şükela:  tümü | bugün
  • aci dayanilmaz boyutlara ulastiginda, avuntular, agrikesiciler, antidepresanlar yetmediginde yapilir. aciya neden olan ya da aciya care olabilecek özneye yalvarir insan, gozunu yaslar burumus bir halde. yapma bana bunu diye, merhemim ol diye, bari az acit diye. (bkz: disci)
  • yalvaran sizseniz ertesi gun pismanlik duymaniza sebep olan,
    eger yalvarilansaniz kendinizi muthis kotu muthis duygusuz ve seytan gibi hissetmenize sebep olan olay......
  • son çare olarak başvurulan;ses hafif titrerilerek,mümkünse gözler yaşartılarak yapılan bi eylem
  • beynin kücük bir noktasında odaklanan acıyla, yanıp sonen ısıklara ve telefonun diger ucundaki canım'a yalvarabilir, ama beklenen fax sadece ruyalarda gelirse artan acıya dayanamazsınız.

    karanlıgın icinden bir kapı acarsınız, soguk yuzunuze carpar.

    silik ısıklarda kahveyle karısmıs cay daha da acıdır. açıp kapınan beyaz kapılar, bazen soguk bazen cok acı. koyu cikolata gibi... "sussun" diye bagırmazsınız, susarsınız. taze kana ihtiyaç vardır. serin sulara...hani iyileştim dersiniz ya, oysa yeni gun yataktan kaltıgınızda isiklar daha silik, kar daha sıcak ve kahve cok daha sekerlidir.
    yalvarırsınız.
  • sondaj denilen çin işkencesiyle işemeye çalıştırılıyorsanız yapabileceğiniz eylem.
  • - ananı skiim abi, yapma.. n'oolur abi!!...

    gibi örneklere de rastlanabilir.
  • gucsuzluk belirtisidir. gucsuz kisinin sessiz sessiz yaptigi eylemdir; cunku, yuksek sesle yapmak cesaret ister.

    (bkz: gucsuz olmak)

    yalvarislarinizi haykiramazsiniz, beyninizin icinde sessiz sessiz doner dururlar. kisilmis sesiniz, kimsenin duymasina izin vermeden dudaklarinizin arasindan fisildar, yalvarislarinizi. kendinizi tutamazsiniz, engel olamazsiniz.

    (bkz: #15507905)
  • lütfen.

    hatalarım...

    ben.

    neler yaptım.

    yalvarırım...

    sadece eskisi gibi olalım.

    aptal bir adamım ben. beni seven bir insanı üstelik onu çok fazlasıyla severken kendimden uzaklaştırdım.
    kalbini kırdım.
    üzdüm onu üstelik üzülmemesi için yaptıklarımla.
    ve ne derseniz diyin bana.
    aptalım ben.
    bir kaybeden.
    bir kaybolan.
    ve pişman...
    çok pişman.

    ağlarken söylediğim o sözlerden pişmanım.
    senden ayrılmak öyle kolay değil.
    en azından senin benden ayrılırken becerdiğin kadar benim için kolay değil.

    dediklerim.
    hepsi seni mutlu edebilmek içindi.
    seni üzerdim ben.
    üzecektim.
    üzdüm de.
    ama böyle değil hayır böyle değil.

    yalvarırım.
    seni üzmeyi hiç ama hiç istemedim.
    dediklerim sen üzülme diyeydi.
    daha çok üzdü dediklerim... ben bir aptalım.

    affetme beni.
    bırak acı çektir bana.
    hak ettim.
    çok çok hem de... ağlat beni.
    öldür.
    biraz olsun mutlu bile olacaksan öldür.
    ve affetme beni.
    asla!
    sakın ama sakın affetme.
    çünkü affedilmeyi hak etmiyor yaptığım.
    seni üzdüm.
    affedilemez.
    sakın affetme.
    senden ne kadar af dilesem de...
    yalvarsam da yalvarırım affetme.

    acı çekmeme izin ver.
    çünkü hak ettiğim bu.
    senin sevgini hak etmiyorum.
    hiç etmedim.
    nefret et hatta benden.
    üz beni daha fazla seni üzdüğümden
    üzülmeyi hak ediyorum ben.
    kötüyüm.
    keşke ölsem.
    öldürsen.
    biraz mutlu ol sen.

    üzülme diye yaptığım şey... benden ayrılmanı istemem...
    tanrım! hayatım boyunca yaptığım en büyük aptallıktı. affedilemez.

    ama yaptığım seni ne kadar sevdiğim gerçeğini de değiştiremez.
    ben bir aptalım.
    evet...
    ama sana aşık bir aptal.
    sırf seni üzmekten korktuğu için senden ayrılmayı düşünen bir aptal.
    sırf sen üzülme diye.
    seni göremiyor oluşum...
    bu yeni bir şey değil.
    ama seni böylesine görmeyi arzu edişim...
    benim mutsuzluğumun çokluğundan başka bi şey değil.

    affet. mutsuzluğu... sana yaptığımı değil.
    affet. çünkü mutsuzdum. ve yanında mutlu olacağım umuduyla yanında olmaya çabaladım durdum.
    ama aksine... o kötü yüreğimdeki mutsuzluğumu sana bağışladım.
    kalbini kırdım.
    buşuşmalarımızda... sanki intikam alır gibi birilerinden seni üzdüm.
    üzdüğümü hissettim.
    düşündüm sonraları... bne üzüldüm.

    bne iyi biri değilim.
    yanında olup sadece kendimin mutlu olmasını istedim.
    çünkü sen beni hep mutlu ettin.

    ben senin kalbinde soğuyup taşlaşırken sen benimkinde daha da fazla yer ettin.
    ama ben hep kötüydüm.
    ben bencil.
    ben iyi biri değil.
    ve ben seni üzdüm.
    üzdükçe üzüldüm.
    üzüldükçe kızdım.
    kızdıkça incittim. en çok sana zarar verdim.
    ben bir aptalım.

    ve en büyük aptallığımı yaptım.
    seni üzmemek seni incitmemek sana zarar vermemek için benden gitmeni istedim.
    kalbimi terk etmeni.
    tanrım.
    ben bir aptalım.

    nasıl göremedim... seni bırakamam ben... beni bıraksanda kalbim sana bağlı öyle kolayca bırakamaz seni.
    ve böyle üzerek asla... asla.
    seni seviyorum çünkü hala.
    çok çok çok daha fazla...
    seni düşündükçe bir sonraki andan daha fazla.
    seni seviyorum.
    seni düşünmeyi bile seviyorum.
    seni hayal etmeyi.
    sana sarılmayı.

    hiç görmesem bile piyano çaldığını düşlemeyi seviyorum.
    kimseler bilmese de piyano olan müzikleri çirkin bulmamın nedeni aslında senin onları çalmıyor oluşun.
    her neyse. bu bir sır.

    ve sonra senin sevmediklerini sevmemem... hayır bu da aldatmaca.
    ben seni seviyorum.
    seninle geçen her saniyeyi... bunu sana doğru dürüst gösteremiyorum.
    ben aptalım.
    ben aptal.
    kendimi aşağılamıyorum hayır.
    sadece bir gerçeği dile getiriyorum. ben bir aptalım. tanrım.

    beni affetme asla.
    aptallar affedilmez.
    ve beni acıtmanı istiyorum.
    şimdi yaptığın gibi.
    çünkü ancak böyle bana benim sana açtığım yara tedavi olabilir.
    sana çektirdiğim acıyı bana çektirerek.

    şimdi... sonra.
    seni seviyorum sadece.
  • tıpkı yakında yapacağım gibi beni de bu sözlüğe alın diye ağlamaktır.
  • insanları yalvartırken neler hissettiğini anlamanız için yapmanız gereken eylem.

    üzer.