şükela:  tümü | bugün
  • turkiye ekonomi tarihi adli bir kitap cikarmis olan yazarimiz
  • hakkinda '85 tarihli bir haber icin:
    http://www.dipnot.tv/…ternalimages/image/yalin4.jpg
  • istanbulles uluslararasi cizgi roman sergisinde türkiye´yi turhan selcuk, galip selcuk ve devrim kunterin yani sira genc mustafa ile temsil eden yetenekli yazar.

    sergi türkiye, belcika, hollanda ve fransa´dan cesitli cizgi romanlardan olusuyor. istanbul fransiz kültür merkezi´nde augustos sonuna kadar gösterilecek olan sergi, sonrasinda ankara´ya ordan da belcika´ya tasinacak.
  • istanbul dostoyevski toplulugu yönetim kurulu başkanı ve haziran´da, istanbul film akademi´de 1 aylik dostoyevski semineri verecek olan yazar.

    edebiyat - özellikle de dostoyevski ve sinemaseverler icin cok güzel bir firsat.

    istanbul fim akademi´den alinti:

    'dostoyevski’nin yaşamı, felsefesi ve edebiyat anlayışı genel hatlarıyla ele alınacak ve daha sonra da

    suç ve ceza

    cinler

    kumarbaz

    uysal bir kız

    romanları ile bu kitapların filme çekilmiş uyarlamaları ile karşılaştırılacaktır.'

    http://www.istanbulfilmakademi.com/…ostoyevski.html
  • 2017 hablemitoğlu ödülüne layık görülmüş, son kitabı yalanın siyaseti ile gündemde olan yazar.
  • çocukluğunda yapılan iq testinde 157 iq ya sahip olduğu tespit edilmiş dahi çocuk başlıklarıyla gazetelerde haber olan kişi.

    2,5 yaşında okuma-yazmayı, 7 yaşında ingilizce konuşmayı öğrenmiş. 1. ve 2. sınıfı özel bir sınavla atlayıp 7 yaşında 3. sınıftan eğitime başlamış. 7,5 yaşındayken katıldığı mete akyol'un sunduğu bir programda yapılan röportajda uzay ile alakalı konular üzerine yöneleceğini söylese de istanbul üniversitesi iktisat fakültesinden mezun olmuş, yüksek lisansını boğaziçi üniversitesi tarih bölümünden almış. şimdi de doktora çalışmasına istanbul üniversitesi siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler bölümünde devam ediyor.

    çok iyi bir retorik bilgisi olduğunu düşünüyorum. diksiyon ve kendini ifade edebilme konusunda gerçekten başarılı biri. bunu da 2,5 yaşından beri okuduğu kitaplara bağlayabiliriz. bir röportajda sorulan; "okuduğun kitaplar arasında yarışma yapsan dereceye hangileri girer?" sorusuna "dostoyevski'den karamazov kardeşler ve cinler okuduğum en iyi iki roman, jean paul sartre'ın varlık ve hiçlik’i, nietzsche’nin ahlakın soykütüğü üzerine’si ve immanuel kant'ın pratik aklın eleştirisi düşünsel yapımın gelişmesinde önemli yer tuttular diyebilirim." şeklinde yanıt vermiş. ayrıca 2si ödüllü olmak üzere 8 adet kitabın da yazarıdır.

    kendisini istanbul film akademisi'nin youtube kanalında safsatasavar adlı dizide gördüm. burada ise yalanın siyaseti adını verdiği kitabının içeriklerinden örneklerle bahsederken ilker canikligil ile birlikte konudan konuya dalıp, öğretiyor, gülüyor ve güldürüyorlar. güzel bir ikili olmuşlar her hafta yaklaşık 15 dk süren konuşmalarının en son 6. bölümü yayınlandı. umarım kitabın konusu bitince başka konularla yine aynı ikilinin sohbetini dinlemeye devam ederiz.
  • ilker canikligil ile birlikte youtube'da safsatasavar isimli program yapan "dâhi çocuk."

    o değil de her videoda üzerinde "şimdi de değerli sanatçımız yalın alpay sizlerle" edasında giydiği mendilli takım elbiseleri ve birkaç düğmesi açık gömlekleriyle beni kıyafet comfort zone'umdan sarsarak defediyor. turuncu background neyse de "o takımlar, gömlekler beni mahvediyor."*
  • yalanın siyaseti'ni okudum sadece, bana "iyi arastırmacı ama vasat yazar" izlenimi verdin.
  • safsata savar serisini cok eglenceli buldugum yazar. favorim ise en son cektikleri "söylem ile eylem arasindaki celiskilere saldirmak safsatasi".

    bunun disinda yaptigi her isi büyük bir titizlikle ve emekle yaptigini biliyor ve cok degerli buluyorum.
  • döneminin ağırlığını herkesten daha fazla taşıyan ve geleceğe ilişkin öngörüleri toplumun genelinden farklı olan her yazar gibi kafka da toplumla bir bütünlük kuramamıştır ve her şeye, herkese yabancılaşmıştır. üstelik kafka’nın yaşadığı topluma, devlete ve sanat anlayışına yabancılaşması için pek çok çevresel etmen de vardı. yahudi bir aileden geldiği için tipik bir hıristiyan dünyası insanı değildi. fakat yahudiliğini umursamadığı için tümüyle yahudilerden de sayılamazdı. prag’da almanca konuşan çok küçük bir azınlığın üyesi olarak tam anlamıyla bir çek ya da bir prag insanı değildi. bununla birlikte almanca konuşan bir yahudi olduğu için tam anlamıyla bohemyalı bir alman olduğu da söylenemezdi. bohemyalı olması ise, tam anlamıyla avusturyalı olmasını önlüyordu. sosyal sigorta memuru olarak tam burjuva değildi. bir burjuva ailesinin oğlu olarak tümüyle emekçiler sınıfına giremiyordu ama bir ofis çalışanı da değildi zira kendisini bir yazar olarak hissediyordu. kısacası kafka için her yer bir yabancılaşma ortamıydı. bu nedenle kafka bıkıp usanmadan, yaşamında da, yazınında da yabancı olduğu varlığın içinde kendisine bir yer bulabilmeye çalışmıştır. günlüğünde şöyle yazar: “bir yabancıdan daha yabancı yaşamım.” annesine ise “hepiniz bana yabancısınız” diyecektir. haklıydı: kafka bir yabancıydı.

    yalın alpay (2013) "gregor samsa neden böcek oldu? kafka neden bir yabancıydı?", akşam kitap, sayı:29, s.14