şükela:  tümü | bugün
  • orjinal adı la hojarasca olan roman.
  • hah'ta (2012) birgül oğuz'un belki uzaktan ve gevşek bir tanesi olduğundan eğik/italik yazmadığı, ama bir vesileyle tekrarladığı göndermesi yaprak fırtınası. burada marquez'den çok eylül'e, 12 eylül'e kıraat eyliyor. yandal çağrışımı ise nüfus müdürlüğü içindeki anlamsız kağıt, evrak trafiği yani kağıt fırtınası. bir karınca-yuvası-kafkaeski olarak devlet dairesi.

    (bkz: nuran akgören)
    (bkz: la hojarasca/@ibisile)
  • gidip bir ağaca sarılıp ağlamak ya da derdini fısıldamak eğer ki ağır gelirse yeşil cana, dökmeye başlar yapraklarını. bir yandan fısıldar bulutlara senin derdini, bulutlardan gözyaşı olur akar gamın kederin. rüzgâra der gizli elemini, rüzgâr eser de eser hüznünü saçarak ormana. yapraklar katar önüne, sürükler uzak diyarlara.

    yaralı bir kalpten, örselenmiş bir ruhun derinlerinden çıkar yaprak fırtınası.
  • bir gabriel garcia marquez kitabı.
    can yayınları, ekim 2014 basımı kapak tasarımı çok iyi.
  • marquez'in kısa bir çırpıda okunan romanı.yine büyüleyici bir dili var lakin doktorun ve köpoğlu'nun gizemi açığa çıksaydı keşke dedim kitabı bitirdikten sonra.
  • bir gabriel marquez novellası. bu eserin önemi; marquez’in yüzyıllık yalnızlık* isimli romanı dahil hemen hemen tüm sonraki eserlerinde olayların geçtiği macondo isimli düşsel kasabanın ilk yaratıldığı eserdir.

    ayrıca yüzyıllık yalnızlık’ı karışık kurgusu ve isim karmaşası nedeniyle sevmeyen ya da beğenmeyen kitap kurtlarını, dili ve kurgusuyla görece daha tatmin edeceğine inandığım güzel bir eser.
  • marquez' in büyülü, sıcak ve karmaşık dünyasını tabuta çakılan çivileri duyarcasına yansıtan roman. diğer bütün ölümlerden benim için farkı bir hekim ölümünün kurgunun tam göbeğinde yer alması. yaşatma ve ölüm kavramları bu tezatla daha da iyi verilmezdi.