şükela:  tümü | bugün
  • ne yaptığının farkında olmadan şuursuzca hareket etmek demektir. yalnızlık canınıza o kadar tak etmiştir ki kime, neye saracağınızı şaşırırsınız.

    aslında iyi niyetlisinizdir, içinde bulunduğunuz sessiz karanlıktan kurtulmak istersiniz ama çabalarınız nafiledir. asla ve kat'a yalnız bir insanın işlerinin rast gitmek gibi bir lüksü yoktur.

    bu dönemde tercihleriniz ve kararlarınız hiç olmadığı kadar uygunsuz ve bir o kadar anlamsız olacaktır. bir bakıma ölseniz daha iyidir ama ölmemenizde fayda var tabii.

    oğuz atay, ''yalnızlığı çok seversek bir gün o da çekip gider mi?'' demiş. kulağa pek hoş geliyor ama keşke yalnızlığı sevmenin yolunu da söyleseymiş ne iyi olurmuş.
  • dönüp dolaşıp yine yalnızlığa sarılmakla sonuçlanan eylem. yalnızsan yalnızsındır, öteye geçme çabaların yalnızlığın aynasına toslamakla sonuçlanır. ağzın burnun kanar, dönüp kendin silersin. yalnızsındır. ötesi yok, ötesi çok.

    edit:imla
  • bazen sadece çalıştığınla kalıyorsun, işte o zaman bişeyler daha çok zoruna gidiyor insanın.
    (bkz: zoruma gidiyor)
  • şüphesiz ki kitaplara sarılmakla sonuçlanacak girişimdir.
  • kendini ve dünyayı çok az düzeyde değiştirebileceğin için ekseriyetle nafile bir eylemdir. bekle ki sana uygun bir dünya damlası üstüne yağsın, yağar mı peki? onu da ihtimal bulutlarına sorun.
  • gereksiz eylemdir. yalnız insan her zaman dürüst ve belli görüşleri, inandığı değer yargıları olan insandır. etrafında çok insan olan bir kişi politik olmak durumundadır,çünkü ne kadar çok insan o kadar çok farklı düşünce ve karakter demektir. ve bu faklılıkların içinde kendi düşüncelerini yüksek sesle,törpülemeden dile getirebilen insan olmak her yiğidin harcı değildir. ha ellbette farklılıklardan beslenip gelişiriz,aynılıklardan bir şeylerden öğrenilmez ama yalnızlık da şikayet edilecek bir duygu değildir. her şeyden önce kendi başına yaşayabilmek,başlı başına bir özgüven gerektirir. insanın kimseye duygusal ya da maddi olarak bağlı olmaması kadar onurlu bir his var mıdır bilemiyorum...