şükela:  tümü | bugün soru sor
59 entry daha
  • türkiye'de artık boku çıkan uygulamadır. yandaşın cebine para akıtmaktan başka bir şeye yaramamaktadır. devletin yatırıma garanti vermesi kadar saçma bir şey türkiye'den başka dünyanın hiç bir yerinde yoktur.

    yap işlet devret için devlet garanti vermez. devlet şartları sunar, ihaleye girecek firmalar fizibilitesini yapar, ihaleye girerler ya da girmezler. mevcut şartlarda kimse o ihaleye girmiyorsa demek ki o yatırım akıl karı değildir. hiç bir firma kaz gelecek yerden tavuğu esirgemez.

    olayın işlet kısmı devreye giriyor burada. eğer devlet garanti verirse, firma işletmek için niye kıçını yırtsın ki? nasıl olsa para gelecek, hiç taş atıp kolu yormaya değmez. ancak devlet garantisi olmasa o firma yatırdığı parayı çıkarmak için elinden geleni yapar.

    ama canım türkiyemde maksat yandaşı beslemek olduğu için, hiç de işler o şekilde yürümüyor. ve buna dur diyebilen bir hukuk sistemi de ne yazık ki yok.

    verilen her kuruş vergi bu haramilerin cebine akıyor. zehir zıkkım olsun.
  • bu sistem dünyanın her yerinde yolsuzluk/hırsızlık yöntemi olarak kabul edilir. bizim ülkemizde hala iyi bir sistem olarak görülmesi ayrı bir araştırma konusudur.
  • bu konudaki sıkıntı verilen garanti kazançlar. ticaretten anlıyor gibi ahkam kesmek istemem ama bildiğim çok temel bir şey var; ticarette risksiz garanti kazanç yoktur. bu sisteme gelir garantisi koymak bu işi ticaretten peşkeşe çevirir.
  • devlet zannımca ücretleri dengelemek için belli bir geçiş garantisi veriyor. tamam 10 kişilik yere 1000 kişilik garanti de verdin eyvallah da bari kaba bir hedap yapın. 3 liraya yapacağın yer sana geliyor 300 liraya. yap sen o zaman. bu mütahitlere gidecek para devletin kasasına gitsin.
  • bir kamu hizmetinin, özel girişimciye gördürülmesi yönetiminden birisidir. bir yöntemdir.

    bu yeni yöntemde ; bir kamu hizmeti tüm parçaları ile beraber özel girişimci tarafından yapılır ve belli bir süreyle işletilir. (29-39-49 yıllık gibi uzun sürelerle)

    özel girişimci ; koymuş olduğu sermaye + beklenen kârını çıkacak şekilde ; bu hizmetten yararlananlardan belli bir ücret alır.
    burada bir bakıma vatandaş ; müşteri konumuna gelir.

    yapılan anlaşmada ; devlet ayrıca özel girişimciye müşteri garantisi verir. eğer öngörülenin altında bir müşteri/vatandaş varsa, eksik kalan kısım devlet hazinesinden özel girişimciye verilir...

    çok kaymak bir iştir. zira risk faktörü sıfırdır. özel girişimcinin zarar etme olanağı sıfırdır. özel girişimci işlettiği süre boyunca yatırdığı sermayeyi ve beklediği kârı fazlasıyla elde eder...

    işletme süresinin bitiminden sonra hizmet tüm malları ve kullanım hakları ile beraber ; tüm borç ve yükümlülüklerinden arındırılmış bir şekilde devlete geçer...
  • devletin herhangi bir şeyi kendi cebinden değil, özel şirketin cebinden yaptırıp, bir süre özel şirketin kullanımına sunup sonradan elinden almasıdır...
    özel şirket 49 yıla kadar olan belirlenen süre içerisinde masrafını çıkartır, sonra kaymağını bir ömür devlet yer...
  • kağıt üzerinde mantıklı bir sistemdir. elbette ki uygulayıcıların niyetine göre sonuçlar alınır.

    özel sektör devletten daha uygun şartlarda finansman bulur, daha az faiz öder denir,

    özel sektör yatırımı daha iyi koşullarda gerçekleştirir, daha ucuza mal eder denir,

    yatırımı sadece ondan faydalananlar finanse etmiş olur, izmir'de yapılan köprü için malatyalının vergisi harcanmamış olur denir.

    bunların hepsi kağıt üzerinde doğrudur. eğer proje doğru seçilirse, hesaplar doğru dürüst yapılırsa yap-işlet-devret herkes için kazançlı bir sistemdir.

    tabi bizdeki rasyonalite düzeyiyle dünyanın en mükemmel sistemi bile vurgun, talan, yağma düzenine döner o ayrı.
  • meclis genel kurul salonu`nun giriş kapısının tamiri gerekiyormuş. konuyla ilgili bürokrat, iki ayrı firmadan marangoz davet ederek kapıyı göstermiş, fiyat istemiş… birinci marangoz:

    “500 tl olur bu iş.” demiş… “200 tl malzeme, 200 tl işçilik, 100 tl de kâr…”

    bürokrat ikinci marangoza dönmüş:

    “siz aynı işi kaça yaparsınız?”

    “2500 tl…”

    “nasıl olur bu kadar fiyat farkı?”

    “1000 tl bana, 1000 tl size…” demiş ikinci marangoz, “500 tl`de bu arkadaşa veririz kapıyı yapar…