şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: midnight in paris) i akla getiriyor. böyle insanlar bu hissi hep yaşar. be herkes için altın çağ başkadır. hep bir ait olamama durumu
  • midnight in paris bakınızı verilmiş. evet doğru herkes için altın çağ, ideal zaman başkadır. ama şöyle bir durup bakınca aslında hiç (bkz: doğru zamanın olmadığı gerçeği) ile karşılaşıyor insan.
  • insanların saf kötü olduğunu görünce sık sık akla gelen düşünce.

    eskiden kötüler bile kaliteliymiş, orospuların bile bir klası varmış. selvi boylum al yazmalım da ilyas'ı sevdiği halde "ben de sevdim ama karına git" diyen dilek gibiymiş kötüler...

    bir 50 yıl önce dünyaya gelmeyi isterdim.
  • sık sık içine düştüğüm vehim olsa da, vardır bir hikmeti diye düşünüp merak da etmiyor değilim. şu zamana ve dünyaya bir iz bırakabiliriz belki kim bilir?!
  • çoğu zaman içerisine giriyorum bu düşüncenin.
    bir geçiş döneminde olduğumuzu bundan bi 100 yıl sonra ya da 100 yıl önceki dönemde yaşasam daha mutlu daha o tarihe ait olacakmışım gibi hissediyorum.
  • benim dünyaya gelmiş olmam yanlış,
    bak ne güzel mavi gezegen dönüyo da güneşi bile var dediler de
    kafam mı iyiydi yedim reklamları geldim hatırlamıyorum ki!

    zamandan bağımsız olarak
    dünyaya gelmiş olmamın yanlış olduğuna inanan birisiyim.

    ne gerek var hırsa salak yat uyu rahmin sıcağında iki güne ölür gidersin
    niye hız yapıp yumurtaya varıyorsun sen?
    yandaki sperm arkadaşa yol ver o gitsin!

    kesin mavi güzel gezegenin reklamlarını gördüm ben.
    şimdi de geri gitmenin peşinde hevesinde, semerinin ağırlığından sadece atacağı bir sonraki adımı düşünebilen eşekler gibi yaş-ı-yorumlar içindeyim.
  • bazen onlara baktığımda, hele ki karşılarında, bir metreden az mesafede hatta belki tam da onların* tablolarını kendi elleri ve gözleri ile değerlendirirken uzaklaşıp durdukları mesafeden bakarken o kanvasa, gözlerim dolar. karsi koyamadigim, icimde buyuk bir gec kalmışlık, eksiklik hissederim. bir turlu tamamlanamamış, yerimin, yurdumun, ruhumun ait oldugu yegane yerden bu denli uzakta, uzak, yanlıs bir zamanda dünyaya gelmiş olmak bana acı verir.
    saatlerce ayrilamam karşılarından. oyle ki defalarca kez o tutku ile gözlerimden yasların suzuldugu bile olmustur. büyüyen, buyumesine engel olamadığım bir hayranlık sonucu hissederim bunlari. karşılarında geçireceğim bir günü, bir ömre değişmezdim iste o zaman.

    (bkz: italian renaissance)
    (bkz: italian renaissance art)
  • yanlış zaman yanlış yer yanlış mekan yanlış kişiler diye devam eder gider bu iş. eğer biraz daha evvelden dünyaya gelmiş bulunsaydım inanıyorum ki bambaşka bir insan olacaktım. belki de o zaman demiyecektim bu lanet dünyada ne işim var diye. sorun şu ki kötüye giden dünya mı insanlık mı? dünya sadece dönüyor değişen birşey yok. ne yapılıyorsa biz insanlar yapıyoruz. allah bizi ıslah etsin, iyi insanlara denk getirsin ve sonumuzu hayra çıkarsın.amin.