şükela:  tümü | bugün
  • aciklama detaylandirma oncesi kullanilmasi gereken ama genellikle bastaki anlatim cok basarisiz oldugu icin kullanilan bir baglac. sonrasinda da basarili bir anlatim beklemek cok dogru olmaz. ne yani? hiic.
  • kıssadan hisse dimek
    yahniye de benziyor kanı ach olanlar ichin
  • (bkz: nasi yani) (bkz: yaw)
  • osmanlıca'da, yazılı cümle kurgusuyla noktalama da yoktu... ne
    yazacaksan, "olduğundan, bittiğinden, gittiğinden..." diye; noktasız,
    virgülsüz, kesintisiz, tek bir cümle halinde yazardın.

    hele "yani" demek fevkalade ayıptı. karşındaki dangalak yerine koymak
    demekti.

    öyle ki, ii. meşrutiyet döneminde gençlerle alay eden bir fıkra olarak, güney
    kıyılarındaki bir kaymakamın, batan bir gemi hakkında istanbul'a çektiği
    "yani"li bir telgraf anlatılırdı.

    fıkraya göre genç kaymakamın babıali'ye çektiği telgraf şöyleydi:

    "bahr-i sefid'de, yani akdeniz'de; bir sefine, yani bir gemi; gark oldu, yani
    battı."

    dahiliye nazırı da, kendisine telgrafla hemen şu yanıtı göndermişti:

    "azledildiniz, yani siktiredildiniz."

    (çetin altan dan alıntı)
  • ifade guclugu belirtisidir..
  • pardon
  • emre altuğ'un söylediği güzel bir şarkı.
  • elbette,seninle aynı fikirdeyim,benimle aynı fikirde olman çok güzel gibi anlamlara da gelen söz.
    son zamanlarda kullanımı arttı.