şükela:  tümü | bugün
  • cunku onlar anlamıslık yukludur.
    yuzlerindeki her cizgide yasanmıslık vardır.

    ben yaralı insanları mutlandırmayı cok seviyorum.
    aynı dunyanın insanıyız, aynı dili konusuyoruz gibi hissediyorum.

    sevdicegime dedim ki "senin yaralarını iyilestiricem."
    bana dedi ki "benim yanımda en guclu olmak zorunda degilsin her daim. musade et ben senin yaralarını iyilestireyim."
    canım benim ya. kalp. -gulucuk-
  • doğrudur; yaralı insanlar en çok yaralarından tanır birbirini. kimileri birbirinin yarasını yalayarak iyileştirir; kimileri de iyileşene dek yalatır yarasını ötekine.

    ilkindenseniz şanlısınız, ne mutlu ikinize de. lakin ikincisindenseniz; kendi yaranıza bakmaksızın soluksuz yalamaktaysanız öbürünün yarasını; o yara iyileştiğinde ya siz başka bir yerinizden daha yaralanmış olacaksınız, ya da başka birini yaralamış olacaksınız hiç bilmeden.
  • sevmelerin en güzelidir. "bir daha asla duyamam" dediği 'güven'i, bir insana yeniden duyurabilmek nasıl bir şeydir, zor olmasına, her türlü cefasına rağmen ne huzur verici bir deneyimdir; yaralı insanları sevenler bilir.

    optimum koşulların halihazırda var olduğu bir ilişkiyi sahiplenmekte, yürütmekte ne vardır ki? o tür bir ilişki belki kişilerden bağımsız olarak ta zaten yaşanabilecektir.

    mühim olan yoktan var etmek değil midir? yaralı insanları sevmek, sevmelerin en ama en güzelidir; en hakikisidir. yaralı bir insanı severek; oluşması ihtimali devede kulak gibi gözüken bir ilişkiye niyet edilmiştir.

    ne mutlu istikrar gösterebilene, sevebilene, sevgisine sahip çıkabilene...
  • bulduğu ilk fırsatta yara aldığı yerin aynısını size açacak insandır.
  • hic supehiz ki insani acilar olgunlastirir. ve yine hic suphesiz ki tum insanlar olarak biz kendimize benzeyenlere cekiliriz.
  • bu acı gerçeği benden başkası söylemez. bu kadar açıksözlülüğü babanız yapmaz size -ki evet o yapmaz. hala nasıl dünyaya geldiğinizi, aşk gecelerini filan anlatmamıştır büyük ihtimalle. zaten meşk mi o ne ya diye gezer evde. varsa yoksa zeytinyağlı dolma yesin. masa üstünde atıştırmalık arasın. yok ama.

    ergen bireylerin yapacağı şeydir yaralı insan sevmek. çünkü üst akıl ürünü değil, nefis işidir. ve nedense bu yaralı insanların; güzel ve yakışıklı olanlarını da severiz ki değmeyin kendimize. güzel ve yakışıklı olanları sevip, çirkinlere acırız.

    ne kadar acıklı.
  • sadece yaralı insanların yapacağı bir iştir.

    yarasızlara göre mallıktır tabi. mallık olduğunu bilmek için zaten bir yaraya ihtiyaç vardır. asıl mallık, insanları hikayelerine göre değerlendirmeden yargılamaya kalkmaktır.
  • bence kendini affetmek, amac yararli olma hissi. tedavi ederken kendini iyilestirmek. bazen hic konusmadan susarak da anlamak.
    alinti: aci cekmemizin nedeni basimiza gelen degildir. basimiza gelenle ilgili kendimize soyledigimizdir.
    (bkz: pema chodron)
  • kendi yaralarımı hazmettikçe yaralarını sezebildiğim insanlara karşı hissettiğim duygu. hazmedemediklerimi gördükçe hazmedenlere bakıp yine hissettiğim duygu. yaraları olan insanın mazereti çoktur, kimisine göre haksızdır ve yoktur, ama bende kredisi çoktur.