şükela:  tümü | bugün
  • okuyucuyu yaran ya da yarmanin esigine getiren olaylardir. yarma eylemini illa olayin kendisinin gerceklestirmesi gerekmez, tastabi onu kaleme alan da gerceklestirebilir.
    ornek: #3599489 (bkz: ssg hawaii'de)
  • yili hatirlamiyorum. ama matrixin ilk filmnin cikisiyla ayni zamana tekabul ediyo olsa gerek. besiktastan kadikoye gecmekteyimdir. vapur yanasmak uzeredir. o ara stajyer bir tiki kardesimizin telefonu calar. cebinden nokia 7110 cikarir bir adet. malum yeni cikmistir ve matrixten esinlenerek tek klike bagli bir kapak koyulmustur uzerine. eleman morpheustan telefon bekleyen neo edasi ile telefonu cikarir, arayana bakar ve acmak uzere dugmeye basar. alo demesine firsat birakmadan dugmeye basis ile matrix kapak denizin buz gibi sularina gomulur. insanlar yarilir.

    (bkz: based on a true story)
  • yıl 1990 lar
    anadolunun bir köyünde bir arazi davası oluyor,arazide keşif yapılması gerekiyor.
    bayan hakim ve avukatlar keşif yapıyolar.keşiften sonra davalı amcam yemek veriyor.yemekte tulum peyniri de var ve bayan hakim peynire bayılıyor.diyor ki peynir cok güzelmis,harikaymıs falan filan.
    bunun uzerine davalı amcam gayet samimi bi sekilde diyor ki:
    merak etme hakime hanım,şu dava hayırlısıyla bitsin, ben güze sana nah boyle bi gıllı(eliyle tarif ederek) basarım.
  • idef fuarında alman pavyonunda yaşanmıştır. sergilenmekte olan zırhlı keşif aracı ilgililer rahatça ineceleyebilsin diye kapısı kilitlenmemiş halde durmaktadır. idef fuarına anlamsızca akın eden yurdum insanı da nedense aracın içine binip aracı incelemektedir. bu sırada aracın motoru acaip bir gürültüyle bir anda çalışmaya başlar. herkes noluyo diye ayağa fırlar. aslında bir şey olduğu yoktur. amcanın biri "ne işe yarıyo acaba bu düğme" diyerekten önüne gelen bir düğmeye başmıştır.
  • 3 erkek ve erkeklerden birinin kız arkadaşı denizde çiminilmektedir. yanında sevgilisi olan arkadaş sevgilisini kucağında taşımaktadır, bu arada diğer iki elemanımızın sevgilileri denizde değildir. o sırada güzel bi kız geçer ve elemanlardan biri "lan hadi gidelim şu cıbırla tanışalım" der bunu diğer erkeklerde onaylarken hatun kişiden "üçünüzünde başı bağlı oturun yerinizde kuzu kuzu" tepkisi gelir. bunun üzerine elemanlar sırayla sevgililerinin adlarını çığırır ve "bak hani nerde sevgilim?" tepkisi verilir. en son arkadaşın kucağında olan sevgilinin adı çığırılır ve arkadaşımız sevgilisini kucağından fırlatır ve "aaa sevgilim nerde??" tepkisinin ardından cıbırın peşinden gidilir....
  • hastane odasına hemşire girer ve bik bik bik ötmeye başlar:
    - ben psikoloji okudum, freud okudum goethe okudum...*
    sonrasında konu müziğe gelir:
    - flamingo*dinlerdim üniversitedeyken...
    konuşma çığırından çıkmıştır. cd player'a bağladığımız elephant* marka küçük* hoparlörlerden gelen sesi duyar ve:
    - aa bu sesler apörlörden mi geliyor...*
    der ve 2 arkadaşım kendini odadan zor atmıştır. ben ise cama dönüp kopmamak için kendimi zor tutarım ancak pek tabi hemşire olacak kişi çakmıştır olayı ama bize ne olup yarılırız ortamda.

    sonuç olarak:
    goethe okudum, apörlörden flamingo dinledim...
  • coğrafya hocası tahtaya gelişigüzel bir türkiye haritası çizer*. dalga geçmek isteyen bir öğrenci:
    - hocam siz ne kadar güzel çiziyorsunuz! kikir kikir!
    - bilmiyor musun, ben eskiden kestaneciydim.
    sonra sınıf kopar ama eleman anlamadığı için derin lafı, mal mal bakınmaktadır.
  • izmir fuarında yorgunluktan bitap bir sekilde kaldırıma cökmus otururken, az ilerde arkadaslarıyla oynasan bir ufaklıgın sacları uzun arkadasa arkadan sarılmak uzere anne diyerek yaklasması akabinde arkadasın noluyo lan diye donmesi uzerine korkmus bi halde anneeeeaaa diye bagırarak uzaklasması.
  • seneler önce ehliyet için direksiyon dersindeyken, arabada hoca, 1 kız öğrenci ve 3 erkek (3'ümüz de arkadaş) bulunuyordu. hoca atıp tutuyor, biliyorum kralım ayaklarına yatıyor konuşma tarzı ve hareketleri ile bizi yardırıyordu. debriyaj kavramasından bahsetmeye başladı, kısa bir süre sonra direksiyondaki kıza:
    - kavramadan kaldıramazsın, dedi. tabi biz orada yarılıverdik, kapıları açıp şarampolden yuvarlayacaktık kendimizi.