şükela:  tümü | bugün
  • marvel comics lisanslı ürünleri satan halı satış mağazalarından birine gelen şikayet bunlardan biridir efendim.

    haklı müşteri : halılarınız ip atıyor efendim.
    müşteri hizmetleri : bu halının ip atması kadar doğal ne olabilir efendim.
    haklı müşteri :

    ee ne var bunda. ahanda halı
  • pikatel müşteri hizmetleri yetkilisi ile aramda geçen diyalog:

    - iyi günler beyefendi. internet sağlayıcı firmam bana sizin modeminizi hediye etti. fakat her elektrik gidip geldiğinde şifrelerim sıfırlanıyor. yani modem kendi kendini resetliyor.
    + evet. olabilir. bir güç adaptörü alıp bu sorunu halledebilirsiniz.
    - ama diğer modemlerde bu sorun yaşanmıyor? sonuçta bu normal bir durum değil.
    + evet ama elektriğin gidip gelmesi de normal değil. onu nasıl normal kabul ediyorsanız bunu da normal kabul etmelisiniz.
    - ahah. nasıl ya? sizin bütün modemleriniz bu şekilde mi peki?
    + hayır. bu modemden piyasada 10.000 tane varsa, 100 tanesinde bu sorun olabilir.
    - yani o 100 tanesi bozuk demek bu?
    + öyle de diyebiliriz.
    - o zaman neden modemimi değiştirmek yerine bana güç adaptörü almamı öneriyorsunuz?
    + eeee.. siz gönderin teknik birimimiz incelesin 15 gün içinde size dönüş yapalım o zaman..
  • (bkz: #22495441)
  • izlanda'daki eyjafjallajökull yanardagi patladigince ve cikan kuller 6 bin 700 metreye ulastiginda dogal olarak ucuslar iptal oldu. dhl expressi arayan bir musterinin geciken paketi icin aradiginda sordugu soru: "birsey yapamiyor musunuz siz bu daga? yapmaniz lazim ama..."
  • uni express kozmetik müşteri hizmetlerini arayınca ortaya çıkabilecek (hayali) bir diyalog şöyle ki:

    +uni express, ben fulya, buradan size nasıl yardımcı olabilirim? (hanım abla sabah işe yeni başlamanın verdiği pozitif enerji-sinerji ojeli ve cilalı tırnaklar ile marshall yardımı hariç her türlü yardımı yapmaya hazırdır )
    - aloo... bacım okul otobüsü mü? (ufo gören masum köylü kıvamındaki vatandaşımız çocuğuna uygun fiyata okul servisi aramaktadır, nette bakmıştır google aramalar – express – schoolbus) fiyatları da gayet uygundur 3-4 lira civarı.
    + hayır efendim uni express , nasıl yardımcı olabilirim?
    - bak şimdi bacım, sıkulbas filan demişsiniz onçün şeyttim. benim sıpalar bıldır mektebe başlayanda. bizim ordan okula zabahınan servis neyim varmı acep? (üç çocuk babasıdır. çocuklar arasında ortalama dokuzar ay yaş farkı vardır, 6-7-7 yaşlarındadır veletler. tek tek masraflı olmasın diye okula bu sene toptan yazdırmak istemiştir. zaten kuru gıdayı da toptancı halinden almaktadır.)
    + beyfendi biz kişisel bakım ürünleri sektöründe faaliyet gösteren bir firmayız. size nasıl yardımcı olabilirim? (abla yardımcı olacak ama henüz okul otobüsü ile uni express arasındaki bağlantıyı çakozlayamadı.)
    - he bacım bi yardımcı olsan. en son ne olur? üç dene bebe okutuyom bak. (dördüncü yoldadır, abimiz elinde kare as varmış gibi pazarlık yapacaktır lakin henüz son kartını oynamamıştır.)
    + beyfendi, perakende olarak satışlarımız x.xxtl toptan siparişlerde ise x.yytl artı kdv. ayrıca kargo ile kapıda ödeme hizmeti de mevcuttur.
    - kapıya gadar ha! iyiymiş valla. üçünü de yazdıracam ben toptan olsun.
    + fakat toptan fiyatlarımız en az 10 ürün siparişi için geçerlidir.
    - ne diyon bacım sen! üç dene büyütene kadar imanım gevredi zati. on tane yapam da sen mi bakan?
    + beyefendi yanlış anladınız galiba. size biraz izah edeyim. avrupadan ithal olan ürünlerimiz genel olarak hanımlara hitap etmektedir. eşiniz için sipariş edebilirsiniz. (abla manzarayı hafif çakozlamıştır, fakat vahşi kapitalizmin kazan-kazan daha çok kazan, yalnız sen kazan hep kazan mantığıyla hazır saf bir yurdum insanı bulmuşken ürün pazarlamaya çalışacaktır lakin az sonra yiyeceği ayarı bilmemektedir.)
    - eşim mi ne eşi? benim eşim yok ki bacı! ekiz falan değilim ben. anam benden önce ekiz gebeymiş de düşürmüş işte garip anam.
    + (abla biraz sinirlenir, bundan bi nane çıkmaz ama son bi gayret der) beyefendi yani eşiniz, çocuklarınızın annesi…
    - ha gurban, bizim avradı deyon sen! o naapsın otobusu servisi. evde akşama gadar…
    + kusura bakmayın beyefendi yanlış numara. (iç ses: sabah sabah neden hep denyolar bana denk gelir ki! te allaam… neskafem de soğumuş, allahın belası herif…)
    - bacım 0216789785567676 uni sexperisi deel mi orası?
    + beyefendi uni sexpiresi değil uni express, yanlış numara…
    - ne yanlışı bacım ahan da sizin numara uni sexperisi 0216789785567676 aradım işte. alooo peri, şey, pirayee miydin neydin adın neyim neydi senin yaff?
    +beyefendi ben sizi halkla ilişkiler departmanına bağlıyorum, tüm departmanlarımızla yaptığınız görüşmeler müşteri memnuniyeti ilkesi gereğince kaydedilmektedir.
    - bak helee.. aplaaaa… şincik bu kayıt neyim oluyo da hepiniz dinliyonuz mu? (adamımız bu noktada “dostum seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım” moduna girmiştir.)
    + evet aynen öyle beyefendi, şimdi lütfen beklemede kalın ilgili departmana aktarıyorum. (iç ses: akşam bunu ekşi’de yazabilirim “bi siktir git dedirten şeyler” diye)
    - aplaa… tüp lazım mı tüpp?...
    + ne tüpü be kardeşim manyak mısın sen?!...
    - ğunagodumun ablası….. dıt dıt dııttt…
  • açık veren müşteri temsilcilerinin üzerine gidilmesiyle oluşmaları muhtemel diyaloglardır.

    müşteri altı ay önce kontratlı aldığı iphone 4'ü ile denize girmiş, uzun uzun yüzmüş, midye falan çıkarmış, akabinde kahrolup hayata küsmüştür. yapılan araştırmalar sonucu yapılabilecek en iyi şeyin telefonu tatlı su ile yıkayıp pirince yatırmak olduğu öğrenilmiştir. pek ümit olmasa da en azından elden gelen yapılmış bir halde bir hafta sonra distribütör firmanın müşteri hizmetleri aranır.

    müşteri: iyi günler, ben telefonumu tuzlu suya "düşürdüm". ardından hemen tatlı suyla yıkayıp pirincin içine koydum. bir haftadır öyle duruyor. sizce çalıştırmayı denemeli miyim yoksa biraz daha beklememi mi tavsiye edersiniz?

    temsilci: yani bilmem ki, bir deneyin bakalım. bize getirseniz biz de aynısını yapacağız sonuçta.

    m: peki telefonun çalışmaması durumunda hafızasını kurtarmamız mümkün olur mu?

    t: telefon çalışmazsa hafızasını kurtaramayız maalesef.

    m: telefon çalışırsa hafızasını kendim de kurtarabilirim zaten. hatta kurtarmama gerek kalmamış olur.

    t: yani işte telefon çalışmıyorsa hafızasını kurtaramıyoruz biz.

    m: peki ne gibi durumlarda hafızasını kurtarabiliyorsunuz? hafızanın başka ne gibi durumlarda kurtulmaya ihtiyacı olabiliyor?

    t: yani şey... hafıza kurtarmak için...

    m: genel olarak pek bir şey yapmıyorsunuz yani?

    t: ...

    m: peki, teşekkür ederim.

    t: rica ederim.
  • + müşteri numaranızı alabilir miyim?
    - tamam söyliim, ama sağdan sola mı soldan sağa mı?

    + (iç ses) siz bi baştan bi sondan söyleyin, biz burda farklı bi algoritma ile çözümlüyoruz zaten eğlence oluyor
    + (dış ses) soldan sağa lütfen hanımefendi.

    - taam peki o zamaaağnn 123..

    (bkz: allahım sana geliyorum)
  • + iyi günler, yaban tv'den arıyoruz
    - buyrun
    + daha önce av yeleği almışsınız, yeni kampanya bla bla...
    - kendime değil kardeşim için alındı.
    + peki siz istemez misiniz?
    - teşekkür ederim istemiyorum
    + neden? belki kardeşinizden siz de heves etmişsinizdir?
    - hayvanların öldürülmesine karşıyım. özellikle kanatlı olanların
    + bippppppppppp (kapalı telefon sesi)
  • bilgisayar firmasına müşteri giriyor ve görevli ile diyalog şöyle gelişiyor:

    görevli: buyurun efendim, nasıl yardımcı olabilirim?

    müşteri: dün aldığım modem arızalı çıktı. paramı istiyorum.

    görevli: peki arızası nedir? telafi edelim.

    müşteri: bu modem küfrediyor.

    görevli: ???

    müşteri: dava bile edebilirim.

    görevli: nasıl yani?

    müşteri: nasıl olacak? bağlanıyorum, basbayağı ana avrat küfrediyor.

    görevli: olamaz efendim!

    müşteri: oluyor!!! (iyice kızmış)

    görevli: ama bu cihazın teybi hoparlörü filan yok!

    müşteri: oluyor diyorsam oluyor işte.

    bu şekilde yaklaşık 10 dakika devam eden hararetli konuşma sonunda, görevli iyice bağlantı-kullanım detaylarına iniyor. görevli sonunda “0 8222 xxx xx xx” olarak girmesi gereken bağlantı ayarlarında, vatandaşın “0 822” bölümünü yazmadığı, dolayısıyla alan numarasından sonraki numaranın isabet ettiği şanssız bir sabit telefon kullanıcısını bütün gece arayıp elektronik seslerle canından bezdirerek küfür ettirdiğini; küfründe doğal olarak bilgisayarın hoparlöründen geldiği ortaya çıkarıyor.

    eski bir diyalog ama kenarda köşede dursun. dial-up modem zamanını her hatırladığımda aklıma gelir. birde paralel telefonu açan annenin dedikodusunun bilgisayardan yankılanması durumu var tabi. hey gidi günler hey...
  • şüphesiz ki ali dalyan tuncay'ın başından geçen diyalogdur.

    http://www.youtube.com/watch?v=ns5z6ronwhc