şükela:  tümü | bugün soru sor
  • gülmüyorlar, hayattan keyif almıyorlar, üretemiyorlar, ilerleyemiyorlar, bilimsel anlamda herhangi bir kavrayışları yok, sanatçı yetişteremiyorlar, adaletin ve insani değerlerin ne olduğuyla ilgili en ufak bir fikirleri yok, doğayla birlikte yaşayamıyorlar, yoksullar çünkü itiraz etmiyorlar ...

    tüm bunları yapamadıkları gibi, yapabilen herkesten de nefret ediyorlar: öldürüyorlar, yakıyorlar, kriminalize ediyorlar ve ağızlarında hep şu laflar: kültürümüzde yok, haram, günah, onlara benzemeyelim, kafirler gibi olmayalım vs. vs.

    yücelttikleri şeyler ise belli: cinayet, hırsızlık, katliam, yalan, ikiyüzlülük...

    bu ülkede çocuk sahibi olanlara sabırlar diliyorum.
  • terörizm cehaletten beslenir ve hangi toplum cehaletle boğuşuyorsa radikal gruplar hep onlardan çıkar.

    orta çağda hristiyanlardan çıkan radikal gruplar bugün müslümanlardan çıkıyorsa bunun ne islamla ne de hristiyanlıkla zerre alakası yoktur.

    dünya üzerindeki diğer bütün problemler gibi bu problemin de temelinde cehalet yatmaktadır.

    dün budistler, evvelki gün hristiyanlar bugün de müslümanlar.

    kimlik değişse de kumaş aynıdır.

    bilim sanayi ve teknoloji bakanlığının bütçesi diyanet işleri bütçesinin 8'de 1'i kadar ,

    kültür ve turizm bakanlığı bütçesi diyanet işleri bütçesinin 3'te 1'i kadar,

    gençlik ve spor bakanlığı bütçesi diyanet işleri bütçesinin neredeyse 40'ta 1'i kadar,

    sağlık bakanlığı bütçesi bile diyanet işleri bütçesinin neredeyse yarısı kadar,

    "sanatçı, bilim adamı, sporcu yetiştiremiyorlar" demek doğru değil, doğrusu "yetiştiremiyoruz" olmalı.

    zira şu ortamda, tablo bu haldeyken müslümanlar buna ses çıkarmak yerine "gerçek islam" tartışması yapıyorsa, kusura bakmasın ama zerre inandırıcıkları ve samimiyetleri kalmamış demektir.

    cehalete prim vermek teröre kapı aralamaktır.

    bunu öyle ya da böyle anlayacaksınız.

    israil'den, amerika'dan ithal ettiğimiz silahlarla onlara karşı savaşmak zorunda kaldığımızda yaşadığımız acziyeti görünce,

    radikaller ailenizden bir canı, sırf bir avm'de, bir sinema salonunda, bir çarşıda dolaşırken denk geldiği için aldığında,

    ya da sürekli kaşınan iç savaş sonucu kendini komşunu boğazlarken bulduğunda.

    bir şekilde an-la-ya-cak-sın!
  • kitlelerin dehası

    ortalama insanda
    herhangi bir günde herhangi bir orduya
    yetecek kadar ihanet,
    nefret, şiddet
    ve saçmalık vardır.
    ve cinayet konusunda en becerikliler
    cinayet karşıtı vaaz verenlerdir
    ve nefreti en iyi becerenler
    sevmeyi vaaz edenlerdir
    ve-son olarak-
    savaşı en iyi becerenler
    barış vaazı
    verenlerdir

    tanrıyı vaaz edenlerin
    tanrıya ihtiyacı var
    barış vaaz edenlerin
    huzuru yok
    sevgiyi vaaz edenler
    sevgisizdir
    vaaz verenlerden sakının
    bilmişlerden sakıının.

    durmadan
    kitap
    okuyanlardan
    sakının
    yoksulluktan nefret edenlerden
    ya da gurur duyanlardan sakının
    övgü göstermekte hızlı davrananlardan sakının
    karşılığında övgü beklerler

    sansürlemekte hızlı davrananlardan sakının
    bilmedikleri şeylerden
    korkarlar

    sürekli kalabalıkları arayanlardan sakının;
    tek başlarına
    bir hiçtirler

    ortalama erkekten
    ortalama kadından
    sakının
    sevgilerinden sakının

    sevgileri vasattır, vasatı
    aranır dururlar
    ama nefretleri dahiyanedir
    nefretleri seni beni
    herkesi öldürebilecek kadar
    dahiyanedir.

    yalnızlığı istemezler
    yalnızlığı anlamazlar
    kendilerinden farklı
    herşeyi
    yoketmeye
    çalışırlar

    sanat
    yaratamadıklarından
    sanatıı
    anlayamazlar
    yaratma başarısızlıklarını
    dünyanın beceriksizliğine
    yorarlar

    kendileri tam sevemedikleri için
    senin sevginin
    eksik olduğuna inanır
    ve senden
    nefret ederler

    ve nefretleri
    parlak bir elmas
    bir bıçak
    bir dağ
    bir kaplan
    bir baldıranotu gibi
    mükemmeldir

    en usta oldukları
    sanattır
    nefret!

    charles bukowski
  • bi sevissen, rahatlarsin