şükela:  tümü | bugün
  • en iyi arkadaşım. son 6 yılımın en yakın şahidi. 8284 neslinin şampiyonu!
  • yol arkadaşım.

    üniversiteye başladığım ilk gün bir yurt odasında karşılaştık. birbirimize karşı yıkılmayacak gibi duran ön yargılarımız çok kısa zamanda yok olup, yerini "herşeye rağmen" lerle dolu bir arkadaşlığa bıraktı.

    ay başında hayvanlar gibi para harcayıp ay sonunda beraber parasız kaldık, birimizin cebinde 3 kuruş varsa birlikte harcadık, sabahlara kadar çalışma odalarında birlikte çalıştık, aynı büskivitten bandık çayımıza, çifter çifter çiğköfteri beraber yedik, o küçücük şehri kocaman ettik kendimize, adım adım gezdik. her köşesinde sayısı belirsiz anılar biriktirdik. seviçten birlikte bağırıp zıplayarak sarıldık, aynı insanları sevmedik, birlikte yaralandık en önemlisi, birbirimizin yaralarını birlikte sardık. kitapların ilk sayfalarına ne hayaller sığdırdık.

    gece yarısı polise mi yakalanmadık, en zor zamanda aynı yatakta mı uyumadık, neler neler.

    ben ağladım diye ağlayan bir kız bu. sırf ben ağladım diye ağlayan. en büyük kavgalarımızda başkaları "aa siz kaç yıllık arkadaşsınız!" derken içten içten "ne diyonuz amuğagoyim tabi küsmücez" dedirtti hep bana. ah, hangi birini anlatsam ben size. hangi "hayın" planlarımızı, bir kazak başında küsmelerimizi, bir havuçlu kekin başına kavgamızı.

    birbiriyle paralel giden bir sürü iniş çıkış, anılar yüklenmiş onlarca şarkı. bir cd çalardan çıkan kulaklığın ulaştığı iki ayrı insan, iki ayrı hayat tarzı. ama birlikte iki yürek.

    hiç ayrılmayacağımızı bilmek, ne olursa olsun en büyük destekçinin yanında olduğunu bilmek benim hayatımın en büyük hediyelerinden.

    iyi ki o yurt ikimize de çıkmadı, iyi ki o okulu birlikte uzattık. hep "iyi ki"lerle dolu bir insan. derdi derdim, sevinci sevincim, kardeşi kardeşim, düşmanı düşmanım olan.

    "ama yazgısını yaldızlı çokomel kâğıtları gibi,
    tırnaklarıyla düzeltemiyor insan.”

    biz birlikte düzeltiyoruz. biz sırtımızı birbirimize yaslayıp düzeltiyoruz.
  • bir de çok sevdiğim bir ceketimi kaybetti bu yazar. üstelik manevi değeri vardı. ıhıhıhım. :(
  • 'kime kızayım, nazım senden başka kime geçer?'
  • bu yaz o balkonu yıkayacak; ben masayi getireceğim. dolaptaki altılı limonlu soda paketinden iki tane çıkaracağim, probislerle beraber.
    leyla ile mecnun izleyeceğiz, dizi bitecek tatli bir meltem esicek, üzerimizde birer hırka uzun uzun sevinçlerimizi, hayallerimizi, bizi üzenleri, bizim üzdüklerimizi, ikimizin de ne kadar aptal olduğunu, bizim dışımizdaki herkesin ne kadar aptal olduğunu, seçim sonuçlarını, gülben ergen'in instagramini, ikinci yeni'yi, garip'i, herseyi konuşacağız.

    her konuşmanin altında aslında birbirbirimize birbirimizin yerine neden başkasını koyamadigimizi anlatacağız.

    yaz gelsin, yaz bitmesin.
  • tanımıyorum ama nicki güzelmiş. evet.
  • 'dünyanın en tripci insanı' unvanını elimden aldı. umarım yukarıdan bi yerden gülümseyerek beni izliyordur..
  • su an ösym'nin yanağından makas aldığını tahmin ediyorum. kalbimiz seninle kpss yürekli kız.
  • bayramlar gelişen, büyüyen, modernleşen (!) dünyamızda sadece tatil olarak görülmeye başlanmışken bir farklılık yaratarak kapı kapı gezen neşeli bayram çocuklarına şekerin yanı sıra kitaplar armağan etmiş öğretmen adayı.

    ne dersiniz ? bir başka bayramda farklı hediye paketleriyle çocukları sevindirmek hoş bir sürpriz olmaz mı onlar için ?
  • bir gün birine çok istediği bir şeyi almaya karar verirse artık bana bir daktilo, olmadı kar küresi almasi gereken yazar. tarihe not düşelim; unutulmasın