şükela:  tümü | bugün
  • çoğu kez doğru zamanda yanlış kişiyi sevmek ve hüsrana uğradığımız süreç içerisinde (yanlış zamanda) doğru kişiyle karşılaşıp bunun farkına vararak veya varmayarak doğru kişiyi ziyan etmek şeklinde geçiririz zamanı. yalnız çok nadir gerçekleşen, biraz şans da gerektiren bir durum vardır ki bu durumun farkına varırsak ilişkinin tadına doyum olmaz;doğru zamanda doğru kişiyi sevmek..(umarım böyle bir gerçek vardır,yoksa da kimse söylemesin kendimi kandırmaya devam etmek istiyorum..)
  • zamanlama ne kadar yanlış olursa olsun, doğru kişi bulunduğunda elini sıkı sıkı tutup asla bırakmamak lazım gelir. *
  • yanlis zaman yoktur aslinda. dogru oldugu sanilan kisi vardir. o kisinin dogru olmadigini kabul etmektense, kendini kandirmak adina bu eylem yine kisinin kendi tarafindan uydurulmustur bence.
  • doğru ol(a)mamış ya da bunu seç(e)memiş bir kişi için boşuna bir çırpınışın ifadesidir. sevmek adına karşındakini ya da zamanı haklı çıkarma çabasıdır.
  • (bkz: olur öyle)

    hayat bu, her şey insanlar için deyip geçilmesi gereken durumdur.
  • züğürt tesellisidir, bildiğin züğürt tesellisi...

    ''yanlış zaman'' diye bişey yoktur, ''yanlış kişi'' vardır. bunu ilişki bittikten sonra bu şekilde dile getirmek de ayrı bir ayıptır ama... bu ayıba düşmemek gerekir, o ayrı konu. ''aklın nerdeydi, yeni mi anladın'' derler adama!

    ilişki bittiği halde, eski sevgilisine toz konduramayacak kadar ''hala'' aşık olan bünyeler, nedense hep bir bahane ararlar bu mutsuz sona. ve günah keçisi de hep zaman olur; ''yanlış zamanda, doğru kişi'' diye..

    yok öyle bişey abicim/ablacım, kandırma kendini. o ''doğru kişi'' ile devam edebilecek kadar aşk kalsaydı aranızda; zamanın size getirdiği kötü süprizlere de, her türlü olumsuzluğa da siktir çekebilirdiniz. görüyorum ki, bu olmamış ve herkes kendi yoluna gitmiş. demek ki; bi'yerlerde, başka bi' sorun var. sorun; zamanın değil de kişinin ''yanlış'' olması, olmasın sakın? bence öyle gibi..
    insan bu gerçeği ne kadar çabuk kabul ederse, doğru kişiyi bulma şansı da o kadar artar. aksi halde; hep geçmişde depelenip, mutsuzluk ya da hatalarına saçma sapan bahaneler uydurarak kendini kandırıp, durur.
  • keşke daha sonra karşılaşsaydık denir. zamanı sorgulamanıza neden olur. yaptığınız çocukluklar, arkanıza baktığınızda pişmanlıklara dönüşür. o kişiyle görüşülmese, konuşulmasa bile bir ömür unutulmaz. ukte kalır. ve akılda kalan en belirgin şey kocaman bir ''keşke'' olur. keşke kelimesi hiç bu kadar anlamlı söylenmemiştir, söylenir.
  • askere gitmenin hemen öncesindedir.