şükela:  tümü | bugün
  • her sabah yataktan kalkmak cehennem azabından beter geliyorsa, ayakların ofise yaklaştıkça geri geri gidiyorsa, içeriye girdiğinde nefret ettiğin tüm o mendeburlara günaydın demek mideni bulandırıyorsa, günde otuz kez gizliden cv'ni açıp açıp düzeltmeler yapıyorsan yanlış iştesin. ama kaç yazar yenisini bulana kadar - ordasın çaren yok...
  • insanı mutlu eden iş var mıdır sorusunu akla getiren farkındalıktır. insan yan gelip yatmak ister çünkü. mutlu eden türden işler yanılgısı ise, hobi tadında hayata geçirebildiğimiz aktivitelerdir esasında. yoksa iş tanımı kendisine ne kadar uyarsa uysun; sabah 8, akşam 6 ile hiçbir insan mutlu olamaz.
  • paul auster babasini anlattigi kitabinda bir laf etmisti. "insanlar isleri bittigi icin degil, ertesi gun tekrar ise gidebilmek icin evlerine doner" gibi bir cumleydi. genel olarak tum genellemeler yanlistir onermesine cani gonulden katilsam da sunu -parantez içinde- soyleyebilirim ki "insan evine ucarak gidiyorsa ve her ertesi sabah yatagina daha siki yapisiyorsa isini sevmiyordur". cevremdeki insanlarin istisnasiz tumu bu gruptadir. ben dahil. oysa disaridan bakildiginda buyuk bir cogunluk isinde mutlu gozukur. yalandir. bu mutlu bakislar calistiklari isi sevdiklerinden degil, boyle bir ortamda calisabilecek ve ay sonu geldiginde maas alabilecekleri bir isleri oldugu icindir. disarida onbinlerce is arayan kisi vardir ve pek cogu kendisinden daha yeteneklidir.

    bu anlatilanin birde tersinir durumu vardir. evden ucarcasina ayrilan ust duzey kirk yas sendromundaki yonetici kisisi. ama bu kisi evdeki ev kisisinden mi kacmaktadir yoksa isini mi sevmektedir pek anlasilmaz. calisalim arkadaslar, agresifim, sinirliyim, basariya susamisim, deviririm, yikarim, gecerim. bu kisi bazen hislerine yenik dusmus gibi gorunup size yakinlasabilir, kanmayin, hemen uzaklasin.

    isine kosarak ve gulucukler sacarak giden insanlar genellikle isyerinde bir ofis kisisine asiktir. eros onlari isyerinde yakalamistir. fakat kaygilanmaya ve kiskanmaya hic gerek yoktur. kisa bir sure sonra iki asik insan icin bu ofis cehenneme donecektir.

    yine ise ucarak son model spor arabalari ile giden kisiler vardir. ama bunlarda patronun cocuklaridir genellikle. onlara dokunmayalim. nasilsa birgun onlar size dokunmak isteyecektir.

    ornekler coktur ama gidin besikteki bebe kisisine sorun, dile gelip diyecektir ki bizim is cekilmez be birader. emiyoruz, zirliyoruz, sebeklik yapiyoruz, altimizi islatip pisik oluyoruz. mutlu degilim galiba. ben bunun icin gelmemistim.

    sonuc olarak denilebilir ki, insan kisisi kapitalizmin uydurdugu sacma islerde mutlu olamaz. insan kisisi mutlulugu ancak dogada bulabilir. gerisi zorlamadir, artistiktir, nemelazimciliktir. yanlis istir bu bakimdan calistigimiz isler. hem kendimizi hem cevremizi kandirmaktan gayri ne yapariz biz.
  • ogle vakti yemege cikip, "yahu bi agirlik coktu ise donesim yok simdi bi sahile kacsak surdan donmesek" geyiginin her gun bikmadan usanmadan tekrarlanmasi yeterince aciklayici olur bu memnuniyetsizlik icin.
    yada "toplayip tasi taragi..." diye baslayan cumleler.
  • haftasonlarını iple çekiyor ve pazar günü öğleden sonra pazartesinin stresini yaşamaya başlıyorsan, sık sık napıyorum ben diye soruyorsan kendine yanlış işte çalışıyorsun demektir. hemen en yakın acil çıkış kapısına yönelinmelidir. varsa tabii...
  • istifa dilekçesinin yer alacağı beyaz kağıdı ele almanın bile kalp atışlarını hızlandırması, koşarak oradan uzaklaşmanın daha düşünceyken bile inanılmaz rahatlama sağlaması hissiyatı ile son bulabilecek durum. günümüz alternatifsizliğinde gitmek fikrinin, sadece fikir olarak iç ses monologlarında kalması, dişi çektirmek yerine dişinol rolünü oynaması, alternatif oluşturana kadar sürecektir...ta ki, diş kendiliğinden düşene kadar...
  • esasen nimettir. çeşitli sektörlerde bir çok çalışanı incelediğimizde, neyi niye yaptıklarını bilmeden, ruhsuz ve otomatik devinimlerle hayatlarının en büyük kısmını geçirdiklerini gözlemleriz. bunlardan pek azı yanlış işte çalıştığını anlayabilir. büyük bölümü ise rüzgarın esintisine bırakmıştır kendini. bu kavrama noktası, doğru işe geçiş yapmak için olmazsa olmazdır.
  • aksine iyi is vardir, ama insanin kendisi icin en iyi isi bulmasi cok zor oldugu icin herkes iyi bir isin olamacagini dusunmektedir.

    gene de herkes icin uygun, severek ve eglenerek yapacagi bir is olduguna inaniyorum; sadece onu bulmak gerek, ama bulmak da cok zor
  • bünyede yarattığı huzursuzlukla, pazartesi sabahı saat sabah 5'inde uyanmayı beraberinde getirendir. yok efendim neymiş, yine mi bütün hafta sevmediğin yere gidecekmişsin de sevmediğin bir iş için kendini bitirecekmişsin de bik bik bik.

hesabın var mı? giriş yap