile mentalitesi insani hasta eder be.