şükela:  tümü | bugün
  • kahve kavanozunu düşürüp kırdıktan sonra, "amaan bir çay içeyim de ortalığı öyle temizlerim" rahatlığına sahipsin, daha ne olsun.
  • - insana farklı hobiler kazandırır.
  • kendin olabilmektir
  • akşam eve geldiğinizde yorgunluktan birkaç saat uyuyakaldığınız için " madem uyuyacaktın bana neden haber vermedin? " vb. salakça soruların hayatınızda olmuyor oluşudur. sorgulanmadan, kısıtlanmadan bir hayat yaşıyor olursunuz ve gece yatağa girdiğinizde hayattan bir günün daha bomboş geçtiği hissine kapılmazsınız.
  • aslında, hiç kimseye ihtiyacın olmadığını görürsün. zamanla asıl çıkmaz sokağın, insanlar değil, kendin olduğunu fark edersin.
  • özellikle bir kadın için esas olayı kendi işini kendin görmeyi öğrenmektir.

    o kadın ki; en prenses olduğu anda bile, gece elbisesi, 10 cm ince topuğu ve full makyajıyla arabasını kullanır, park eder, kapısını kimse açmadan iner, arnavut kaldırımlarda kimsenin koluna girmeden yürür.

    şık restaurantlarda bile herkes niyeyse yanındaki beyfendiye verirken siparişini "manyak mısınız?" der gibi yüzlerine bakar ve döner garsona siparişini verir, teşekkürünü eder...

    yüklerini kendi taşır, gece yarısı da olsa eve kendi döner. üşürse ceket vereni, yol tenhaysa eşlik edeni, hasta da olsa ortamdan onunla birlikte erken kalkanı, tuvalet kapısında bekleyeni yoktur. ve tüm bunları tek başına yapmaya alıştığında hayattaki çoğu şeyin artık zor gelmediğini fark eder. çünkü küçük gibi görünen bu şeyler bir kadını oldukça güçlendirecektir.

    yalnız bu kadar mı; böylece güçlenen kadınlar başarılı da oluyor. madden destek verecek, o müşterek denen hayatın ikinci yarısını sırtlanabilecek kimse olmadığından madden de daha güçlü oluyorlar kanımca.

    başarılı kadınlar hırslarından yalnız kaldı sanılır ama bence yalnız oldukları için başarılılar (burada başka binbeşyüz tane etmen daha var tabi ama...). çünkü başka şansları yok. ailesiyle yaşamıyorsa ev kirası, mutfak giderleri, faturalar hep tek başına. hatta tatiller bile daha pahalı. herkes çift kalırken o aynı otel parasını tek öder, hiçbir 2.si %50 indiriminden faydalanamaz, indirimse ona mı indirim? tabi ki parazit hemcinsleriyle kıyaslamıyorum bile. yani kendi masraflarını bir erkeğin üzerine yıktığı burada hiç hesapta dahi değil.

    kendi işini kendi görmesi gereken kadın erkek işlerinden de anlar, gerekirse bozulan eşyaları tamiri öğrenir, yağlı boyadan anlar, ampul değiştirir, sıva bile yapar olum,akıllı olun!!! üstünden sulu süngerle geçeceksiniz ki dümdüz olsun.

    neyse o torrent kullanabilen kızlar da yalnız bak. tamam biz de çok dvd aldık, biz de tedarik edilmiş pekçok filmi izledik ama yalnız zamanlarımızda ne yapalım film izlemeyelim mi? masraf kalemleri de yüksek olduğu için dvd'ye yetişemediği yerde torrent'i öğrenmiştir. bilgisayardan da azçok anlar. hatta bakın bu akşam 4-5 tane beyfendinin aynı andan uğraşıp yapamadığını oturup saatler sonunda onlardan önce kendi çözmüştür.

    bi saniye düşündüm de tüm bunlar yalnızken kendini depresyondan depresyona sürüklemeyenler için geçerli evet. onlar iki sevgili arasında hayatı askıya aldıkları için hala prenses. biz prensesken bile biraz şoför nebahat, biraz super marioyuz. gideyim de üst komşunun tesisatı neden bozuk onu çözeyim bari...
  • düşünmek için güzeldir. her şeyi en ince ayrıntısına kadar oturtabilirsin ama çok fazla düşününce insanın ya siniri bozuluyor, ya da üzüyor kendini. arada güldürse de önceki ikili daha çok.

    insana kendine vakit ayırma şansı verir, daha özgür hissettirir galiba. ama sonrasında da kalabalığa alışmak güç olur. kendine bağlatır biraz da yalnızlık.
  • sol eli geliştirmesi.
  • canın ne isterse sadece onu yapmandır. ikinci kişinin isteklerini dinleyip kendinle onun arasında bir seçim yapman gerekmez. canın o filme gitmek istiyorsa ona gidersin ya da ordan yemek istiyorsa ordan yersin.
  • kapı açık sıçabilmek.