şükela:  tümü | bugün
  • ancak yükses sesle müzik dinleyerek bastırılabilinen sestir..
  • günün pekte geç olmayan saatlerinde duyuluyorsa garip çağrışımlar yaratan durumdur.bir taraftan bulaşık yıkarken kavga eden üst komşudan gelen sesler diğer taraftan çocuklarına bağıran alt komşunun sesi ve sabah selam verdiğiniz ,eşyalarını taşımaya yardım ettiğiniz yan komşudan gelen o ses .bir süre sonra sesler karışıyor.sevişirken kavga edip çocuklara bağırıyormuş gibi oluyor.
  • yan komşularımız genç, yatak odalarınız bitişik ve duvarlar pek de kalın değilse gayet olabiliyor. öğlen on iki suları, yumuşak uykulardayız, aniden uyanıveriyoruz. o da ne? bağırtılar, şunlar bunlar derken (bağırtıyı iniltiyi geçtim çarpma seslerine çap çup,neyin çarptığını anladın sen, kadar duyulur mu! öhöm burayı da çocuklar okumasın) sonraları yan komşularımız hakkında hangi saatlerde daha verimli olduklarına(verimin ölçütü sesler) dair ellerine istatistik verebilecek kadar net bilgilere sahip olabiliyoruz. kimseler duymasın diye kendini kısıtlamak mı, apartmana konser vermek mi? işte apartman hayatının ikilemi!
  • tatilde iken başıma gelmiş olay.
    ben bu satırları yazarken eminim çiftimiz hala zevkten zevke koşuyordur.
    bu başlığı daha önce okumama rağmen başıma hiç gelmemişti. ta ki belek'te bir oteldeki 5 günlük tatilimin son 2 günü ve gecesi bir alman çift tarafından piç edilene dek...
    ilk olarak 2 gün önce sabaha karşı 05:30'da kendilerini fark ettim. gülmeyin ama uyandıktan ve n'oluyor sorusuna yanıt aradıktan sonra ilk ayırt ettiğim sesler "ja...ja ja" oldu. ablam istim üstündeydi ve aktivite bir çifte ait olsa da audio kısmı ablaya ait solo bir çalışma halindeydi (=bey abiden bir öksürük dışında bir şey duymadım). ardından gelen "hımpsss, mmmhhh" şeklinde kreşendo ve dekreşendolarla devam eden üvertür 5 dakika sonra zirve yaptı ve son kısımda artık etin ete çarpma sesleri gelmeye başladı. sesi tam olarak anlamak için sağ elinizi yumruk haline getirip baş ve işaret parmaklarınızı ucuca gelecek şekilde açınız ve sol elinizin ayası ile bu parmakların üzerine üst üse vurunuz. duvara da mobilyanın çarpmasından gelen sesler eklendi ve neden olduğunu anlayabileceğiniz şekilde tüm armoni bir anda noktalandı. sonra klozet sesleri falan...

    sanırım bir balayı çifti idi. tipleri hiç görmedim ama recovery süresi bitiminde grekoromene tekrar başladıklarından bu sonuca vardım. mayo değiştirmek için odaya dönüyorsun tablo aynı, yemek için üstünü değiştirmeye geliyorsun "trokle trokle trokle..." aynı ritmisite. buldumculuklarını anlayabilirim ama ne kendileri doğru dürüst uyudu ne de biz komşularına rahat verdiler.

    umarım fazla muhabbet tez ayrılık getirmez...
  • - ciyaaak... cengiz bu yakıyo ama..
    -- e yanıyo ceren, mangal kömürü bu, tabi ki yakacak...
  • yeni işime başlayacağım ilk günün sabahı saat 5 de, tepemde davul çalınsa uyanmayacak olan beni uyandırmayı başarabilmiş sestir. önceleri bir kadını kesiyorlar diye düşündüm, uykum açılmaya yakın erkek kişinin böğürmesiyle olayı idrak ettim.
    yetkililere duyurulur lütfen izolasyonu olmayan binalara ruhsat filan vermeyin yada su bağlamayın, elektriklerini kesin, doğalgazdan mahrum bırakın birşey yapın.
  • sinir hastasi edebilen bir durum ama aglama degmez hayat bu gozyaslarina be anam. ertesi sabah gider, "ya bi dahaki sefere daha sessiz olabilir misiniz?" dersin, olur biter.

    bi gun yaptim ben bunu, gittim soyledim. mutluluk kalbimde cozuldu, ulasamaz bana yanlis sesler.
  • betimlerken gazino kapatmış patronunki*gibi bir alkış efekti kullanır erkekler.
  • o gelen sesi sen daha atesli bi sevisme sesiyle bastirabiliyosan ne ala.

    (bkz: forgetting sarah marshall)
  • bu arada bunun en abarti ornegi basima, sene taaa 2004, barisarock'ta gelmistir efendim. hikaye su sekilde gelisir.

    ben ev arkadasim ve kiz arkadasiyla giderim mekana. mekan bildigin otluk. yerler cimen, hava sicak. geceleyin orda kalmayi, ve pazar gunu konserlerini de takip etmeyi planliyorum. sirtimda arkadasimdan odunc aldigim uyku tulumu. hayatimda hic uyku tulumu kullanmamisim. cok heyecanli.

    aksam oluyor, ev arkadasim ve kiz arkadasi evlerine donuyorlar otobusle. ben aksam ediyorum. mogollar cikiyor. babalar gibi caliyorlar. gece oluyor. hava soguyor iyice. sasiriyorum tabi, nooluyo lan diyorum. neyse ben tulumu aciyorum, icine giriyorum. bunye bilmiyo tabi bu tulumun ne menem bisi oldugunu. ne kadar ince oldugunu. mat da getirmemisim. sirtima taslar batiyo. hava soguk. karnima cekiyorum ayaklarimi. usuyorum resmen. icimden diyorum "o "gece kalacam" diyen kafami essekler ziksin".

    tam uykuya dalacam. (belki de donacam, cok emin diilim. boole acaip uykum geliyo :)). yandaki cadirdan bi genc erkek kardesimiz (mubaala yapiyorum, kardesim falan diil. yolda gorsem doverim iti), baska bi bayan kardesimizle tabiri caizse (ki caizdir) bagirta bagirta sevisiyor. ama ole bole diil. hatun ritmik olarak "iiiih" liyo, bazen "aaah" liyo. diyorm birazdan biter.

    bitmiyor. benim diger komsular da uyaniyorlar. biz gulusmeye basliyoruz. ben diyorum ki "eleman onceden kaydetmis herhalde" baska aciklamasi olamaz. makine gibiler. sevisme sesi esliginde uykuya daliyorum. hayatimin en kotu uykusuna...