şükela:  tümü | bugün
  • brezilya da yasayan nesli tukenmek uzere olan bir yerli halk.... 1960 lara kadar modern insanin ayak basmadigi sonraysa surekli antropolojik arastirmalara konuk olup dunyaca taninan halk....
  • venezuela'nın güneyi, brezilya'nın kuzeyinde, orinoco ırmağı havzasındaki ormanlarda yaşayan yerli halk. eşitlikçi topluma örnek gösterilmeleri, şiddet uygulamaları, akrabalık sistemleriyle bütünleşen orman içi üretime dayalı geçimlik ekonomilerinin gösterdiği çevre uyumu ile antropologların ilgi odağı olmuşlardır.
  • chagnon bu arastirmayi yaptiktan sonra akademi dunyasinda bastaci edilmis, etnografi dedigin boyle olur nidalariyla okullarda bagirlara basilmistir. ne zaman ki kizamik asisi uygulamasiyla bizzat bu bey yanomamolarin zaten problemli olan soylarini iyice tuketmis, yanomamolar helikopter gorduklerinde eyvaj diyip yabancilardan bucak bucak kacar olmuslardir iste o zaman foyasi meydana cikmistir. chagnon un eserinde en onemli savi yanomamolarda erkeklerin sayisinin kadinlardan yuksek olmasina bagli olarak varolan erkekler arasi bir rekabetin onlari siddet kullanmaya ittigidir. chagnon agzi sulana sulana fierce people adini verdigi yanomamolarin cesitli silahlarini savas tekniklerini vs tum dunyaya bu pek de basit aciklamayla senelerce yedirdikten sonra skandalin patlamasiyla kendisini yine bizzat gidip yanomamolari silahlandirdigi ve birbirleriyle savasmaya tesvik ettigi ortaya cikmistir. hayvanin da tekidir soylenene gore cunku ona buna bicak, mizrak dagitirken kendisi tufegiyle kulubesinde oturur arada kafasi otla bokla bin besyuz olmus halde yerlesim meydanina inip havaya ates acarak yanomamolari iyice sindirir.

    bu adam yanilmiyorsam halen university of california bunyesinde hocadir.

    yani neymis akademi kutsal bir siginakmis efendim.
  • vahseti kutsal kilan toplum anlayisini sergileyen irklardan biridir. ve bu kutsallik artik mantigin bile sasip kaldigi, algilayamacagi boyutlardadir. bir yanomamo erkegi ergenlige ulastiginda vucudunda sergiledigi yara bere izlerinin haddi hesabi olmuyor. sadece erkegin degil, kadinin da ayni sekilde yara izleri var. ve savasci erkeklerin karilari olarak bir yanomamo kadini yirtik kulak memesi, kesilmis kulaklari, kizginlik aninda erkeginin masetle bacagindan kocaman bir et parcasini kesmesi sonucu acikta kalan baldir kemigi, masetle kesilip, kopartilmis eli, dagitilmis ezilis burnu, kirilmis disleri ile sergilenir. ve kabile icinde erkek ne kadar saldirgansa o kadar makbul bir kisilik olarak saygindir. yanomamo kadini erkeginin tum hizmetini karsilamak, ona bolbol erkek cocuk dogurmakla yukumludur. yapmakla mukellef oldgu islerden birininin en ufak bir geciktirilmesi, kocasinin hismina ugramasina sebebiyet verirken, hayatini da tehlikeye sokar. ve ilk cocugu erkek dogana kadar diger dogurdugu cocuklari oldurmek zorundadir kadin. kabile icinde cogu zaman kadinlar aileler arasinda degistokus anlayisiyla evendirildigi icin kadinin hicbir kurtulma sansi yok. cunku kocasinin kizkardesi, kendi erkek kardesinin karisi durumunda, bu durumda kocasi ve kardesi buyuk yakinlik icinde, ayni zamanda kiz cocuklarinin oldurulmesi ve guclu kabile erkeklerinin kendilerine uc, dort hatta bes kadin almasi kabile icinde kadin eksikligne yol aciyor, kadinsiz erkeklerin tahammulsuzlugu sonucu cogu kez tecavuze ugruyor, tecavuze ugradiginda ise olduruluyor veya tecavuz eden erkek, kadinin kocasina tazminat vermek zorunda birakiliyor. ( tazminat tabi ki para karsiligi olarak degil) kabile icinde erkek cocuk dogdugu andan itibaren saldirganliga yoneltiliyor, kendinden cok daha buyuk yasta olan ablasinin kafasini tasla kiran bes yasindaki bir cocuk buyuk ovguye, alkisa maruz kaliyor. ve yanomamo erkekleri devamli olarak ebene kullandiklari ve bu uyusturucunun etkisi altinda kaldigi icin ekstrem acilara karsi dayaniklilik sergiliyor. kadinin menstrural kani evil olarak kabul edildigi icin. ilk kez adet goren genc kiz, evi icine yerlestirilmis ve bambudan yapilmis bir kafes icine kilitleniyor ay hali gecinceye dek, ac birakilmaya zorlaniyor. ilk adetinden sora ise her menstural gunu geldiginde kabileden uzaklasip temizlenene kadar orman icinde saklanmak zorunda. kizlar sekiz veya dokuz yasinda, kocalarinin seks ihtiyacini karsilamak uzere hazirlaniyor ve evlendiriliyor. ve ne kadar dayak yerse kocasinin kendisini o kadar sevip saydigini var sayiyor. evet binlerce yildir evrim gecirerek gunumuzdeki teknoloji anlayisina ulasan insanin yeryuzunun bazi beldelerinde halen ilkel bir anlayis icinde, yaraticilik gucunu yalnizca yapabildigi bir mizrak olarak sergilemesi biraz dusundurucu sanirim.

    edit ve kaynak = yanomamo yu marvin harris, inekler domuzlar savaslar ve cadilar adli eserinde genis detaylara yer vererek anlatmistir.
  • normal dünya ortalaması %7 ila %9 arasında değişen solaklık (bkz: left handedness) yanomamo kabilesinde %23 gibi bir orandadır.bu oran onlar üzerinde yapılan başka bir araştırmaya neden olmuştur.
  • brezilya ve venezüella' nın yerli halkıdır. bu halkı ilk inceleyen napoleon chagnon' dur.
  • cannibal holocaust'taki iki yamyam kabileden biriydi bu. ama gerçek hayatta yamyamlıkla alakaları tırnaklarını yemekten öteye geçmiyor.
  • yanomami iki ulus devletin, venezüella ve brezilya nın sınırları içerisinde yaşamaktadır; ve brezilyalı çiftçi ve madencilerin kendilerine karşı yürüttüğü savaş onları artan bir tehditle karşı karşıya bırakmaktadır. kısa bir süre önce altına hücum furyasında, günde ortalama bir yonomami hayatını kaybetmekteydi. 1991 de yonomami yurdunda yaklaşık 40.000 kadar brzilyalı madenci vardı. bunalr bazı yerlileri derhal öldürdü. diğer taraftan madenciler beraberlerinde bu "modernite" ile karşılaşmamış halka yeni hastlıklar getirdi ve bu hastalıklar salgına dönüştü. 1991 de amerikan antropoloji derneğinden bir heyet yanomamişleerin karşılaştıkları sorunlarla ilgili bir rapor hazırladılar. bu rapora göre bu halk yılda yüzde 10 luk bir yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmışlardı. bundan sonra brezilya ve venenezüella hükümetleri yanomamileri korumak için çalışmalar başlattılar ve bu çalışmalar kapsamında yanomamilere ait devasa bir araziyi yabancılara tamamen kapattı. fakat 1992 ortalarında yererel siyasetçiler, madenciler ve çiftçiler bu yasağı delmeye başlamışlardı bile. günümüzde ise bu halk yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır.
  • amazonda yaşayan dünyanın en ilkel kabilesi. ölümün doğal bir olay olmadığını düşünüyor. bu yüzden ölüler yakılıyor ve külleri muzla karıştırılarak yeniyor. bu sayede ölenlerin yaşamlarının devam ettirildiğini düşünüyorlar.
  • belgesellerde seyrettiğim kadarı ile, zeka ve ahlaki durum açısından içler acısı durumdalar.
    öldürmeyi normal karşılayıp sebepsizce öldürebiliyorlar.
    içlerinden birinin,yıllardır görmediği,daha önce belgeselinde oynadığı ingiliz belgeselci arkadaşı geldi,yattığı hamaktan bile kalkmadı adam.
    hırsızlığı normal sayan garip bir anlayışları var.

    şimdi bu tiplere insanımsı desem, ırkçı diyecek bazıları, ama gerçek ne yazık ki bu.