şükela:  tümü | bugün soru sor
  • - su tuhafiyeci omer var ya, onun sumuklu ogullari babalarina ayvalik'tan ev almislar.

    selim naşit özcan, her şey çok güzel olacak.
  • herkese merhaba o cocuk benim. eger yillarin intikamini almak icin beni ariyorsaniz adres vereyim gelin. zira ben de size kilim haberiniz olsun

    anneler hep beni ornek gosterdi digerlerine. hatta kac defa bizim cocukla da konus felan dediler sanki psikologum da senin 10 yilda veremedigin terbiyeyi verecem cocuguna. kimi ileri gitti bizim oglana ders calistir dedi. arkadas cocugum ben alti, ustu derslerim iyi ne bekliyorsunuz el kadar cocuktan diyemedim. bu ailelerin bir ortak ozelligi var, suc hep baskasinda anne babada hic suc yok. cocuk tembel, televizyon kotu, mahalle cevresi kotu, ogretmen yeterli ilgiyi gostermiyor sonra bizim cocuk okusa, keske okusa herseyi yaparim diye soylenen anne baba. simdi anneme laf etme diyerek bana dalmak istiyorsunuz biliyorum, lafda kalmasin bu en basta da yazdim adres verecem isteyene.

    arkadas ufacik cocuk halimle bile goruyordum bunu tesbih gibi ceken anne babanin tembelligini. anne icerde dizi acar, mahallenin hanimlari eve caya gelir her gun. sonra cocuk aksam televizyon izlemek istediginde televizyon kapanir cocuk hirs yapar ne ders calisir ne televizyon izler bir kavga hali surekli, her gun ayni muhabbet. hafta sonu anne baba pazara gider, aksam ev gezmesine gider sonra cocuk top oynamaya gidecem diyince "otur evde ders calis". cocuk halimle beni ogluna gosterip bak onun gibi ol diyen anne babaya sen de benim anne babam gibi ol diyemedim.

    bu lafi tesbih etmis annelerin ortak ozelligi de komsu cocugu hata yapinca duyduklari gizli mutluluk. arkadas el kadar cocugun basarisizligi sizi bu kadar mi mutlu ediyor. ufak bir hata gorsem de anne babaya yetistirsem diye tetikte beklemeler . bu anne babalar yuzunden abim efendi adam oldu cikti istedigi piclikleri yapamadi en fazla beni dovdu sabah aksam, ben de onu dovemedim mahalledeki cocuklara giristim ama komsunun oglu oldugum gibi ayni zamanda mahallenin de elebasisi oldugumdan is ustunde yakalanmadigim surece bir sorun yasamadim.

    kendi cevremden bir anne vardi cocuklari okusun istiyordu. zaten 80 lerde 90 larda cocuk olanlarin cogunlugunun anne baba okumamistir o yuzden bu kadar onemlidir okumak. isterler ki cocuklar ayni ezikligi yasamasin, ssk siralarinda beklemesin, ufacik bir is icin adamini bulmak zorunda kalmasin cocuklari. bu kadinin da tek derdi cocuklarin okumasi. butun arkadaslarina gidis gelisi kesti ben buyumustum o zamanlar kadin bizi cocuklarin ornek gosterip soylenmek yerine anne babami kendine ornek aliyordu ben buyuyunce de bana sormaya baslamisti ama cekinerek sikayet etmeden ogrenmek isteyerek. o zaman sordum neden gidis gelisi kestin diye. kadin dedi "ben gidersem onlar da gelecek evde sobali tek oda var onlar gelince cocuklar soguk oda da calisacak bizim yanimizda kalsalar ilgileri dagilacak" . annesi ev hanimi olanlar bilir ev hanimlarinin tek sosyal aktivitesi ev ziyaretleridir. kadin cocuklarinin okuyacagi 15 yillik sureci ( 3 cocugu vardi ) feda etmisti. cevresindeki ailelerden bir tek bu kadinin cocuklari basarili oldular.

    yan komsunun cocugu el kadar cocuk arkadas ne bilsin iyiyi kotuyu anne baba ne gosterdiyse onu yapiyor. var istisnalar tabi anne baba hakikaten istiyor herseyi yapiyor ama yok olmuyor iste. bazen de cocuk aslinda o kadar basarili olmuyor ama anne baba sanki cocuk dahiymis gibi anlatiyor durumu. cocuk da zaten olmayan zeka ile yuceltilince kibirli kendini yasitlarindan ustun goren adama donusuyor. dahi denen cocuga bir bakiyorsun universite sinavini ucundan kazanmis ama bu sefer anne baba basliyor cocugun kazandigi bolumun geleceginin ne kadar parlak oldugunu anlatmaya. iste abi bunlara beraber de dalabiliriz eger isterseniz ben de adresi var bir kacinin ama bu adamlari dovsek o zaman da bizim oglan cok basarili cekemediler diyecekleri aslinda hic bulasmasak daha iyi.

    simdi anne babama laf etme diyerek. geber orospu cocugu diyerek cok kotu butonuna dogru elin gidiyor biliyorum arkadas ama inanin bu yan komsunun cocuklarina da baskalari ornek gosteriliyor. bizimkiler bana karnesi genelde kotu gelen komsu cocugunun babasinin arabasini her hafta yikamasini sacini guzel taramasini ornek verirdi. arkadas inanmayacaksin ama universiteyi kazanana kadar her haftasonu bu cocuk araba yikadi her haftasonu ben annemin sikayetini dinledim. o cocugun araba yikamasi olmasa baskasinin cocugunun cuku kocamanmis derlerdi bir sey bulunurdu. gelin anne babalar arasinda bu sidik yarisina dahil olmayalim daha bugun playstation aldim 4 tane console aldim fifa 11 aldim adres de verecem gelin orada kapisalim turnuva yapalim sonra siz bana araba yikamayi gosterirsiniz. beraber fotograf cekip anne babamiza yollariz bak komsunun cocugu gibi oldum deriz. herkes mutlu olur gokten 3 elma duser ....
  • en sinir bozucu kişilerdir.
    babam : bak yan komşunun çocuğu okulunu bitirdi sen halaaaa bitiremedin !!
    ben : ama baba ona bakarsan alt komşunun çocuğu daha okula bile giremedi.
    babam : sanane başkalarından..sen kendine bak.
    ben : (hönnnkk)
  • (bkz: girl next door)
    yatakta iyi.
  • doğduğu günden ki, aramızda sadece 25 gün olduğu düşünülürse başıma bela olmuş her şeyi güya muhteşem yapan ademoğludur.burada kendisinin adını vermeyeceğim, sadece d olarak bahsedeceğim bu ömrümün baş belasından… taaa ilkokulda başladı annemle annesi bizimkisi okumayı söktü,sizinki sökebildi mi sökemedi mi, kim takdir getirdi kim teşekkür getirdi falan feşmekan… sonra tabii anadolu lisesi sınavı muhabbeti başladı malum, bu d olacak adi şerefsiz ilk golünü orada attı bana, ben paşa paşa normal ortaokula kaydımı yaptırırken bu şu an adını bile hatırlamak istemediğim bir anadolu lisesine gitti. e uzun yıllar boyunca annelerin karşılıklı atışmaları devam etti, sadece notla da kalmadı olay annem habire bak bu d senden 25 gün küçük,ama senden ne kadar uzun niye bu çocuk böyle uzun diye de beni kemirdi durdu… hayır adamın genleriyle benimkiler bir mi değil, benim anama babama bak, bir de onunkilere, elbette o benden 25 gün küçük olsa da benden 25 cm uzun olacak…
    neyse gel zaman git zaman öss çağımız geldi bu adı batasıcayla, bu sayısalcı ben eşit ağırlıkçıyım falan ama gel de gözünü hırs bürümüş bu iki anneye anlat… ne zaman yolda karşılaşsalar bizimki şu puanı alıyor bu kadar neti var bilmemne başlıyorlar, kesuda ve d kapıştırılmasının en civcivli zamanları yaşanıyor, 18 senelik o kapışma sanki bu son öss senesinin ön hazırlık aşamasıymış gibi kalıyor. allahtan ben de istanbulda bir üniversite kazanıyorum da (bkz: istanbul üniversitesi iktisat fakültesi), yıldız teknik elektronik mühendisliğini kazanan d nin yanında o kadar da ezik kalmıyorum. çok korkmuştum çocuk boğaziçini,odtü yü falan kazanacak da annem beni kıtır kıtır kesecek diye… bu öss kapışması da atladıltıktan sonra ben artık her şeyin bittiğine inanırken çok geçmeden öldürücü gerçekle yüzyüze geliyorum, not ortalaması kapışması… yarışmadan yaşayaman annelerimiz bu sefer de her dönem sonu aldığımız ortalamaları kapıştırmaya başlıyorlar. hadi diyorum kadın 18 senedir zaten galip geliyor,hoşuna gittiğinden zevk aldığından devam ediyordur da anneme noluyor, yenilen pehlivan güreşe doymazmış misali dedikleri bu olsa gerek… 4 senelik keşmekeşten sonra ben 4 üzerinden 2,72 ile, d de kendinden beklenen üstün performansı göstererek 3,75 ile mezun oluyor, adam 1 tam puandan bile fazla takıyor bana yani ama alışmışım artık hatta d den daha iyi olmayı bünyem kaldıramaz. her türk genci gibi iş arama kabusu ile tanışıyoruz, aylar hatta kimisi için yıllarca sürecek bir debelenme… annelerimizin bizimki şuraya iş görüşmesine gitti,haber bekliyoruz,sizinki nerelere gitti muhabbetine başladığını bilmem söylememe gerek var mı?ben 11. ayın sonunda hala çalışmakta olduğum sigorta şirketine asgari ücretin bile aşağısında bir rakamla kapağı atıyorum, 23 senelik rekabetimizde d ye ilk ölümcül darbemi de vurmuş oluyorum. sanırım d bununla daha fazla yaşayamayacağını anlayıp, tası tarağı topluyor ve master bahanesiyle soluğu alamanyalarda alıyor. kendisinden o günden beri haber almadım,naptığını nettiğini annem söylemiyor,ben de sormuyorum. 23 sene boyunca annenimin vıdı vıdısını dinlemişim, sonunda susmuş kadın,bir daha mı başlatayım da söylensin. hayır korkmuyor da değilim, şimdi bu adam benden önce evlenir eder alamanyalarda işte o zaman suskun geçen 7 senenin hıncını almak için nasıl gelir annesi,düşünemiyorum…
  • bir dönemde 10 ders alır, yan dal yapar, çift ana dal yapar, ne varsa yapar bu pezevenk. üstelik günde 5 lira harcar, yurtta kalır, yemeğini kendi yapar, sabah 6'da kalkar, taksiye binmez, sürünür adeta... bunun çektiği sıkıntıların faturası da hep bize kesilir tabi. yaşlandığında da bizi hiç uğraştırmadan paşa paşa huzurevine yerleşip kaybolmasını umuyorum.
  • bu yavşakların hepsi ya mühendis ya da doktordur. hayatımı karartmıştır bu ibneler. bir seferde duymadık ki "bizim komşunun oglu gerizekalıymış bi sike yaramıyomuş." die bi laf.
  • hic meraklanmayin siz, bir yan kapisinda daha basarilisi vardir. o da ona bakip bilenir durur. sizin bir oteki kapida da size bakip imreneni vardir diyecegim amma, basarili cocuklar arasinda bir deyis var; her recursion'a bir baslangic kosulu gerekir.
  • anneye göre başarılı olmasının dışında başka üstün özellikleri de vardır. hem başarılı hem de temiz, lekesiz, pırıl pırıldır.

    annenin dırdırına bir de bu temizlik mevzusu eklenir.

    "bıktım artık. görmüyor musun sevinç hanımın kızını? kaç gün aynı kıyafetleri giyiyor üzerinde bir leke bile yok. napıyorsunuz sokakta anlamıyorum ki. aynı oyunları oynuyorsunuz. ne bu halin?"

    canım annem, keşke o yaşlarda olsam da yine söylensen böyle.