şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: burdan köye yol olur). ama özet geçmek gerekirse;

    küçükken ufacıkken:
    * (bkz: tek çocuk olmanın zararları)
    * paylaşmayı öğrenmezsiniz. eşyalara gereğinden fazla önem vermeye başlarsınız. oyuncak aslanınızı kimseciklere emanet etmezsiniz.

    okul hayatında:
    * fütursuzca kalem, silgi vs. otlanabileceğiniz enayileriniz olmadığı için tam teçhizatlı çanta taşımak zorunda kalırsınız. sizden otlanmaya çalışan bol bulunur.
    * götünüzü kollayan, yoklamalarda yerinize imza çakan arkadaşlarınız olmadığı için devam mecburiyetine itaat etmeniz kaçınılmazdır. kaytarmak nedir bilmezsiniz. iş hayatını okul hayatında yaşıyor gibi olursunuz.
    * girmediğiniz derslerde ne olup bittiğini söyleyen, notlarını veren, güvenilir arkadaşlarınız olmadığı için devam mecburiyeti olmayan dersleri bile gönül rahatlığıyla asamazsınız.
    * ders notlarını vermeyen hocaların gizli notlarını, sınavlarda çıkmış eski soruları, çıkması muhtemel yeni soruları ele geçirebilen ajanlardan; her şeyi kitabına uyduran ve asla yakalanmadan tıkır tıkır sınıf atlayan kopya çetelerinden bi haber yaşarsınız. herkesin harıl harıl çalışarak başardığı sanrısıyla sürekli ineklersiniz. manyak olursunuz.
    * yalnız kalma saplantınız yoksa, yalnız kalmayı seçmiyor ama yalnız bırakılıyorsanız aynı zamanda sevilmeyen, gıcık kapılan, ifrit olunan biri olabilirsiniz. kimseye zararınız dokunmasa bile bu böyle olabilir. değiştiremezsiniz. insanlar sevmedikleri kişilere hiç acımadıkları için her türlü ispiyona, alaya, oyuna hedef teşkil edersiniz.
    * arkadaşlarla okulu asıp sokaklarda fink atmak gibi eğlenceli anılara sahip olmadan ciddi ciddi okur adam olursunuz. düz adam...

    iş hayatında:
    * götünüzü kollayan biri olmadığı için hata yapma lüksünüz yoktur.
    * iş paslayabileceğiniz, güvenebileceğiniz iş arkadaşlarınız olmadığı için her haltın üstesinden gelmek, her şeyi kendiniz halletmek zorunda kalırsınız. sıyırırsınız.
    * yalnız kalma saplantınız yoksa, yalnız kalmayı seçmiyor ama yalnız bırakılıyorsanız aynı zamanda sevilmeyen, gıcık kapılan, ifrit olunan biri olabilirsiniz. kimseye zararınız dokunmasa bile bu böyle olabilir. değiştiremezsiniz. insanlar sevmedikleri kişilere hiç acımadıkları için her türlü angaryaya, ispiyona, alaya, oyuna hedef teşkil edersiniz.
    * bir müddet sonra işinizden gücünüzden soğuyabilirsiniz.

    özel hayatta:
    * millet "armudun sapı, üzümün çöpü" diye diye yalnız kaldığınızı düşünür ama aslında o "sap" sizsinizdir. el ele, göz göze sevgi pıtırcıklarının yanında "çöp" gibi hissedersiniz.
    * damsız giremezsiniz.
    * serengeti düzlükleri'nde sürüden ayrı, yalnız takılanların kolay avlandığı gibi kolay aldanırsınız. genelde karşı cinsin ilgisini cezbeden biri değilseniz kırk yılda bir yoğun ilgi gösteren biri çıkarsa şaşırırsınız. hemen sevildiğinizi zanneder, daha sıcak davranırsınız. sonuçta "beni yanlış anladın!" lafını duyar, montla sıçarsınız. bu durum tekrarladıkça umudunuzu kaybeder yalnızlığa alışırsınız*. bundan sonra asla aldanmadığınız için mesafeli, soğuk, samimiyetsiz, kezban ilan edilirsiniz.
    * doğum günü, yılbaşı, sevgililer günü, vırt günü zırt günü, hediye vermek hediye almak, sürpriz nedir bilmezsiniz. ot gibi yaşarsınız. bunu eleştirenler kendiyle çelişir; gelip arada sular, otluğunuza yardımcı olurlar.
    * her zaman, her yere kendi imkanlarınızla ulaşır, kendi çantanızı* kendiniz taşır, kendi başınızın çaresine bakarsınız. yanınızda olmak, yardım etmek, koruyup kollamak, güven vermek isteyen, eşlik eden ya da arabayla eve, okula, işe bırakan, önünüzden kapı açan, çanta taşıyan erkekleri anca filmlerde ya da başkalarının kolunda görürsünüz.
    * telefon çaldığında, mesaj geldiğinde heyecanlanmazsınız hatta hiç bakmazsınız. (bkz: çalarsa annemdir mesajsa turkcell'dir)

    günlük hayatta:
    * canınız sıkkınken "anlat panpa dinliyoruz" diyen bulamazsınız. bu nedenle dert tasa paylaşmamaya alışırsınız. sonra da samimiyetsiz, soğuk ilan edilirsiniz. (lan?!)
    * hep kendi kendinize yetmek zorunda kalırsınız ama...
    evde kavanozları açamazsınız. (bkz: yalnız yaşamanın dezavantajları)
    dışarda alışveriş yaparken üst raflardaki ürünlerden alamazsınız.*
    * sinema, tiyatro, gösteri gibi tek gidildiğinde tadı çıkmayan sosyal etkinliklerden uzak kalırsınız. sinemaya çağırdığınızda gelmeyen, görüşmek istediğinizde eken biri "birileriyle gez toz, biraz sosyal ol!" dediğinde katil olabilirsiniz!!1!
    * acil durumda refakatçi bulamazsınız. allah korusun ama korumazsa yandınız.

    sanal hayatta;
    * kalabalık arkadaş listesi, sevilme, beğenilme, pohpohlanma, dürtülme, hatırlanma, mesajlaşma ile tadı çıkan hiçbir sanal ortamdan zevk alamazsınız. facebook, twitter, blog, msn, skype vs. size boş gelir. çünkü liste boştur. doldurmaya çalışsanız bile kuru kalabalık olur, online olan öyle durur, cool takılır, selam vermez, selam versen "o an çok yoğun"dur.
    * gerçek hayatta yalnız kaldığınız için sanal hayatta arkadaşlık ararsanız, size ilgi gösterenlere önem verirseniz... kendiniz bilirsiniz... ama siz çok yanlış gelmişsiniz.
    * "gerçek hayatta arkadaşım yok, sanalda mı olacak peeeh!" modunda kimseyi iplemezseniz, en bi yüzgöz olduğunuza bile belli bir mesafe koyarsanız, size değer verdiğini söyleyenlere bile inanmıyorsanız bu sefer de samimiyetsiz, problemli, tü kaka ilan edilirsiniz. sizden kötüsü olmaz.
    * yalnızlık çenenize vurmadıysa klavyenize vurur. ekşi sözlükte hayvan uzun entry kasarsınız, göz korkutursunuz, fenalık geçirtirsiniz, okunmazsınız. (özete bak! oha!) *

    not: not: işbu mevzuyu sözlük semalarında aramaya inandım mamafih bulamadım. bulan olursa beri gelebilir.
    ayrıca bu kadar karamsarlık yeter diyenler için pollyanna şurada sizleri bekliyor; (bkz: yalnız olmanın avantajları)
  • damsız alınmayan mekanlara giremezsin, hadi alındın bar taburesinde tek tabanca oturdun diyelim, bu sefer de içki ısmarlamalar başlar. kafa dinleyemezsin.
  • komik bir anıyı, detayı ya da izlediğin birşeydeki ufak bir ayrıntıyı paylaşamamak. o kadar gariptir ki sessizlikte kendi kendinize gülme hevesiniz de kaçar. o anki bütün büyü bozulur uçar gider.
  • hasta olunca üzerinize öcü gibi üşüşürler..
  • sırtınızı sabunlayacak kimse olmaz.

    bu da çözülmeyecek problem değildir.

    http://img.vimjo.com//productimages/162126/5.jpg
  • işten eve geldiğinde, sağır eden sessizliktir.
    evdeki eşyalar dost edinilebilinir. http://3.bp.blogspot.com/…869_7500009_2699725_n.jpg
  • sarılıp uyuyacak birisi olmamasıdır bir tanesi de. ama onun da çaresi var;

    (bkz: köpek yavrusu) ^_^
  • ne idugu belirsiz bir manken televizyonda "marin renk" diye bir sey uydurdugunda goz goze gelip ayni anda "kopulabilecek" birilerinin olmamasi.

    bakmayin oyle, onemli bir sey bu. kimse yalniz kalmasin.
  • seyahatlerde tek kişi farkı ödemek. maddi manevi tokatlar adamı.