şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: bozyap)
  • bazen çok güç olan duygular, yaşanan deneyimler kendilerine sembolik dünyada bir ev bulurlar; kimi zaman hazırlanmış kelime öbeklerine, kimi zaman tekrarlanan davranış örüntülerine dönüşürler.(bkz: başa çıkma yöntemleri)
  • (bkz: yapboz)
    (bkz: puzzle)
  • timis'in 2009 sezonu tiyatro oyunu. funny games'den esinlenerek kendi senaryolarını yazdıkları oyunu sahneleyen grup, oyunun üçüncü gösterimini 12 kasım perşembe günü saat 20:00'da itü sahnesi'nde gerçekleştirecek.
  • sıradışı bir sahneleme. timis grubu uzun bir oyuna hazırlanma süreci geçirmiş ve bunun meyvelerini topladılar sahnede. kapıda bilet kontrolü yok, oyundan sonra alkış yok, dekor seyirci önünde hazırlanıyor, oyuncular seyirci ile konuşuyor, ışık belirli belirsiz zamanlarda açılıp kapanıyor, oyuncu istediği zaman sahne gerçekliğini bozacak davranışlar sergilemekten kaçınmıyor. bunlardan bazıları funny games'den alışık olduğumuz görüntüler olmasına rağmen, grup filmin metnine birebir uymamış ve senaryoda ufak çaplı değişiklikler yapıp, replikleri türk toplumuna adapte edecek şekilde değiştirme yoluna gitmiş.

    oyunun dramaturjisi, sahnelenmesi, perdeye yansıyan videoları, dekoru, kostümleri kısaca arka planı özenle tasarlanıp hazırlanmış, pek bir şukela olmuş. büyük bir çalışma sonunda oyunun bu şeklini aldığı çok belli. oyunculuklara gelirsek, genel olarak iyiydi, bazı oyuncular üst düzeydi ama timis'in kapasitesini gözönüne aldığımızda çok daha üst düzey olabilirdi. sanırım oyunun arka planına çalışmaktan oyunculuğa çok fazla vakit ayırılmamış. sonuçta deneysel bir oyun yapılıyor, oyundaki herşey sıradışı, izleyici bu yüzden oyunculukları da sıradışı bekliyor. fakat oyuncular klasik timis oyunculuğu düzeyindeydi. abartı ve rol yapmaya çalışan oyunculuklar yerine, daha sade ve inandırıcı bir oyunculuk sanki daha çok yakışırdı yap boz'un konseptine.

    oyunda eleştiriler türk toplumunun değer yargıları üzerindendi. cinsiyetçilik, polis-büyük şirketler gibi güçlere karşı boyun eğme, tepkisiz toplum, kapitalist toplumda ezilen kitle, insanları yaftalama, belirli bir standarta sokma gibi geniş bir yelpazede sistem eleştirisi mevcut. fakat türk toplumunda büyük bir sorun olan "belli konulara odaklanma" yerine "her konu hakkında bir sözümüz olsun" düşüncesiyle daldan atlamak oluyor bu durumda. konunun bu denli yoğun öğeler içerip dağılması izleyicide de dikkat dağınıklığına sevkedebiliyor. tabi ki michael haneke'nin filminin taklidini izlemiyoruz, oyun dramaturjisini her grup kendisi belirleyebilir. fakat funny games izleyen herkes biraz gerilmek ister, bu oyunda da seyirciyi gerilmeye çalışılmış belki ama malesef bu fazla başarılamamış. daha çok sistem eleştirilerini içeren komik bir konuya sahip olmuş oyun. oyunun komikliğini de farklı rollerle oyuna girip seyirciye oyunu anlatan karaktere * borçlu oyun. bu sistem eleştirisini dışarıdan birinin anlatması yerine oyunun içine daha lineer dağılabilirdi. sistemin içindeki klasik düşünceli kurallara uyarmış gibi görünen, güç karşısında boyun eğen adamlar her zaman komik karakterler olmuştur. bu rolü de oyunda ozan erbak canlandırıyordu ve gayet komik repliklerle seyirci ile oyun arası kopukluğun olmasını engelledi. film ilk kez türkçe'ye çevrildiğinden oyunun repliklerinin tamamını timis kendisi hazırlamış ve altından kalkılması zor bir işi başarmış. arada bazı eğreti replikler, esprileri açıklayıcı replikler vardı ama onlar da önemsenmeyecek cinstendi. kendi çapımda yaptığım bu basit eleştiriler oyunu beğenmediğim anlamına gelmiyor. aksine grubun çok daha üst kapasitede olduğunu bildiğimden bunları yazmış bulundum.

    son zamanlarda tiyatrolarında izlediğim en alternatif ve kaliteli yapımdır kendisi. oyun ve grup hakkında diğer bir yazı için (bkz: timis/#17310429)
  • yapıpta bozulamayanlar vardır, özellikle 1000 parçadan fazla olanlar
  • güzel bir burak saltan şarkısı.