şükela:  tümü | bugün
  • bir yapıyı resmi olarak güçlendirebilmek için binanızın mevcut hali, parselinizin imar durumuna aykırı olmamalıdır. bunu öğrenmek için belediyenizde imar müdürlüğüne başvurabilirsiniz.

    binanızda imara aykırılık yoksa belediye size yapınızı güçlendirebileceğinizi söyler. siz de bütün bina maliklerinin onayını almak şartıyla güçlendirme ruhsatına başvuru yapabilirsiniz. binanızdan önce karot alınır ve zemin etüdle birlikte mevcut durumu değerlendirilir, ne kadar çürük, ne kadar sağlam, nerelerin ne kadar güçlendirilmesi gerekiyor. daha sonra bu neticelere göre statik güçlendirme projesi ve mimari rölövesi hazırlanır.

    -tüm maliklerin vekaletnamesi
    -alınan karotlarla yapılan bina performans analiz raporu
    -zemin etüd raporu
    -statik güçlendirme projesi
    -mimari rölöve

    bunlar belediyeye verilir, yapılan kontroller sonunda güçlendirme ruhsatı alınır ve yapı içinde yaşayan maliklerin binayı boşaltmasıyla bina güçlendirilir.

    genelde iki tür güçlendirme yapılır. birincisi betonarme güçlendirmedir. binaya imkan varsa yeni betonarme perdeler eklenir, kolonların dört bir yanı yeni beton örtüleriyle mantolanır, kolonlar kalınlaşır.

    diğeri ise lifli polimer ile güçlendirmedir. yani karbon ile güçlendirme. karbon güçlendirmenin statik hesabı zordur. ama kolonlar kalınlaşmaz, odalarınızın alanı küçülmez. karbon kumaşlarla kolonlar ve kirişler sarılır, epoksilenir. epoksi kuruyunca karbon asla o kolonu bırakmaz. itü bununla ilgili deneysel bir çalışma yaptı, birbirinin aynı zayıf iki bina inşa edip birini karbonla güçlendirdi ve her iki binaya yapay deprem verdi.
    https://www.youtube.com/watch?v=sd0wxntf3u0

    ben kendi yaptığım projelerde genelde kolonları karbonla güçlendirip imkan varsa merdiven boşluğuna perdeler ekleyerek betonarme çekirdek oluşturmaya çalışıyorum.

    hem betonarme hem karbon güçlendirmede maliyet aşağı yukarı aynıdır. tüm bu işlemler bittikten sonra binaya iskan çıkartılır ve yeni bir bina olur.
  • ticari saha deyip geçilecek bir alan değildir, zayıf binaları yıkıp yeniden yapmak mümkün gözükmediğine göre dikkate almak gerekir.
    bir bilen daha çok bilgi verse keşke.

    (bkz: carbon fiber reinforced polymer)
  • bina güçlendirme kararı için kat maliklerinin 5'te 4 rızası gerekiyor.

    basında, kamuoyunda öyle bir kentsel dönüşüm rüyası var ki; inşaat şirketi olmadan, asansör olmadan, havuz olmadan, miele buzdolabı olmadan kentsel dönüşüm yapılamaz algısını kırmak çok zor.

    https://www.youtube.com/watch?v=omo5lmdatqe

    itü'nün yaptığı teste göre; karbon fiber sargı sarılan binalar güçleniyor. eğer bu iş sargı sararak bitecekse saralım, olsun ve bitsin.

    ben güçlendirme konusunu çok araştırdım ve hep duvara çarptım.

    1) hiç bir inşaat şirketi bu konuyu dillendirmek istemiyor.
    2) 6306 sayılı kanun dahi üstünkörü olarak konuyu geçiştirmiş.
    3) güçlendirme yapan şirketler öncelikle karot alımının zorunlu olduğunu belirtiyorlar. karot alınması da, eğer güçlendirme yapılamazsa binanın arsa olarak kalması demek.
    4) kat malikleri kabul etti, 5'te 4 oy çokluğu sağlandı; binayı yapan inşaat şirketinin yazılı izni gerekiyor. evet evet şaka değil. bina projesi, fikri mülkiyet kapsamında yer aldığından şahıs ölse dahi yasal mirasçısından izin almak zorundasınız.

    engeller aşılırsa, güçlendirme desteklenirse, toplum da binasını güçlendirir ama unutmayın ki güçlendirme demek rant yok demek. çantacısı, çaycısı, çorbacısı bu işten ekmek yiyemeyecek demek.

    güçlendirmenin artıları ise oldukça fazla;

    1) nüfus, daire yoğunluğu artmaz.
    2) kat karşılığı inşaat sözleşmesinin bütün riskleri ortadan kalkar. evsiz kalma riskinizi oldukça aşağı indirirsiniz. unutmayın ki ''kkis'' denen lanet bir kumardır. 100 kişi oynarsa 51 kişi kaybeder.

    2012 yılından beri yıkılıp, arsa halinde bekleyen yerler var. inşaat şirketleri kendilerine zarar gelmesin diye; yaşlı bir teyze burada inşaat yapılmasını engelliyor diye hemen söylerler.

    demezler ki; ben teminat mektubu sunamadım, banka malzemelerimi haciz etti, betoncuya para veremiyorum... he ya gerçekten bir teyze engelliyor değil mi? fareler, yılanlar ve çıyanlar cinsel ilişkiye girse bu inşaat şirketleri kadar adi varlıklar ortaya çıkamaz.

    sadece ''kkis'' denilen kumarın ortadan kaldırılması, vatandaşın çıyanların elinden kurtarılması bile güçlendirmenin en büyük artısıdır.

    3) yık-yap modelinde kaybedilen süre oldukça azalır. her ne kadar, kentsel dönüşüm 1 yıl sürer dense de; hukuki süreçleri(arsa payı tespit davası, tapu cins değişiklikleri, gaip şahısların bulunması, ilanen tebliğler vs. vs.) de hesaba katarsak; en az 5 yılı gözden çıkarmak gerekiyor.

    4) komşularla yaşanan sürtüşmeler sıfıra yaklaşır. kat maliklerinin hiç bir hukuki süreçten haberi yok. siz anlatsanız da ''burası mahkeme değil, bunları bize niye anlatıyorsun?'' diye feveran ediyorlar. bu kadar bilgisizlik ortamında yapılacak en iyi iş; sargıyı sar geç! demektir bence.

    5) asansör, parke, mermer, havuz, tenis kortu, kapalı garaj gibi ne depremle ne de kentsel dönüşümle alakası olmayan bütün konular rafa kaldırılır. inşaat şirketinde, teminat mektubu yok, avan proje yok, hukuki bilgi yok ama tenis kortu hayali satıyorlar. bu tarz çantacıları kovuyorum; bu sefer suçlu ben oluyorum. yaşlı komşular; ama tenis kortu diye ayağa kalkıyorlar. haydi gel de anlat tenis kortu değil teminat mektubu önemli diye...

    sözün özü; bir yıl içerisinde güçlendirme zorunluluğu gelsin bu çile bitsin. ben artık bir kez daha kentsel dönüşüm toplantısı diye gidip havuz, tenis, kapalı garaj dinlemek istemiyorum.

    ben artık matruşka şirketlerle uğraşmak istemiyorum. a şirketi ile masaya oturup; onlar bizim alt yüklenici yalanı ile b-c-d şirketlerini de içeren bir kkis'in önüme konmasını istemiyorum.

    6 yaşından beri inşaatçıyım ağbi. sizin bina sorunluymuş ağbi. bu işten çok para kazanırsın ağbi. senin daireyi olmazsa biz alalım ağbi. bizim bir ağbi var ağbi çok iyi bir ağbidir ağbi sizden iyi olmasın abi afedersin topuklara sıkar ağbi de ağbi de ağbi... tipinde çantacılarla muhatap olmak istemiyorum.

    sargıla geç! sargıla geç!
  • depremde hasar gören binaların onarım ve güçlendirilmesi türkiye'de erzincan, dinar adana depremleri ile 1960'lardan başlayarak popüler olmuştur. deprem mühendisliği inşaat, jeofizik ve jeologi mühendisleri içinde akademik bağlamda en güncel tartışmaların ve ilerlemelerin uygulandığı disiplinlerarası bir mühendislik alanıdır.

    insan yaşamını birincil dereceden etkileyecek afetler konusunda, bilim adamlarının ya da yetkililerin sorumluluk sahibi olması beklenir. bu sahayı bir rant alanı olarak görmek veya bunu tatlı bir ranta dönüştürmeye çalıştırmak yozlaşmış bir anlayışın ürünü olma tehlikesi taşımaktadır.
    fakat böyle bir tehlikenin bulunması, yapıların güçlendirmesi çalışmalarını, bu konuda yazılan tonlarca makaleyi laboratuvarlarda yapılan onlarca çalışmayı gözardı etmektir.
    işin bir diğer yanı güçlendirmenin amacının, yetersiz durumdaki 'çok' sayıdaki yapıyı yıkıp tekrar yapmaktan daha çabuk sürede (sözgelimi yaklaşık üçte biri kadar bir sürede) ve daha az maliyetle (ortalama %40) tamamlamayı amaçlamaktadır.

    yapı güçlendirmenin maliyet ve hız sınırlamasının olmadığı ama hassasiyetinin daha fazla olduğu konu ise tarihi yapıların güçlendirilmesidir.
    ortada böyle bir tehlike varken, geoteknik ve deprem mühendisliği alanlarında aon 20 yılda bu kadar çok ilerleme olmuşken, bunlara sırtımızı dönüp, efendim rant var burada bikbik demek ancak bu işe girmeye heveslenmiş ama uluslararası kredi kuruluşları ile denetlenen işleri alamayan müteahhitlerin ya da hiç bir şeyden haberi olmayan kahvehane sakini mahmut abinin işidir olsa olsa.
  • başlığa en son 8 sene önce yazılmış. istanbul'da bir çok yapının depreme hazır olmadığını düşünürsek, ev sahipleri binayı komple yıkıp yapmak yerine bu yöntemi seçebilirler.

    yapının hasar ya da eksiklik durumuna bağlı olarak daire başına 40-50 bin tl gibi maliyeti olurken, binanın yıkılıp yeniden yapılmasında ise en az 150 bin tl maliyet olur diyorlar. bilgili bir abimiz çıkıp açıklama yapsa da aydınlatsa bizi çok hoş olur:)

    sözlükteki inşaat mühendislerini göreve çağırıyorum :)
  • kat irtifakı kurulmuş binada inşaat (dolayısı ile güçlendirme) yapılabilmesi için tüm maliklerin muvafakati değil kat maliklerinin beşte dördünün muvafakati aranır. eğer zaruret varsa kat maliklerinin muvafakatine bakılmaksızın mahkeme kararı ile bu güçlendirme yapılabilir (mahkemeye dayalı güçlendirmenin ne koşullara yapılacağı hakkında yönetmelik var mı bilmiyorum, yoksa büyük keşmekeş)

    kat mülkiyeti kanunu

    madde 19 der ki:
    ıı - anagayrimenkulün bakımı, korunması ve zarardan sorumluluk:
    madde 19 – kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar.
    (değişik ikinci fıkra: 14/11/2007-5711/8 md.) kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz. ancak, ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya anayapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmaz. kat maliki kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir.
    her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur.

    tanım: ana gayrimenkulün düzeltilebilir hasar görmesi, dayanıksız inşaat edilmiş olmasının anlaşılması halinde yapılacak olan inşaat.
  • oturduğum sitenin 2012 yılında yapılan yapı analiz raporunda yapılması tavsiye edilmiş.
    beton sınıfı 99 yönetmeliğine göre değil 75 yönetmeliğine göre, c18 sınıfındaymış. etriye aralıkları 25 santimmiş. konsol çıkma yapılan kolonlar kirişlere bağlanmadığından can güvenliği sağlama özelliğini ciddi derece düşürüyormuş.
    bu raporun en ön sayfasında cayır cayır can güvenliği kriterini sağlamaz yazıyor büyük harflerle.
    158 konutlu sitede kimsenin umrunda dahi değil.
    sonuç: büyük istanbul depremine kadar bir şeyler yapılmazsa rıza bey apartmanından farksız olacak 6 adet blok.
  • uğur oflaz'ın uzmanı olduğu ve dün bir kanalda hakkında konuştuğu çok önemli konu. link
  • saçma sapan bir iştir. astarı yüzünden pahalıya gelir ve temelden sağlam yapılmış bir bina elde etmeniz imkansızdır. adam zamanında guseye, kısa kolona izin vermiş. sen o kolona biraz demir ile beton sarsan ne olacak? çözüm en az ada bazında kentsel dönüşümdür.
  • sorunu cozmede yeterli olacak durumlar icin kullanilan teknikler butunudur. ancak turkiyede cogu bina uygunsuz dayanimda yapilmasina ek olarak yanlis ruhsatlandirma ve imar politikalari nedeniyle yapilmamasi gereken zeminlere insaa edilmektedir. ve binayi ne kadar guclendirseniz de bu sorunu cozmeyecektir.

hesabın var mı? giriş yap