şükela:  tümü | bugün
  • zamanında güzel gelse de sonradan üzebilir. yapılan piçlikten sonra gelen hazzın psikolojik bir sebebi olmalı ama ne?

    bundan üç sene önce, bir öğrenci evindeyim. termodinamik ödevi yüzünden oradayım sözde ama dizi film izlemekle geçiyor vakit. bu arkadaşın evinde ömer adında çok saf bir çocuk var. gerçekten böyle çok temiz ve kimseye zararı dokunmayan biri.

    neyse efendim dizi film izlenirken sürekli çay koyuluyor. bunların evdeki çaydanlığın da o siyah tutacağı yok. o siyah tutacağın çaydanlık ile bağlantısını yapan metalden tutup dolduruyorlar. benim canım çok tatlıdır tamam ama yani cidden çok sıcaktı o metal. en fazla üç saniye dayanabiliyordum. bizimkiler ise alışmışlar. yirmi kişiye çay dağıtırlar o nasırlı ellerle.

    ben yine çaydanlıkla cebelleşirken bu ömer geldi. beni gördü ve gülmeye başladı. "lan bir de erkek olacan" ve "ne tatlı canın varmış" gibi söylemlerle beni sinirlendirmeye çalıştı. ben sinirlenen veya böyle şeyleri takan biri olmadığımdan, umrumda olmadı ama ömer'e yapabileceğim bir piçlik geldi aklıma.

    bir sonraki çay demlenirken, çaydanlığın yerini oynattım ve o tutulan demiri ateşin üstüne denk getirdim. on dakikadan fazla o şekilde kaldıktan sonra düzeltip, ömer'i çağırdım.

    "kanka çay yaptım da şimdi beş çay dolduramam ben, dökerim falan. bir yardım etsen"

    bu yüzünde bir gülümseme ile geldi. tam çaydanlığın yanına geldi "kanka nasıl yapıyorsunuz ya. vallahi çok sıcak yani. bir çaydan fazlasını dolduramıyorum amk. sizde de ne el varmış" dedim. yüzünde gururu okşanmış bir eda ve dudaklarında götü kalkmışlığın verdiği sırıtış ile "tabi lan ne sandın" diyerek çaydanlığı tuttu.

    yüzündeki o ifade saniyesinde yok oldu. ben de başına dikildim izliyorum ya nasıl yapacak diye, bırakamıyor da. kıpkırmızı oldu suratı. "ımpfıs ımpfıs" gibi susturuculu acı çığlıkları atarak da olsa, gözüne bir damla yaş da gelse, erkekliğine bok sürdürmemek için 5 çay doldurdu herif.

    ben gülmemek için kendimi nasıl tuttum bilmiyorum ama ömer mutfaktan çıktıktan sonra attığım kahkahayı hayatta unutamam.

    niye böyle saf bir çocuğa bunu yaptın derseniz "i felt like destroying something beautiful" diyebilirim.
  • uyuyan arkadaşın kıçına çiğ yumurta akı sürmek buna bir örnektir.

    uyandığında "ne yaptınız lan bana" demesinin keyfi ise anlatılmaz yaşanır.
  • yayalara, arabadayken adres sorup tam anlatırlarken kaçmak. peşimizden koşanlar olurdu. affetsinler, gençlik işte...
  • 2014 yılı sanırım.
    3 arkadaş evde demleniyoruz. canımız katmer çekti.
    bulunduğumuz eve yakın bir mekan var, 2 kişi çıktık gittik.
    saat gece 11 suları. neyse katmer istedik, şahıs da 30 dakika süreceğini söyledi.
    dedik beklemeyelim, 30 dakika sonra tekrar geliriz.
    siparişi verdik, adamın kartını aldık ve parayı da ödeyip çıktık.

    derken geçti 30 dakika. adamı aradık, 10 dakika sonra hazır dedi.
    3. arkadaşa dedik ki biz gittik siparişi verdik, sen de git bari al. gitti tabii.
    arkadaş evden çıkınca ben yine aradım mekanı:

    -katmer hazır mı?
    *abi özür dilerim 15 dakikaya kesin hazır dedi.
    -(alkollüyüm ve ziyadesiyle de munzurluk çökmüş üzerime. patlattım küfrü)
    sikerim senin yapacağın işi, dalga mı geçiyorsun benimle?bekle lan 5 dakikaya oradayım dedim ve yüzüne kapadım.

    arkadaş mekana varır varmaz bizim katmerler ne oldu demiş.
    adam merdaneyle kovalamış bizimkini.
    bu eve geldi ki nefes alıyor ama ağzından değil :)

    işin en komik tarafı arkadaşın dönünce yaptığı yorum oldu:
    *bi adam katmer ne oldu dedi diye merdaneyle kovalanır mı lan?
    ve biz kahkaha atmaktan uzunca bir süre cevap veremedik :)
  • yılını bile hatırlamıyorum ama asla unutamam. kurbanımız uzatmalı okulunu bitirecek artık son projesini teslim edip son dersini de verip mezun olacak. hocasına bir paket madlen çikolata almış, proje bilgisayarinda yüklü hazır. sabah çıkıp gidecek hocaya. önceki akşamda 2-3 arkadaşla birlikte kurbanın evindeyiz. adını sanını hatırlamadığım bir viski içiyoruz. kurbanımızın kız arkadaşı aradı bizimki de beyler ben 1-2 saate gelirim takılın dedi ve gitti :) tabii viskinin verdiği yetkiye dayanarak biz o çikolata kutusunu açmadan aralayarak biraz tırtıkladık. yani biz biraz sanıyorduk :)))
    sonra bilgisayarin masaüstü duvar kağıdını yüksek çözünürlüklü gay porn görseli ile süsledik. herşeyi aldığımız yere koyduk. viski bitti kurban gelmedi biz de çıktık gittik. kurbanımız da eve geç gelmiş sabah çikolata kutusunu ve bilgisayarını alıp gitmiş. :))) sonrasına biz şahit olmadık tabii ama dersi geçti sıkıntı yok :)))
  • iki arkadaş tatil için geldiğimiz bir şehirde minibüse bindik.içerisi tarikat gibi hacılar, hocalar doluşmuş nedense hepsi aynı minibüste.sadece biz iki dallama sevap point ortalamasını düşürüyoruz.derken yoldan bir gay geçiyor.bizim sufiler;

    -şuna bak (ayıplama ifadesi)
    -cehenne mi hiç mi düşünmezler?

    gibisinden hoşgörülü yorumlardan sonra biz iki fırıldak birbirimize bakıp gay taklidi yapmaya karar verdik doğaçlama olarak.

    b::ben
    a::arkadaş

    b: hayatımm eve yaklaştık mı?duramıyorum artık sıcaktan.
    a: nedeen canım?hava o kadar sıcak mı?
    b:yanıyoruum ya ben gavur gibiyim şuenda, ay çıkaracam vallahi üstümü başımı!

    kulaklar bizde şöförün sırıtışı dışında soğuk rüzgarlar hakim, çıt yok.

    a:çıkarma bak ben seni öyle görmeye dayanamam.

    gülmemek için zor duruyoruz.ayıplama ifadelerini arada sırada duymak şevkimizi arttırıyor.

    b:bensiz bir ay nasıl dayandıysan biraz daha bekle.
    a:sen nasıl dayanıyorsun.
    b:tedariğim sayesinde her zaman yanımda olmuyorsun...
    a: şuan yanında mı?
    b:evet neden kasislerde oyy diyorum sanıyorsun.

    telefon çalar.arayan sevgilidir.

    -ıhımm selamın aleyküm sevgilim.allahın izniyle varmak üzereyiz.
    -şöfeerrr bey indir bizi geldik, bunaldım sıcaktan.

    hocadan kısık sesle;
    -cehennemde sıcak.