şükela:  tümü | bugün
89 entry daha
  • ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafindaki güzelliklere bakiyormus. "evrim ne güzellikler yaratiyor!" diye düsünüp mest oluyormus. birden arkasinda kocaman bir ayi belirmis ve onu kovalamaya baslamis. adam bütün gücüyle kaçiyormus ama her arkasina bakista ayinin daha yaklasmis oldugunu farkediyormus. dakikalarca süren bir kaçisin sonunda adamin ayagi yerdeki dala takilmis, ayi adamin üzerine atlamis, pençesini kaldirmis. tam vurmaya hazirlanirken adam "allah!!!" diye bagirmis. bir anda zaman durmus, ayi donmus, ormandaki nehir bile akmaz olmus. bir anda orman kararmis ve gökyüzünden bir isik hüzmesi adamin üzerine parlamis. çok derinden gelen ilahi bir ses adama: "yillarca bana inanmadin, yaratilisi kozmik bir kazaya bagladin, sana bu durumda yardim etmemi mi istiyorsun? seni sevgili bir kulum mu saymaliyim?"demis. adam utanç içinde: "biliyorum bunca yildan sonra dindar biri olmayi istemem haksizlik, ama belki ayiyi dindar yapabilirsiniz." demis. ses: "peki." diye karsilik vermis ve isik kaybolmus. nehir tekrar akmaya
    baslamis. hersey eski haline dönmüs.ayi pençesini indirmis, iki pençesini de göge dogru çevirmis, ve konusmaya baslamis: "ya rabbi, senin rizkinla orucumu açiyorum, hamdolsun verdigin nimetlere"

    *
  • üç mahkum cezaevi yolundadir. her birine, hapiste gecirecekleri gunler icin bir esya getirilmesine izin
    verilmistir. otobuste, biri digerine doner ve sorar :
    - eeee sen ne getirdin ? diger mahkum bir boya kutusu cikarir ve bununla her seyi boyayabilecegini soyler.
    ikinci mahkum bir deste iskambil kagidi cikarir.
    - bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kagit oyunu oynayabilirim.
    üçüncü mahkuma merakla sorarlar :
    - sen ne getirdin ?
    adı temel olan üçüncü mahkum bir kutu cikarir ve gulerek :
    - bu orkidleri getirdim. der. diger iki mahkumun kafasi karismistir.
    merakla sorarlar :
    "bunlarla ne yapabilirsin ki?" temel siritir ve elindeki kutuyu gostererek,
    - kutuda yazdigina gore, bunlarla ata binebilir, yuzmeye gidebilir, hatta paten kayabilirmisim...
  • baskında yakalanan fahiseler o kadar çokmus ki karakola sigmamislar. disarida sira olmuslar. tek tek ifadeleri aliniyormus. yoldan geçen yasli bir nine uzun kuyrugu gorunce merak etmis ve ordaki
    fahiselerden birine sormus: "bu ne kuyrugu evladim!"
    kizlardan biri dalga geçerek: "nane sekeri kuyrugu nine" demis.
    nine mutlu olmus. "iyi çok severim, ben de alayim..." bu da girmis kuyruga.
    polis herkesin ifadesini aliyor ya, sira buna da gelmis tabiii. polis memuru karsisinda yasli basli kadini gorünce sasirmis.
    "nine sende mi yedin bu naneyi " diye çikisinca, yasli kadin hemen cevap vermis:
    "ah!! bende nerde o dis evladim. ben sadece emiyom!!!
  • donald rumsfeld ölmüş ve cennete gitmiş.. aziz peter'in karşisinda cennetin kapsinda dururken arkasinda saatlerle dolu çok büyük bir kapi görmüş ve sormuş:
    -"bu saatler ne böyle??"
    aziz peter cevap vermiş:
    -"bunlar yalan saatleri. dünayadaki herkesin bir yalan saati vardir. her yalan söyleyişinde saatteki ibre hareket eder..
    rumsfeld:
    -"o, peki bu kimin saati?"
    -"bu azize teresa'nin saaai.. ibre hiç bir zaman oynamadi, yani hiç yalan söylememiş..
    -"inanilmaz" demiş rumsfeld. "peki bu kimin saati??"
    aziz peter cevap vermiş:
    -"bu abraham lincoln'ün saati.ibre iki kez hareket etti, yani abraham tüm yaşaminda sadece iki kez yalan söyledi.."
    en sonunda rumsfeld dayanamamiş ve sormuş:
    -"peki bush'un saati nerede??"
    -"bush'un saati isa'nin ofisinde, isa onu vantilatör olarak kullaniyor.."
  • adamın biri trafik kazası geçirmiş, kazada pipisi kopmuş. kopan pipisini gömlek cebine koyduğu gibi koşa koşa doktora gitmiş.

    "doktor bey, doktor bey! pipim koptu!" diye bağırarak doktorun odasına girmiş. doktor, "durun, endişelenmeyin! organ yanınızda ise yerine dikebiliriz" demiş. adam "ahanda buradadır doktor bey" demiş ve elini gömlek cebine atarak, çıkanı doktora uzatmış.

    doktor adamın kendisine uzattığına bakmış: "iyi ama bunu nasıl dikeriz bu tadelle" demiş. adam şaşkınlık içinde kalakalmış: "desene doktor bey, yarraaa yedik..."
  • soguk bir kutup gecesinde yavru kutup ayisi annesine yaklasarak;
    - annee, ben kutup ayisi miyim?
    - evet oglum
    - peki anneee sen de kutup ayisi misin?
    - evet oglum.
    - peki anneee babam da kutup ayisi mi?
    - tabii ki oglum.
    - peki anneee dedem, dedemin dedeleri falan hepsi kutup ayisi miydi?
    - evet oglum hepsi kutup ayisiydi...
    - yani sülalemizde bi karisiklik falan yok di mi anne?
    - yok tabi oglum hepimiz kutup ayisiydik, niye soruyorsun?
    - donuyoruummmm anasini satiyim.. donuyorummmmm!..
  • ortaokul ogrencisi kahramanimiz, babasina sorar:
    - baba, okulda ders verdiler, "politika nedir", anlatmamiz lazim. nedir politika?

    baba oglunun yasina uygun bir formul bulur:

    -bak yavrum, simdi su kelimeleri iyice aklinda tut... ben ucretli calisiyorum, buna kapitalizm diyoruz. parayi nasil harcayacagimiza annen karar veriyor, ona hukumet de. hepimiz aslinda senin icin cabaliyoruz, sen halk'sin. bebek kardesine bakan dadin, isci sinifi. kardesini de gelecek diye dusun. simdi bunlari boyle ezberle, yarin kahvaltida sana politikayi anlatirim.

    oglan bunlari ezberler, aksam olur, herkes yatar.gece bizimki, kardesi kucuk bebegin aglamasiyla uyanir. gider bebegin odasina, bebek altini kirletilmis aglamaktadir. annesinin odasine girer, annesi derin bir uyku
    cekmektedir, uyanmaz. dadinin odasina gider, bir bakar ki, babasi dadisiyla
    ayni yatakta, "bebek agliyor" demesine hic aldiris eden bir halleri yok.
    bizimkisi gerisin geriye doner, yatar...

    ertesi sabah kahvaltida babasina,
    "baba ben politika neymis anladim" der. babasi "neymis soyle bakalim" diye sorunca anlatir:
    "kapitalizm, isci sinifini beceriyor. bu arada hukumet uyuyor. halk kimsenin umurunda degil. ve de gelecek bok icinde..."
  • afyonlu terzi sadik ustanin erkek cocugu olmamaktadir. bir gece icerken, sitemle karisik "tanrim, erkek cocugum olursa, birine arkadan verecegim" der . 9 ay sonra erkek cocugu olur. verdigi soz aklina gelir. yapacak bir sey yoktur. g.t elden gidecek.. fakat kimsenin duymamasi, bilmemesi icin uzak diyarlarda dag basinda bir kör
    coban bulur.durumu anlatir.,coban kabul eder ve bizimkini bir guzel becerir,tam ayrilirken:
    kör coban :güle güle afyonlu terzi sadik usta der.bizimki sasirir.nereden anladin, nasil tanidin beni diye sorar.kör coban:"körum ama duyularim körelmedi, yerinde.pantolonu cikarirken dikislerin muntazam oldugunu farkedince terzi oldugunu anladim. sözüne de cok sadiksin, adin sadik olmali" der. adam;"peki afyonlu olduğumu nereden bildin ?" diye sorunca, çoban:"eee sadikcim,g.t de kaymak gibiydi"
2069 entry daha