şükela:  tümü | bugün
  • tamir ederim ben bunu deyip evim tüm tesisatını yakması.
  • scooter'ı kafama atması. bildiğin kafamı yardı.
  • üzerinden en az 15 sene geçti ama hala kendime gülerim...

    peder birayı çok sevmektedir... özellikle yazlıkta ortamda olduğundan her gece keyfe keder içmektedir... (bkz: iskenderun)

    bob küçüklükten beri dikkat ettiği şey... birayı önce bardağa direk döker bir parmak köpük olunca... bardağı yamuk tutar ve köpük yapmadan doldurur... 12 13 yaşlarında bob bunu işin raconu zanneder...

    bob üniversite'ye gidince aynen babası gibi davranır hatta arkadaşlarına ahkam keser... tabii baba bu ara birayı baya azaltır... konusu hiç geçmez...

    babanın artık az bira içtiği zamanlardan birinde... konusu geçer...

    baba yine az köpük yaptıktan bardağı yan tutar...

    bob: baba bu alışkanlığı nereden kaptın...
    baba: hangi alışkanlığı...
    bob: ya hep bir parmak köpük yapıyorsun... sonra dolduruyorsun birayı...
    baba: hadi ya...
    bob: bak şimdi de öyle yaptın...
    baba: yok ya unutup dolduruyordum... sonra lan köpük olacak diye aklıma geldi bardağı yamulttum...

    15 sene izlemişimdir... unutkanlığa bak a.q.
  • eve 2 dakikalık mesafedeyim babam arıyor meşgule atıyorum eve varınca
    +niye açmıyorsun telefonu, ya bir şey isteyeceksem ?
    diyor ertesi gün yine aynı şekilde bu sefer telefonu açıyorum.
    +nerdesin ?
    -eve varnak üzereyim.
    +madem yakınsın ne telefonu açıp kontörümü harcıyorsun ?
    -+×÷=%£
  • kız arkadaşımı ailemle tanıştırıyorum. tabi yarı resmi bir ortam oluşuyor evde. kısa süreli sessizlikler falan... o kısa sessizliklerin birini, babamın şu cümlesi yırtıyor:

    - ee tosuncuk, ne yapacak beşiktaş bu hafta?

    tosuncuk... evet... ne desem gg bakışı atıyorum kendisine ama yok, kaybetti kontrolü bir kere:

    - (kız arkadaşıma dönerek) çok sever bu beşiktaş'ı. daha altını bezlediğimiz zamanlar elinde bayrak, "betitat betitat" diye bağırır, dolanırdı evin içinde.

    "sana büyüdüğümü ispatlamak için illa getirdiğim kızın kucağında bir de çocuk mu olmalıydı?" dedim kızı uğurladıktan sonra. engelleyemediği kahkahasının arasında, "ne bileyim ulan, heyecanlandım biraz. sen öyle şaşıbeş bakınca da toparlarım belki diye devam ettim; olmadı." dedi ve gürültülü bir şekilde gülmeye devam etti.

    kız ne mi oldu? evlendik biz.*