şükela:  tümü | bugün
  • sözlükte başlıklandırması beni bir hayli zorlamış bir durum bu. pek çok defa yaşadım, hatta filmlerde bile şahit oldum. anladım ki insana özgü bir his. tuhaf bir karamsarlık çökertiyor, birden mutsuzlaşıyor, kendi sözde mutluluğundan utandırıyor...
    yalnız yaşayan bir insanın evine -biraz da habersiz olursa- gitmek aslında gayet normal gibi görünüyor ilk bakışta. ama evdeki detaylar beni çok hüzünlendirir. çünkü o ana kadar aslında o insanın yalnızlığını o kadar farketmezsiniz. evin içine sinen yalnızlığı görünce burkulur yüreğim. hele o insan yalnızlığın verdiği boşvermişlikle biraz da salmışsa kendini, daha bir hüzünlüdür evdeki yalnızlık. bana kalırsa biraz dabulaşıcıdır...
    kirli tabaklar ve bardaklar yığın halinde durur mutfak rafında; boş içki şişeleri göze çarpar köşede beride, bir kenara konulmuş ve yıkanmayı bekleyen kirli giysiler, eski gazete ve dergiler, ödenmemiş faturalar ve izmaritle dolmuş kültablaları... belki bunların sadece pasaklı ve miskin insanların evinde olduğunu savunacak bazıları. ama inanmıyorum buna; en temiz ve düzenli insanlara bile dar gelir bazı yalnızlıklar.
    güneşli pazartesiler filmindeki ana karakter, sarhoş arkadaşını evine kadar taşır, yatağına yatırır. aslında çoktan terkedip gitmiş karısının yokluğuyla dağınık duran eve bakıp kızar arkadaşına kahramanımız. yerdeki üç kirli içki bardağını alıp banyoya gider, bu sırada evdeki ağır yalnızlık hüznü hücum etmeye başlar. lavaboya bardakları koyup, yıkamak için muslukları açar, ancak ikisinden de su gelmiyordur. birkaç defa çevirdikten sonra bir aksilik olduğunu anlar… hemen sonra, lavabonun yanındaki boş havluluk ve hüznü doldurur kadrajı. derin bir hüzünle çalan müzik de bu sırada başlar. kahramanımız o an ayırdına varır, aslında arkadaşının karısı tarafından terkedildiğini. evdeki yalnızlık iklimi iyice kuşatmıştır fırtınalarıyla, dört bir yanını… artık her şey daha anlamlıdır, anlaşılır olmuştur…
  • aynı evdeki huzurla dengelenecek, hatta huzur daha ağır basacaktır.
  • dışarıdan bakıldığında huzur görünen hüznün iç cephesi.
    (bkz: izolasyon)
  • kisik isiklar,los aksamlar,dusup olundugunde kaldiran kimsenin olmayacagini bilmenin verdigi korku,evde bir ses olsun diye televizyonu acik birakmak,kitapla-muzikle akraba olmak.
  • kendi kendine gulmek, konusmaktansa yalniz insanin genellikle suskun olmasi nedeniyle, bir sure sonra eve bir huzun havasinin hakim olmus gibi hissedilmesi kacinilmazdir. kendi kendine kurulan guzel sofralar bir sure sonra yerini ayakustu buzdolabi atistirmalarina birakirsa, caydanlikta cay demlenmiyorsa artik, gunlerdir ayni album cd calarda donmeye devam ediyorsa, yatagi toplamaktan da vazgecilmisse, yalniz insanin evine iste o zaman gercekten huzun hakim olmus demektir. huzurlu da olsa huzunludur o ev artik, ta ki neseli gulusleriyle sevilenler kapidan girene kadar, iste o zaman gunlerdir kendi icinde biriktirilen oykuler, dusler, renkler birden bire gokkusagi gibi evi dolduruverir, yalniz cikilan tatillerde de, tek basina yapilan bir cok baska seyde de boyle olur, en basta cok guzel gelir, sonra yalnizlik uzer, ezer, eger gecmezse.
    (ara: tek basina)
  • bir sure sonra uzerinize yapisir, artik ne onla yapabilirsiniz ne de onsuz; yalniz kaldiginizda kotu hisseder, keske simdi yanimda birileri olsaydi dersiniz ama yaninizda birileri oldugunda da keske birazcik yalniz kalip kafami dinleyebilsem diye dusunmeye baslarsiniz ve en kotusu bolunursunuz.
  • kapının kilidini hep sen açarsın,bir yüz sıcaklığı yoktur.sabahtan yapılan kahvaltı masanın üstünde yalnızlığını belgeler.daha dün gece yaşanan evdeki coşkuyu,kahkahaları,muhabbetleri özlersin,gece yarısı evinden gittikleri anda dönüp boş duvarlara baktığında ve sessizliğin çığlıklarını duyduğun anda yüreğine kitlenen hüznü tekrar yaşarsın.

    bir de bir yığın insanla aynı evde yaşadığın bir yalnızlık hüznü vardır ki o en öldürücü olanıdır
  • yanlız yaşayan insanın evindeki huzun mü? huzur mu? bunca senedir yanlızım huzur hakkında yorumum çok ama hüzünden eser yok!