şükela:  tümü | bugün
  • gereksiz bir insan iç güdüsü.

    son dönemlerde iyice gündemde olan yapay zeka, en zeki insanından en aptal olanına kadar hepimizde küçük de olsa bir endişe yaratmakta. insan sürüsünün temel güdülerinden fayda sağlamayı iyice araç haline getirmiş medyanın, "ben robot değilim", "hayır sen robotsun" gibi saçma sapan maniple edilmiş diyaloglarla medyaya sunulan deneylerin de payı büyük tabi bu endişelerde.

    doğal olarak kontrol edemediğimiz şeylerden korkarız. bunun en güzel örneği yine yakın zamanda yapılan facebook deneyiydi. esasında olay, bilim insanlarının, kendi aralarında ingilizceden daha hızlı olacağını düşündükleri dil icat edip konuşmaya başlayan makineleri, "inceleme yapmak" mümkün olmadığı için kapatmasından ibaretti. ancak medyada bu olay vurgulu vurgulu "korkudan fişini çektiler" gibi endişe yaratıcı yalan yanlış başlıklarla yerini buldu. elon musk ve mark zuckerberg'in sosyal medya üzerinden yaptıkları yapay zeka atışmasının da dorukta olduğu zamanlar böyle bir başlık atmak herkesin zaten dikkatini çekecekti.

    ortalama insanlar olarak bizler, aldığımız kararların, yaptığımız eylemlerin "tamamen" ve "bilinçli olarak" kendimiz tarafından yönetildiğini farz ederiz. oysa ki biyolojik varlıklar olarak aslında bizler, kocaman birer kolektif hücreler kütlesiyiz. uzunca bir evrim sürecinden geçerek bu günlere gelen bir kimyasal oluşumuz. bizlerde doğal olarak bulunan, var oluşumuzu sağlayan içgüdüsel dürtülerimiz var. hayatta kalmak, beslenmek, üremek, çevremizi kontrol altında tutmak, baskın tür olarak kalmak... say say bitmez bunlar. günümüzü nasıl geçireceğimiz sabah içip içmediğimiz kahveye, çaya, sigaraya bağlı olabiliyor. dışarıdan aldığımız bir kaç gram kimyasal madde ile bütün davranış biçimimiz değişebiliyor. biz farklı bir şey yaptığımızı zannetsek bile hemen her davranışımızda, her kararımızın ardında hep içgüdüsel bir şeyler var.

    korku, sevgi, nefret, aşk gibi adına duygu dediğimiz şeyler direkt vücut kimyamızla yönetilen, yönlendirilen mekanizmalar.

    çoğumuz yapay zeka dendiğinde bütün bu durumları göz ardı edip karşımızda bize benzeyen bir "canlı organizma" düşlüyoruz. insan ırkının böyle bir varlık üretebilmesi için sahip olması gereken teknoloji bu değil, çok çok daha ötesidir. kısa vadede elimizden çıkacak bir yapay zekanın oturup düşünüp insanın gereksiz olmasına karar vermesi, bizi ele geçirmesi ya da yok etmesi gibi bir durumdan bahsetmek kusura bakmayın ama biraz "kibirli" bir düşünceden başka bir şey olmayabilir.

    hali hazırdaki teknolojimizle bilim kurgu filmlerinde bizi korkuttukları tip bir yapay zeka üretmemiz olasılık dışı olarak değerlendirilebilir. henüz insan beyni hakkında bile yeterli bilgiye sahip değilken üretebileceğimiz yapay zeka anca otomobil kullanırken, uçak uçururken, reklam izlerken müzik seçerken bizim yerimize basit otomatik kararlar alacak, hiç yapmasak hayatımızı kolaylaştıracak gereksiz vakit kaybettiren şeyleri otomasyona bağlayacak sistemlerden öteye geçemez.

    medyada büyük firmaların gösteri ve prestij amacıyla yayınladıkları film fragmanı yapan, rastgele müzik besteleyen ya da oyun oynamayı öğrenen zekamsı yazılımları ise onlara verilen inputların ötesine asla geçemezler.

    yakın zamanda yapay zeka tarafından bestelenen müzikleri dinledik mesela. bir takım insanlar bu müzikleri dinleyince dehşete düştüler. şaka gibi... sadece bilmem kaç bin şarkı, hatta yanlış hatırlamıyorsam internete girip şarkı indirebilen bir program bile olsa, kendisine şu notalar insanlara bunu hissettirir demediğin sürece rastgele kombinasyon yapmaktan öteye gitmeyen besteler ancak çıkarabilir. hadi şarkıları inceleyip sık kullanılan ve beğeni toplayan ritim/nota gruplarını kullanmayı öğrenebilen bir algoritması bile olsa, ne anlama geldiğini hiç bir zaman özümseyemeyeceği kompozisyonlarla karşımıza çıkar. niye dehşete düşüyorsun? kendi bilincine bile sahip olmayan, bilinci sadece ona öğrettiğimiz şekilde maniple eden bir yazılımdan neden korkuyorsun?

    mesela kendi kendini programlayıp geliştirebilen yapay zekaya sahip bir yazılım, kuantum işlemcisi gibi ileri teknoloji donanımlara bile sahip olsa asla "insan ırkını yok edecem ben" şeklinde bencilleşecek bir bilinç seviyesine ulaşamaz.

    zira bunun için milyon yıllık evrim/birikim gerekir. bilmem kaç boyutlu uzayı algılayabilecek yapıya sahip hayvan gibi bir beyine ihtiyacın olur. sevmek, aşık olmak, nefret etmek, yok etmek, şiddet kullanmak, üstün tür olmak, sürü psikolojisi vs... bütün bunlara sahip olmak için milyon yıllık kalıtımsal geçmişe sahip sayısız hücrenin kolektif zekası olmak gerekir...

    işte sırf bu yüzden yapay zekadan hele ki şu aşamada korkmak son derece gereksiz bir duygudur. düşünebilen, karar verebilen, maniple edilmiş inputlara göre bir şeyler üretebilen yapay zeka programları ise insan medeniyetinin bir sonraki seviyesi için en önemli katalizörlerinden biridir, hatta daha ileri giderek söyleyebilirim ki gerekliliktir.
  • "ulan benim şarja taktığım alet beni nereye ele geçiriyor!"
    (bkz: cm101mmxi fundamentals)
  • tensorflow, spark gibi teknolojiler iyi ellerde gerçekten korkutucu sonuçlar doğurabilir.

    sizin şu "vay amına koyayım" dediğiniz olaydakiler gerçekleşiyor işte.
    medyada bahsedilen "sen robot değilsin" olgusundan çok daha ötedir bu işin ucu.

    önce data mining, machine learning, deep learning (bir ml tekniği), ai gibi kavramları iyice öğrenin. nasıl yapılır bunlar nelere hizmet eder bunları öğrenin. ondan sonra konuşun.
    gerçekten çok derinlemesine incelenmesi gereken, bambaşka bir alandır. bilgisayarlar ile yapılıyor olması her programcının da yapabileceği anlamına gelmez.

    ayrıca bilgisayarların şu andaki işlem kapasitesinin bile korkunç olduğu dönemde kuantum bilgisayarlar sike savura geliyorken "milyon yıllık birikim ve evrim" gibi bir şey söyleyen akılları da koltuğuma yaslanarak alkışlıyorum.

    yapay zeka, bir insanın tek başına yüzyıllar geçse bile asla işleyemeyeceği kadar veriyi tek bir merkezde saniyeler içerisinde işleyebilir. senin 1 milyon yılın, onun 1 senesine denk gelir. çünkü kapasite olarak bilmemkaç milyon katın daha güçlü.
  • insan beyni gibi bilgileri yorumlayıp farklı sonuçlar üretebilen bir yazılım, işlemci gücüne bağlı olarak düşünsel alanda tanrısal güce kavuşabilir. o yüzden bu korku yerinde bir korkudur.
  • (bkz: samaritan)
  • insanlığa verdiği zarar giderek başedilmez hâl alan cehalet, zenginlik ve tüketim hırsı, çevrenin tahribatı, kitleleri suistimal eden sömürgenlerden ve onların uşağı demagoglardan korkmayı bırakıp fantezi dünyasına kaçıştır; kovalanıştır.
  • çocukken terminatör filmini tek başına izleyip çok etkilenmiş insanların yaşadığını tahmin ettiğim his.

    oysa iyi yönde kullanıldığında geleceğimizi daha iyi bi hale getirebileceğini görseler, değil korkmak içinde yer almak isterlerdi.
  • yapay zeka, evrimi tamamlandığı takdirde, kendi yaşamını ve içerisinde var olduğu doğayı sürdürülebilir kılmak için mücadele edecektir. doğanın en büyük katili insandır. yapay zeka korkusu, insanlığın bugüne kadar doğaya verdiği zararın kendisine geri döneceği korkusudur.
  • stephen hawking, yapay zekayı insanlığa tehdit olarak görüyor ve gelişiminin insanlığın sonu olabileceğini düşünüyor. şu an çok primitif olan makinelerin bir gün bilinç sahibi olabileceğini ve biyolojik evrimden daha hızlı gelişebileceklerini söylüyor.

    http://www.tagesspiegel.de/…t-bedroht/11070718.html

    hawking korkuyorsa ben de korkarım ağa.
  • belki biz göremeyiz ama çok da uzak olmayan bir gelecekte, insanlar eğer önlemini almazsa bu duruma düşme ihtimalleri çok yüksek gibi görünüyor.

    tabi ki bu sadece bir tahmin. belki de gelecek tahmin ettiğimizden çok daha farklı bir şekilde olur, bilemeyiz.