*

şükela:  tümü | bugün
  • yakindan akrabasi olan kurumsal ırkçılık basligi altinda tartisilmis bir miktar, lakin yapisal irkcilik dar anlamda kullanilan kurumsal irkciliktan farkli bir kavram. kurumsal irkcilik, toplumdaki kurumsallasmis irkciliga isaret ederek yapisal irkcilik kavramina yaklassa da, genelde --ozellikle amerikan sosyolojisinde-- sirketlerin veya devlet kurumlarinin yaptigi ayrimciligi mimlemek icin kullaniliyor.

    yapisal irkcilik ise bireylerin veya tekil kurumlarin surda veya burda yaptigi munferit irkciliktan farkli olarak, ondan cok daha derine yerlesmis, toplumun isleyisinin en ince mekanizmalarina kadar nufuz etmis irkciligi anlamamiza yardimci olan bir kavram.

    abd'de miyoplugu hat safhadadir. kendisini bireysel olarak irkci olarak tanimlamayan, hatta kendisini irkcilik karsisinda konumlandiran bir cok insan, icinde balik oldugumuz toplumsal ekonomik deryaya ickin olarak isleyen irkciliktan bu sayede kendilerini muaf olarak tahayyul ederler. ben irkci degilim benim bir suru siyah arkadasim var tavrinin gozu derinden isleyen yapisal irkciligi gormez bir turlu.

    toplumun gundelik isleyisine ickinlesmis yapisal irkcilik ile savasmak icin halbuki benim siyah arkadaslarimin olmasi, nigger kelimesini bir beyaz irkcidan duydugum zaman tuylerimin diken diken olmasi yetmez. toplumun isleyisini topyekun donusturecek toplumsal mucadelelere girismem, ustume vazife olmayan tasin altina elimi sokmam gerekir.

    bahse konu yapisal irkciligin en bariz gostergesi amerikada ortalama bir siyah ve ortalama beyaz bir ailenin malvarligi karsilastirmasidir:
    ortalama beyaz bir ailenin her bir dolar malvarligina karsi ortalama siyah ailenin 10 cent malvarligi bulunmaktadir [*].

    eger farkli irksal gruplar altinda katogorilestirilen bireylerin derin, kopru kabul etmez biyolojik farkliliklari oldugu ve bu biyolojik ozellikler yuzunden asimetrik servet biriktirebilen, farkli potansiyellere sahip insanlar olduklari gibi bodozlama irkci bir pozisyona kendimizi konumlandirmayacaksak, bu servet farkliliginin yapisal sebepleri oldugunu teslim etmemiz gerekir.

    siyah fakirligini daha cok bir kent fenomeni olarak algilariz ya, amerikan tarim bakanliginin rakamlarina gore amerikada'ki kirsal toprak mulkiyet yapisi da yapisal irkciligin sonuclari acisindan muthis bir gosterge olusturuyor. buna gore abd'deki ozel mulkiyet altindaki kirsal topraklarin %96.2'si beyazlara ait. yuzolcum acisindan baktigimiz zaman abd kirsal alani topraklarinin %98.1'ine beyazlar sahip [**].

    butun bu avantajlara sahip olup, kusura bakmayin siyah arkadaslar biz irkci degiliz diyemezsin, adamin gotunden kan alirlar kamil kan.

    sivil haklar mucadelesi ile siyahlarin kazandigi "esit haklar" bir obama'nin amerikan baskani olmasina musade edebilir. ama o noktaya kadar gecen uc asir zarfinda surekli olarak irk ayrimi cercevesinde asimetrik gelismis sermaye birikimini tersine cevirmez. esit haklar, bir siyah ile bir beyazin piyasada hukuksal statu olarak esit kosullar altinda rekabet etmesini de saglayabilir. ama o zamana kadar suregelmis biriktirilmis beyaz zenginligin ve siyah sefaletin arasindaki ucurumun serbest piyasa kosullarinda daha da acilmasini engelleyemez. tersine, serbest piyasa varolan esitsizlikleri derinlestirip pekistirir. bu nokta aklina yatmayan varsa, kendisini serbest piyasa kosullari icerisinde bill gates ile bir mali veya hizmeti almak icin rekabet icinde hayal edebilir. bu durumda ozgur piyasanin var ettigi soyut bireysel esitligin nasil somut olarak gotte patladigi fantazi dunyanizda sekillenebilir.

    yani demem odur ki, mevcut kapitalist piyasa ekonomisinde yapisal irkciligi ve hem yarattigi hem beslendigi ekonomik esitsizligi cozmek mumkun degildir.