şükela:  tümü | bugün
  • bir çeşit karabasan.
  • iktisat alanında da ismi geçen bir akımdır aynı zamanda... geri kapitalist ülkelerin gelişmiş kapitalist ülkelerin hammadde tedarikçisi olduğu ve bu yüzden hammadde ihracatının yüksek vergi oranlarıyla frenlenmesi gibi fikirleri savunurlar. ekonomideki yüksek enflasyon gibi sorunların yapısal sebeplerden ötürü olduğunu belirtirler.

    ek: lula da silva'nın başkanlığında 2000'lerin başında brezilya'da kurulan "solcu" hükümetin ilk ekonomi sorumlusu olan celso furtado amcamız yapısalcılık düşüncesinin temsilcilerinden biri olup, fikirlerini bizzat uygulamaya koyma imkanı bulabilmiş nadir iktisatçılardandır. uyguladığı yapısalcı program brezilya ekonomisinin stabilizasyonunu sağlamıştır sağlamasına da, hala kimilerinin iddia ettiği gibi çin, hindistan ve brezilya imf'nin ve uluslararası para piyasalarının kontrolünü ele geçirebilmiş değildir. daha da açık net konuşmak gerekirse, çin, hindistan ve brezilya ekonomileri "şimdilik" cebri büyüme hamleleri gerçekleştiriyor olsalar da halen küresel emperyalist sömürü mekanizmasına göbeklerinden bağlıdırlar. yapısalcılık bağımlı ülkelerin gerçek sosyal sorunlarını görmezden gelmektektedir.

    bağımlılık yaklaşımı kapsamına giren çalışmaları okumak için brezilya ekonomisinin önümüzdeki dönemde yaşayacağı bir kriz sürecini beklemek gerekmez...

    (bkz: bağımlılık teorisi)
  • yapısalcılık, xx. yüzyılın ikinci yarısında dil, kültür, matematik, felsefe ve toplum analizinde en fazla kullanılan bir yaklaşım biçimidir.

    fransa'da gelişen ve temel bir gerçeklik olarak yapıya dayanan/yapı üzerine kurulan bilim teorisidir.

    çıkış noktasını, dilbilimden alan yapısalcılık, bu etki ile, insan bilimlerinin yöntemi olmuştur. gerçekliğin yapısını kavramada dili örnek alır, dil örneği insan davranışlarının tüm alanına, özellikle de toplumsal olaylara, belli bir yönteme uyularak, uygulanır.

    öte yandan, yapısalcı yöntem, ele aldığı konuyu, bütünleştiği yapı içine koyarak, sonra da daha geniş kapsamlı yapılar içine koyarak aydınlatmaya çalışır.

    yapısalcılığın tanımı çeşitli bilimlere göre farklı şekilde tanımlanmaktadır. bu teoriye göre, bütün kültürlerin temelinde yapısal benzerlikler vardır ve kültür birimleri arasındaki ilişkilerin çözümlenmesi insan düşüncesinin evrensel ilkelerine ışık tutabilir. bu kurama yönelik eleştiriler daha çok, kuramın sınanamayacağı ya da kanıtlanamayacağı ve tarihsel süreçleri gözardı ettiği gibi noktalar üzerinde toplanır.

    yapısalcı hareket, çerçevesinde insan davranışları ve olgular büyük sistem ve yargılar aracılığı ile incelenmeye ve açıklamaya çalışmıştır. yapısalcılığın en etkili olduğu alanlar dilbilim, göstergebilim ve antropolojidir.

    psikolojide bütünü kendisini oluşturan ögelere indirgemek gibi atomistik bir eğilime karşı çıkmıştır. güncel felsefi tartışmalara göre de yapısalcılık tarihsiliciliği ve hatta insana yönelik tüm kuramları sorgulamaktadır. jean piaget’e göre‘’ yapısalcılık bir yöntemdir. bir öğreti değildir.’’ ancak, öğretisel sonuçları çok olmuştur. bir yöntem olduğundan uygulanabilirliği kısıtlıdır. yapısalcılığın başlıca temsilcilerini şöyle sıralayabiliriz:dilbilimde, saussure, ve jakobson; ruhsal çözümlemede: j. lacan; felsefede, m. foucault.

    yapısalcılığın başlıca özellikleri:

    • bilgi insan tarafından oluşturulur.
    • bilgi sosyal olarak yapılandırılır.
    • bilgi deneyseldir.
  • işte bu denilebilen özet tanımı ' yapısalcılık, zaman ekseninde bağlanmış unsurları, bir yapının diğerine göre şekillenen kararlı pozisyonunu baz alarak bunların doğal ortamına bırakılmış ilişkiler bütünlüğündeki işleyişlerinin ve aynı anda farklılıklarıyla bir araya getirilmelerinin görünür kılınma çabası.'
  • bazı yanlış anlaşılan noktaları vardır bu teorinin ki can yakar;

    bu teoriye göre 'devlet' en önemli aktör değildir doğru, fakat devletin önemsiz olduğu sonucuna varmamalıyız çünkü devletin diğer uluslararası aktörlerle olan ilişkileri önemlidir.

    ayrıca yapısalcılık 'marxism' değildir. marx'ın fikirlerinden etkilenen bir teori olmasına rağmen birebir olarak marxism diyemeyiz.
  • international political economy'de marx'ın düşüncelerinin temel alındığı, perspektif.
    (bkz: structuralism)
  • en sevdiğim kuram türüdür, ve seveninin neden az olduğunu anlamamışımdır.

    ama bir yandan düşününce de sevilmemesinin, aslında bilinmemesinden öte geldiğini fark ettim bizim ülkemizde.

    keza yapısalcılık dil üzerinde, form, biçim üzerinde at koşturan bir kuram. oysa biz kendi edebiyatımıza baktığımızda yapısalcılık teorisinin uygulanabilirliğini ancak belki oğuz atay ve sonrası eserlerde görüyoruz. çünkü oğuz atay öncesi dönemlerde (belki yusuf atılganı da pas geçebiliriz) sosyal içerikli anadolu romanlarına rastlıyoruz, ki bunlar yapı bakımından daha standart, konu/anlam/verilmek istenen mesaj bakımından ağırlıklı/güçlü romanlardı.

    e ama oysa ki yapısalcılık adı üstünde "yapı" üzerinde duran, dilin söylemlerine, dil kullanımına, dilin sistemine inen bir kuram. yani bu da demek oluyor ki, bir eserde mühim olan dil sistematiğidir yani o metnin geçmişi, ötesi, berisi, yazarın hayatı mühim değildir. yani bir roland barthes deyimi ile yazarın ölümüdür öne çıkan. bizi yazar ilgilendirmez, bizi yazarın yazdığı ilgilendirir.

    benim en sık rastladığım kuram psikanaliz, bunu çok seviyoruz milletçe. fazla yoruma dayalı, fazla soyut, fazla "açık", ve bir noktadan sonra yazarın ve karakterin psikolojisine çok inildiğinde o sistematik yapının yadsındığını hissediyorum ben. bir yandan da yapısalcılığın da bazen metinin anlamından çok koptuğunu, dili soyutsallaştırdığını, dilin sosyal işlevinden uzaklaştığını hissediyorum.

    velhasıl, ben yapısalcılar kadar sistematik, ama psikanalitik teori kadar da yorumlamacı olmayan bir teorisyen arıyorum diyenlere dili toplumsal boyutları içinde ele alan şu ismi önerebilirim:

    mikhail bakhtin
  • başlıktaki tüm entryleri okuduğum halde annamadığım teori ya da yaklaşım. bir hayırsever yapısalcılık ve post yapısalcılık konusunda konuyu basite indirgeyerek, felsefe antropoloji ve dilbilim konusunda cahil birine anlatır gibi anlatırsa ilminin zekatından bi kuple vermiş olacak. cahilim zira.
  • konusu, insan zihninin yapisidir. insan zihninin temel ogelerini bulmak bu yaklasimin temel amacidir. "zihin nedir?" sorusunun cevabini arar. parca, yalin, salt ve oge anahtar kelimelerdir. hayatta deneyimledigimiz her sey onu meydana getiren kucuk parca ve ogelerden olusmaktadir. o yuzden, bu yaklasim parcacidir.