şükela:  tümü | bugün
1416 entry daha
  • evinin kapısında üç kilit bulunan kişinin*ortadaki minik yuvarlağın anahtar deliği olduğunu unutmasıyla kapıda kalıp çilingiri çağırması,çilingirin de bir üçüncü anahtarın var olabileceğini akıl etmemesiyle bütün kilitleri söküp yerine yeni bir takım kilit takması söz konusudur.sonuç itibariyle evin beş kişiden oluşan devirli sakinlerinin üçer adet anahtar yaptırmasıyla piyasalarda bayram yaşanacaktır.
  • bir pazar günü büyükada'ya gidilir. ada dönüşü bostancı'nın orada bir ara sokağa bırakılmış olan arabaya hırsız girdiği patlamış yan camdan anlaşılır. ne çalınmış diye bakınırken koca cd çantasının gittiği anlaşılır ve müthiş bir üzüntü yaşanır. başka ne gitmiş diye bakılırken arabanın ruhsatının torpidoda olmadığı fark edilir. yan gözlere ve koltuk altlarına, sonrasında ise arabanın dışına bakılır ve bulunamaz. göztepe polis karakoluna gidilir ve gerekli işlemler yapılır. çalınan mallar olarak da 60 küsur cd ve araba ruhsatı gösterilir. polis amcalar ruhsat çalınma işini "allah allah, ne yapacak ki hırsız ruhsatı, tuhaf" şeklinde yorumlarla karşılarlar ama ortada olmayan ruhsatın çalındığını da tutanağa yazarlar.

    yeni ruhsat çıkarmak gerektiğinden eski ruhsatı çıkartan müşavirlik şirketine gidilir. olanlar anlatılır ve ertesi gün yeni ruhsatı almak için söz alınır. işin masrafı olarak da 250 milyon tlcik takır takır ödenir. ertesi akşam yeni ruhsat alınıp eve dönülür. ertesi gün tatile gidileceğinden arabanın bagajındaki sırt çantası da yukarı çıkartılır ve içi boşaltılır. bu esnada çantanın içinden çıkan siyah kaplı, el büyüklüğündeki nesne dikkat çeker. ve birden bire "niiiiaahaayııırrr!" diye bir nara eşliğinde kafa en yakın duvara vurulmaya başlanır.* hırsızlık olayından bir gün önce araba yıkamaya bırakılırken torpidoda duran ruhsat kaybolmasın diye bagajdaki sırt çantasına konulmamış mıydı??? evet evet, konulmuştu... niiiiiiiiiiiiaah!
  • ramazanın ve kışladaki ilk mesai gününün yorgunluğu ve dalgınlığıya yemekhaneye inilir iftar için. sıranın ilerilerinde bir kaç albay muhabbet etmektedir,hemen yanlarında da omzunda 2 yıldız bulunan başka bir subay durmaktadır.
    eh asteğmen olarak kışlada albaydan aşağısına çok fazla önem verilmez, gibi bir göt kalkıklığı mevcut olduğu için, pek fazla önemsenmez. ancak söz konusu kişi aniden asteğmenin yanına yaklaşır ve şubesini, görevini, vs sormaya başlar. halen yarbayla konuştuğunu zanneden eşek asteğmen ise hazırola bile geçmez, tekmil vermeden gayet havadan sudan konuşur gibi konuşmaya dalar. karşısındaki sözde yarbay hafiften iğneleyici sorular sormaya başlayınca da asteğmenimiz üst perdeden sallayarak öle laf sokulmaz böle laf sokulur tribine girmeye çalışır. ancak bir anlık baş hareketiyle karşısındakinin omzundaki 2 yıldızcığın yanındaki kılıçları * gören asteğmen allahını şaşırarak elindeki tepsiyi bırakır, hazırola geçer ve muma döner. acı içinde 3,5 atmakta ve kaderini beklemekte olan asteğmen, komutanın emir erine bağırmasından fırsat bulup kaybolur.
    daha sonraları da koridorlarda duvar dibinden hızlı hızlı kaçtığı rivayet edilir.

    (bkz: tümgeneral)
  • * iki ayağımız bir pabuca girmi$ vaziyette otobüse yeti$meye çalı$ırken arabayı park etmeye çalı$an babamın otopark giri$inde ben arabadan bavulu çıkarmaya çalı$ırken arkadan birinin geldiğini sandığı için hiç etrafına bakmadan gaza basıp tekerleğin önündeki ayağıma takoz muamelesi yapmasıyla bir an dur geliyor ve lat gibi olduğum yerde kalıyorum.(allahtan bot giymi$iz..) neden sonra iki büklüm vaziyetten kendimi kurtarıp annemin deh$etle açılmı$ falta$ı gözlerine odaklanmamla bağırmayı akıl edebiliyorum. babamın gayet rahat tıngır mıngır elinde park fi$iyle gelip "n'oldu ki" diye sorması dumur kıyılarına doğru bir yolculuğa çıkmama sebep oluyor. hayır eylemi gerçekle$tiren zat muhterem olmasa söylenecek laf belli ama ne alaka $imdi e$$eğin bilmemnesi, aile bağlarının sarsılması falan?
  • kafede çayın yanında getirilen kağıda sarılı şekerleri kül tablasına, kağıdını da çaya atmak. evet bunu yaptım.
  • bundan 3-4 sene öncesi, eski işyerimde geçmişti olay ; hani bazen şu paradoks olurya uykudan deli gibi firlarsin, saskinlik olur , işe geç kalinmiş bir telas icinde "nerdeyim - günlerden ney - niye yatiyorum ben halen " ; bu afallama ile geç kaldim ben yine dedim , firladim yataktan..nsl giyindim bilmem 5 dak. icinde sokakta buldum kendimi, işe çabuk yetişeyim diye acele ile babamin arabasinida alip sis bir havada yola çıktım, bastim gaza, hem acele ediyorum hem de yol buz tutmus gibi , kokuyorum da bir aksilik olucak diye trafikde.. ..işyerine geldim. güvenlik kapiyi acti ama bir tuaf da bakti bana.. ofise dogru ilerledim, kimseler yok etrafta..ne kdr sakin, ne iş derken..indim iceri girdim, kimseler yok.. manyaklaştim..masama gidip etrafa baktim ve o an anladim günlerden "cumartesi" günüydü, ve ben calişmiyordum haftasonları ..allahim ! ne yapicam , cikarken filan ne dicem , birden temizlikci gördü beni, " hayirdir" dedi, bende çaktirmiyacagiz ya
    " birsey unuttum çekmecemde, uzun yola gidiyorum , erken uğradim o yüzden zaten " , kem küm derken, sakin ve emin adimlarla ciktim disari.. güvenliktende cikarken, aciklama yapma ihtiyaci hissettim ayni mazeretimi söyledim ..bu salakligimi henüz aşan bir vukuatım olmadi :) kimsede bilmiyor..şimdi sen hariç. pşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşş !!!
  • aceleyle tuvalete girildiginde, klozet kapağını kaldırmadan işini görmek. yaşandı, utanıldı, bir saate yakın dezenfekte calisması yapıldı...
9866 entry daha