şükela:  tümü | bugün
  • hayatım boyunca yaptığım sakarlıklardan gerçekten en aptalıydı:

    4 sefer atıldığımız* askeri ihalenin 5. sine girdik. bu sefer herşey tamam hiçbir eksik yok derken 3 gün sonra ihale komisyonundaki yüzbaşı aradı. ihaleye giden arkadaşla ve ihale evraklarını hazırlayan benimle konuşmayı reddedip genel müdür ile görüşmek istediğini söyledi.

    genel müdür hemen yüzyüze görüşmek için yüzbaşının yanına gitti. üretici firmanın hangi ülkelerde üretim yaptığıyla ilgili (normalde ihalelerde istenmez) bir evrak ve cebelgesinin arkasındaki dışişleri onayı eksikmiş. şartnameyi yeterince incelememekten kaynaklanan bir durum.

    ce belgesini ankaradaki ofisimizden bulduk. diğer belge bizde varmış. ankaradan kargo ile evrakı göndermelerini istedik.

    gelen evrakı almak için plazanın alt katındaki depoya indim. kargo poşetini açtım. 2 adet poşet dosya içerisinde evrak vardı. biri ce belgesi diğeri de muhasebeye gönderilen evrak. sevinçle asansöre yöneldim. düğmeye bastım. asansör durdu. tam inerken elimdeki dosyalardan biri kayıp asansör boşluğuna düştü. neye uğradığımı şaşırdım. bakakaldım. sıkıştı mı arada zarar geldi mi diye düşünürken aklıma geldi, bana gelen evrak değildir belki dedim.

    elimdeki dosyaya baktım, baktım, baktım... 6. ihale olur mu, istifa yazısı metni, genel müdür, yüzbaşı geçti aklımdan...
  • "kediler masaya zıplayıp üstüne basabilir, kaldırayım bunu" deyip terzi makasını eline almak, fakat eller terli olduğu için makası ayağının üstüne düşürmek; ayaktan kanın epey hızlı aktığını görünce ise yer çekimi kurallarını unutup "atardamarı kestim" diye paniklemek ve oracıkta duran parça kumaşlardan biriyle tampon yapmak varken o ayakla banyoya* koşmaya çalışıp bir de evi cinayet mahalline çevirmek,

    şahsımın şahikası olmuştur.

    edit: imla
  • hatırlıyorum da bir keresinde lise zamanı haftasonu evi temizlemekte valideye yardım ederken, boyumun uzunluğu nedeniyle salon camını temizlemekle görevlendirilmiştim. perncere altındaki dar kısma ayağımı dayayıp, üst bölüme uzanıyordum. diğer ayağımla ise öndeki kanapenin oturma kısmından destek alıyordum. bir ara en tepeye uzanamadığımdan olsa gerek, ayağımı kanapenin başlığına koymak gafletinde bulundum.

    sonrası cama giren bir diz, oluk oluk akan kanı engellemeye çalışırken hafif şoka girme, on küsur dikiş ve acildeki genç hemşire ile kısa süren flört. peşisıra bana eşlik eden endişeli yakınlarım, olayın aslını orada anlatmasalardı daha uzun sürebilirdi belki lakin elden ne gelir?*
  • geçmiş zaman olur ki topa abanayım derken dizimle burnuma vurmam.
  • az evvel, 2 kilogramlık yoğurdu dolaba koymaya çalışırken, önce elimden kayması, yeniden tutmaya çalışırken kapağının açılması, saçlarıma, yüzüme, üzerime, dolabın çeşitli raflarına ve bölmelerine dökülmesi...

    dolaptan ve üzerimden akan yoğurtlarin halıya ve fayansa yayilmasi.