şükela:  tümü | bugün
  • pollyanna'nın yalnızlığa bakış açısıyla görülebilir.

    küçükken ufacıkken;
    * (bkz: tek çocuk olmanın yararları)
    * grup takılmadığınız için toplu itiş kakışlardan nasibinizi almazsınız. eşek şakalarına maruz kalmazsınız. çok az yara bere iziniz olur.
    * grup takılmadığınız için toplu haylazlıklara alışmazsınız. şirinleri görebilirsiniz.
    * bireysel sanat dallarına olan eğiliminiz daha erken ortaya çıkar.

    okul hayatında;
    * bir köşede ders çalışırken "n'apıyosun burda ya! hadi sen de bizimle kütüphaneye gel!" diye çekiştiren kankalarınız olmadığı için istediğiniz yerde otlayabilirsiniz.
    * kütüphanede ders çalışırken zırt pırt "biz kantine iniyoruz, sen de gel, ölümü gör!" diyen kankalarınız olmadığı için konsantrasyonunuz bozulmadan inekleyebilirsiniz.
    * normalde selam vermeyen tipler sınav zamanı arkadaşlık taslayıp ders notu isteyebilir ama sınav esnasında kopya dilenemez. sınıfça, grupça okulu asma gibi toplu eylemlere "hadi sen de gel!" diyen olmaz. böylece otomatikman uslu çocuk olursunuz. disiplin kurulu nedir bilmezsiniz.
    * normalde iki laf etmeyen tipler sırf sınavdan kaç beklediğinizi ya da kaç aldığınızı sormak için yaklaştığında "uff snne be slk!" diyebilirsiniz. zira kimseden arkadaşlık beklentiniz kalmamıştır.

    iş hayatında;
    * ansızın muhabbet başlatan kankalarınız olmadığı için konsantrasyonunuz bozulmadan çalışabilirsiniz.
    * normalde iki laf etmeyen tipler angarya iş kakalamak, vardiya nöbet değişimi teklif etmek gibi uyanıklıklar için yaklaştığında "uff hyr be slk!" diyebilirsiniz. zira kimseden arkadaşlık beklentiniz kalmamıştır.
    * can ciğer kuzu sarması iş arkadaşlarınız yoktur. tatil günü buluşma görüşme teklifi almazsınız, iş saatleri haricinde iş atmosferine ait her şeyden uzak kalırsınız. işinizi ölesiye sevmiyorsanız bu uzaklaşma size iyi gelir.

    özel hayatta;
    * buluşacağınız, görüşeceğiniz, sevişeceğiniz biri yoktur. kendinizi koyverebilirsiniz, istediğiniz gibi giyinebilirsiniz. (bkz: kesin sevişmem donu)
    * (bkz: tek başına yaşamanın avantajları)

    günlük hayatta;
    * okul, iş, toplu taşıma araçları ve mühim randevular gibi saati belli şeyler haricinde hiçbir zaman dakik olmak, hızlı hareket etmek zorunda kalmazsınız:
    . kimseyle buluşmayacağınız için 3,5 dakikada hazırlanıp evden fırlamanıza gerek yoktur. istediğiniz kadar sallanabilirsiniz.
    . yolda yürürken, bir yerde yemek yerken hızınızı paşa keyfinize göre ayarlayabilirsiniz. çünkü yanınızda ayak uydurmak zorunda olduğunuz kimse yoktur.
    . kimseyi bekletmediğiniz için istediğiniz yerde istediğiniz kadar oyalanabilirsiniz.
    neresi olduğu tercihe bağlı. mesela iki katlı büyük bir kitabevinde kafanıza göre iki saat geçirebilirsiniz. çünkü yanınızda "offf tamam hadi sıkıldım ben, gidelim!" diye tutturan biri yoktur. ya da mango'da bir saat dolanabilirsiniz. çünkü yanınızda "offf karı milleti işte! bekle bekle ağaç olduk aq" triplerine giren biri yoktur.
    * araba kullanırken trafik kurallarını ihlal etmemek koşuluyla istediğiniz gibi takılabilirsiniz. hızlı ya da aheste, klimalı ya da klimasız, müzikli ya da sessiz... karışan olmaz.
    özellikle uzun yolda sinir olmazsınız;
    (bkz: konvoyu solladıktan sonra çişi gelen sevgili)
    (bkz: arabadan bir ses geliyor adamları)
    * iskender yemeğe, içki içmeye çağıran panpalarınız yoktur. sağlıklı yaşar genç kalırsınız.

    sanal hayatta;
    * 1745 arkadaşınız olmadığı için facebook hesabı açmaya gerek duymazsınız. ne dediğiniz, ne yaptığınız kimsenin umurunda olmadığı için twitter hesabı açmazsınız. konuşacak pek kimse olmadığı için msn'e uğramazsınız. bunlarla vakit öldürmediğiniz için boş zamanınızı çok daha başka işlere ayırabilirsiniz. isteseniz atom mühendisi bile olabilirsiniz.
    * sosyal paylaşım sitesi bağımlılarından olmadığınız için her daim buralarda gezinmeyi sağlayan ultra süper lüks teknolojik donanımlara gereksinim duymazsınız. paranız cepte kalır.

    not: işbu mevzuyu sözlük semalarında aramaya inandım mamafih bulamadım. bulan olursa beri gelebilir.
  • saymakla bitmez avantajlardır. en başta başına buyruk hareket edebilmek gelir. aklınıza estiği gibi hareket edebilirsiniz. evden istediğiniz saatte çıkabilirsiniz, gideceğiniz yere gidene kadar istediğiniz kadar oyalanabilirsiniz, gittiğiniz yerde istediğiniz kadar takılabilirsiniz. hatta evden hiç çıkmayabilirsiniz. tamamen size kalmış. canınızın çektiğini canınız çektiği anda ve canınızın çektiği şekilde yapabilirsiniz. başkalarının keyif ve beklentilerine ayak uydurmak zorunda kalmazsınız. başkalarının da sizin beklentilerine ayak uydurmasını beklemediğiniz için hayal kırıklığı da yaşamazsınız. sosyalleşmek adına aktif bir hayatın peşinde koşmak zorunda kalmayacağınız için paranız cebinize kalır. tek başına tatile gitmek istemeyeceğiniz, doğumgünlerinde hediye almak durumunda kalacağınız arkadaşlarınız olmayacağı, çevrenizin gözünü boyamak için en son teknolojik aletleri, mobilyaları, aksesuarları almak durumunda kalmayacağınız için biriktirdiğiniz paraları da tamamen kendi keyfinize göre harcama özgürlüğünüz olur. istediğiniz yerde istediğinizi yersiniz, evde istediğinizi pişirsiniz. yatağın soğuk tarafı, sıcak tarafı ayrımı yapmadan gönlünüzce yatağa yayılırsınız veya televizyon karşısında koltukta uyumak gibi şımarıklıklar yapabilirsiniz. kimse karışmaz.

    her şeyden önemlisi, yalnız olmanın insanın hayal gücünü güçlendirmesi. züğürt tesellisi bulmak konusunda uzmanlaşırsınız.
  • sonsuza eşit değerdir. fakat yalnız olmak her ne kadar başına buyruk hareket etme hakkını beraberinde getirse de, yanınızda el ele tutuşan veya öpüşen veya en azından aşk dolu bakışlar ile birbirini seven insanları gördükçe içiniz burkulur. yalnız olmak güzeldir. kimseye bağlı yaşamazsınız ve olması gerektiği gibi, hayatın nasıl yaşanacağına siz karar verirsiniz.

    en büyük yanılgı da bu yalnızlık sürecinde bunu bir gurur kaynağı olarak görmektir. yalnız olunmadığında yaşananlara hakim olamama korkusu ve sonrasında da başkasının istediği gibi yaşama çekincesi hakim olur. bir türlü "bağlılık" kavramına yaklaşamaz zihniyet. ama bunun sebebi işte bu yaşanan korkular ve çekincelerdir. sonra bir gün gelir, karşınıza birisi çıkar. tüm bu korkulardan arınırsınız. aşık olursunuz. ve görürsünüz ki hakettiğiniz hayatı yaşatan aslında bu bağlılık ve beraberinde gelen aşkmış. öncesinde bir şey yaşamamışsınız zaten. başına buyruk geçen günler esasen boşa geçen günlermiş. aşık olduğunuz insanla hayatı sizin istediğiniz gibi değil "ikinizin" istediği gibi yaşarsınız. çünkü zaten onun mutlu olması sizi, sizin mutlu olmanız onu keyiflendirir.

    yalnız olmak ve bununla beraber gelen "özgürlük" hissiyatı tamamen tesellidir ve bir kere o aşkı bulunca insan bir daha hiç yalnız kalmak istemez. sanırım evlilik de bunun bir sonucu olsa gerek. fakat ne zaman ki birini hayatınız boyunca mutlu etmekten korkmazsınız, işte o zaman yalnızlığın çekici varlığı hayatınızdan silinmiştir.

    geçici beraberlikler ve yalnızlığınızı bir an unutturan geceler teselli bile değil aksine yanılsamadır. uzak durmayın fakat kendinizi yalnız olmadığınız yönünde de kandırmayın. yalnız olmak, her zaman koşabileceğiniz biri varken tercih ettiğiniz için bir süre kendinizle baş başa olmak halidir. etrafınızda biri olmaması değil.
  • en güzeli duştan sonra free takılmaktır diye biliyorum. ya da öyle hissediyorum bilemedim.
  • soz konusu yalnizlik, duzenli ve sureklilik arz eden bir iliskinin olmamasi ise "ici seni, disi beni yakar" bir durumdur icinde bulunulunan. bununla paralel olarak kimi icin avantaj olarak addedilen durumlar bir baskasi icin dezavantaj olabilir. ornegin; isi geregi siklikla (ortalamaya vuruldugunda her ayin 8-10 gunu) seyahat eden bendeniz hemen hemen her seyahat donusunde o dem hayatimda olan kisinin arizalariyla karsilanmisimdir donuste. bir dusunun, 6 saatlik bir ucus, sabahin 10'unda inen ucak, kedi gotu bir surata sahip uykusuz bunye, eve gelindiginde tek beklenti var; huzur. ama onun yerine "neden 3 gundur beni aramadin? ne yaptin oralarda da beni arayacak vaktin yoktu?" seklinde dirdirlar. verilen ornek yasanmis ve lokasyonlar arasinda 7 saat fark olmus olan durumlar da vardir. hal boyle olunca yalnizlik super avantajli. neden? yemisim alana beni karsilamaya birinin gelmesini, evde dirdir edecek kimse yok, kafam sikilmeyecek. paha bicilemez.

    "kardesim seninki de okuzluk, aramamanin bahanesi olmaz" diyenlerdenseniz, yasanmis bir baska vaka; toplami 5 gun surecek iki seyahat, birinden donusun aksami evde gececek ve ertesi gun tekrar yola cikilacaktir. bu sefer hikayenin kahramani henuz "iliskide bulunulan kisi" bile degil. yenilen fircanin sebebi ise "cok sik bir yerlere gidiyorsun, bana ne zaman nasil vakit ayirmayi dusunuyorsun". kardesim keyfime gezmiyorum ki, is amina koyayim seyahat sebebim. ben burada kalinca farkini vereceksen hay hay, benim de cok hosuma gitmiyor yeri geldiginde o kadar oraya buraya gitmek. ama yalnizlik eger isime gucume gerekli ilgiyi gosterdigimde kafamin sikilmemesini saglayacaksa, o zaman alin size bir avantaj daha.

    bunlarin disinda girla ornek verilebilir ve hepsinin ortak yani kafanizin sikilme miktarinin azalmasi seklinde kabaca ozetlenebilir. akil ve beden sagligini korumak kadar buyuk luks kaldi mi bu hayatta?

    bu avantaj beraberinde de tabii ister istemez yuzeysel kisisel iliskileri beraberinde getiriyor, o da arada sirada insanin keyfini kacirabiliyor. fayda/zarar oranini oznel bazda kurup ona gore davranmak lazim.
  • öldüğünüzde kimse üzülmez.
  • sorunlarınıza soyut öğütler yağdıran akıllı bıdıklar hariç, somut çözümler getiren kişiler yoksa; omzunda ağlayacağınız kimse yoksa; s.o.s verdiğinizde siz batmadan yetişeceğini bildiğiniz, güvendiğiniz kimse yoksa; özetle yalnızsanız...
    yavaş yavaş siz de elalemin derdini siklemez hale gelirsiniz. kimsenin imdanına yetişmek için kasmazsınız. bi vurdumduymazlık, bi adamsendecilik, bi vicdansızlık, bi merhametsizlik, bi katı yüreklilik sarar bünyeyi. sorumluluk bilinci dışında kalan hiçbir şeyi iplemezsiniz. rahatlık diz boyu olur...

    ha millet doğuştan böyle kalpsiz olduğunuz için yalnız kaldığınızı düşünür, zor durumdayken yalnız bırakıldığınız için bu hale geldiğinizi bilmez, işlerine gelmeyince sizden kötüsü olmaz o ayrı.
  • kendinize ayıracak zaman boldur.
  • sinirli uyandığınız sabahlarda gereksiz gereksiz konuşup sizden azar işitecek birisinin olmamasıdır. siz de daha fazla gerilmeyeceksinizdir.