şükela:  tümü | bugün
  • cep telefonlarinda sıklıkla yaşanan hadisedir. mesaj yazımı ve akabinde gönderimi esnasında ekranda görülen ismin yanlış olduğu fark edilir ve nnnssykkmm feryatlarıyla kırmızı renkli iptal tuşuna ard arda defalarca basılır. ancak bu çaba nafiledir. zira gönder tuşuna basmanızla beraber o mesajı oluşturan karakterler terk-i diyar etmeye çoktan başlamışlardır.
  • sevgiliye gönderilen mesaj bu şekilde yakın arkadaşa gittiyse eğer o kırmızı tuş kırılır, yarın grup içerisinde herkesin taşşak geçmesine maruz kalınır.
  • o mesajı yanlış kişiye gönderecek kadar şanssızsanız zaten hiçbir caba da işe yaramaz.
    bir örnekle daha iyi anlayalım:
    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    sevgililerimden biri ile sike sürülmeyecek bir sebepten tartışıp , ayrıldıgımızı ilan etmişiz. ayrılıyoruz , barışıyoruz, salağız ya o zamanlar ondan hep.
    neyse efendim yine mal bir ayrılma sebebi , yine mal bir şekilde yeniden barışma süreci.
    üsküdarda el ele diz dize yeniden barıştıgımıza karar verdikten sonra , sevgili sevgilimi yolluyorum . ardından bir mesaj geliyor odan.
    " seni seviyorum"
    hemen bir tane daha geliyor . " naptınız lan barıştınız mı yine ?"

    ben de taşşağına , salağız ya o zamanlar , " olum ağladı zırladı affettim işte kızı , barıştık yine " diye bir mesaj atıyorum.
    tam göndilirken , hassiktir kere hassiktir ki mesajı sayın sevgilime attıgımı farkediyorum.
    hemen bir telaş , zaten barışmak için onca mal mal laf etmişim , sikik gönül alma süreçleri geçirmişim , çıkarıyorum bataryayı , o gazla bir de telefonu atıyorum elimden .

    mesaj gidiyor tabi. ardından gelen mesaj " bitti".
    ahaha. çok üzüldüm amına koyim var ya oy oy oy daha kendime gelemem.

    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    bu eski sevgili tabi, eski zamanların şarkısı.
    yanlış kişiye giden mesajın çabası , yapılan mallığın cabasıdır.
  • "lan! lann! lannn! lahnnnnn!" nidaları eşliğinde telefonun bataryasını çıkarttığımı hatırlıyorum. sonra da oturup acaba mesaj gitmiş midir? gitmemiş midir? diye düşünmüştüm. bir süre bekledikten sonra bataryayı takıp telefonu tekrar açtığımda gelen mesajın sesi kalp krizi etkisi yaratmıştı.
  • ''gönder'' tuşuna basıp yaptığınız hatayı fark ettikten sonra saniyenin zilyonda biri hızında telefonun pilini çıkarttıran insanüstü çabadır. lakin ne olursa olsun gidiyor o zalim mesaj. zalımsın.
  • öyle bir olay yoktur. mesaj direkt gidecektir. ancak kadın cinsi tarafından kısmen geri çevrilebilir. hikaye şöyledir.

    yaz mevsiminin gelmesi ile yazlıklara göçülmüş, iş ortamından uzak olmanın verdiği tembellik ile evde bezilmektedir. eski yazlık arkadaşlarından biri arayıp görüşmek ister. pek sevilmeyen bir arkadaş da olsa eh hadi evde bezeceğime iki gezerim deyip ev terk edilir. arkadaşla arabaya binilir ama daha kahve içilecek mekana varmadan yolda bezmeler başlamıştır. ardından akla parlak bir fikir gelir lakin büyük bir hata ile sonuçlanacaktır. mesaj yazılır: "off şimdiden sıkıldım bile! 1 saat sonra beni arayıp bi yere çağırsana şu salaktan kurtulayım" şeklinde döşenilen mesaj yanlışlıkla 10cm yanda oturan ve arabayı kullanan mesaja konu şahsa gönderilir. şahsın telefonu bızzt bızzt eder. "aaa creeep senden msj geldiii!" der şahıs dünyadan habersiz. ben eki eki... derim. mesaj okunduktan sonra "creep... istersen geri dönelim ben seni eve bırakayım......." amma ve lakin bu durum öyle bir tersine çevrilir ki: "yaa benim erkek arkadaşım işte dışarı çıkmamı istemiyordu da işte ben de seninle çok mutsuzmuşum gibi bi imaj çizmeye çalıştım da istemeye istemeye gidiyormuşum sanki de efendim o nedenle ben öyle dedim canııım olur mu yaaaa.. gel içelim kahvelerimizi... o da beni kötü zaman geçiriyorum sansın yih yih yih"...

    konu sakinleşir.
    kahveler içilir.
    eve dönülür.
    sevilmeyen çocuk hakkındaki bu hikaye de yazlık sitemizde nesilden nesile anlatılmaktadır.