şükela:  tümü | bugün
  • bir tespit.

    "tanrı varsa neden bu kadar kötülük var?", "tanrı varsa bana/ona neden acı çektiriyor?", "tanrı acı çektirmekten zevk alıyor." gibi ifadeler sonucu aklıma düştü.

    evet zevk alabilir bunda ne var?

    şimdi atayızlığı bir kenara bırakıp tanrının var olduğunu düşünerek devam edelim. genel kabul gören tanrı anlayışına göre bu yaratıcı hayal dahi edemeyeceğimiz üstün özelliklere sahip. her şeyi yapmaya muktedir. buralar hep onun. dolayısıyla istediğini yapar mı? yapar. bizler en fazla buna öfkeleniriz. adaletsiz olduğunu düşünürüz. ancak yine de boyun eğmek ya da boyun eğmezsek sonuçlarına katlanmak mecburiyetindeyiz.

    tanrı hep iyilik timsali olarak görülse de burada bahsettiğim tam tersine kötü ve güçlü bir kabadayı gibi. bu kabadayı gelip sırf canı istediği için iki tokat atar mı? atabilir. güçsüz insanın güçlü kabadayı karşısında iki seçeneği vardır: kabadayıya itaat etmek ya da başkaldırıp dayak yemek.

    inanışlarda genelde iyi yönleriyle ele alınan bu varlığın iyi olmak gibi bir mecburiyeti yok. bu iyiliği kim uydurdu arkadaşım? biz tanrının kötü olduğunu düşünürsek yine ona boyun eğmek veya isyanımızın sonucuna katlanmaktan başka şansımız kalmıyor.

    örneğin benim elimde oyuncak, parmak kadar bir adam var. ben bu parmak adama göre son derece üstün bir varlığım ve onu üreten, kullanan, sahibi olan kişiyim. şimdi ben bu parmak adamı ister evin bir köşesine süs olarak koyarım istersem havaya atıp tutarım. çok canım sıkılıyorsa sağını solunu kopartabilir, yakabilirim de. bu yaptıklarım için oyuncak adam bana hesap sorabilir mi? hayır.
    sen kimsin ya? derim. oyuncak adam benim ne kadar umrumda olur?

    işte biz en üstün varlık tanrıya göre oyuncak kadar değeri olmayan insanlar olarak onun ne kadar umrunda olabiliriz? şayet bizi o yaratmışsa istediği gibi oynama hakkına sahiptir. kalkıp yaratıcıya indir o elini deme lüksümüz var mı?

    zor ama tanrı olduğunuzu düşünün. önce insan yaratıp sonra tüm uğraşınız o insanların iyi yaşamaları mı olacak, yoksa insan yaratıp zevkine onlarla oynayacak mısınız?

    şahsen ben daha eğlenceli olan ikinciyi yapardım. benim malım değil misiniz ? istediğimi yaparım. benim gözümde toz bile değilsiniz sonuçta.* ne kadar abuk sabuk olsam da benimsiniz, benim kontrolümdesiniz ve dediklerimi yapmak zorundasınız. mesela her gece 4.03'te kalkıp üç kere zıplayın ve geri yatın diye kural koyabilirim ya da günde 5 bidon suyu iki sokak öteye taşıyıp sonra geri getirip lavaboya dökün diyebilir, yapmayanları cezalandırabilirdim. bu sizi çıldırtabilir ancak uymayıp ne yapacaksınız sayın köleler? *burada aklınıza insanların çektiği türlü acılar gelebilir. ancak unutmayın ki bir böceğin çektiği acılar, böceklerin dertleri falan insanın ne kadar umrundaysa, insanın acısı da tanrının o kadar umrunda olacaktır. en son ne zaman bir sinekle empati yaptınız ki?

    bir düşünün. birçok insan tanrı olsa eminim şu anki tanrıları mumla aratır. şimdikiler yine iyi. * özetle tanrının kötü olması bir inanmama gerekçesi olarak mantıklı olmayacaktır.

    düzenleme: arkadaş özet geçmiş. evet bunu diyorum işte. ne yapacaksın ki?

    (bkz: #68264605)
  • şeytanın kötü (antagonist manasında) olmak zorunda olmaması gibidir.
    (bkz: luciferianism)
  • hep düşündüğüm ihtimal. ben olsam din gönderip kıllığına inananı cehenneme atarım.
  • kapa çeneni kınalı yapıncak.
  • aslına bakarsanız kulağa luciferianism ve teistik satanizm' i çağrıştıran bir düşünce.
    özellikle teistik satanizm şu an var olan tanrının kötü, şeytanın ise iyi olan taraf olduğuna inanır..
    luciferianism'de ise işler biraz daha farklı ama temel olarak benzerlikleri var.
  • yaratıcının her şeye kadir olması durumunda, kendi içinde tutarlı bir durumdur.

    omnipotent, omniscient, omnipresent bir tanrı hiçbir şeye zorunlu olamaz. zorunluluğu olsa o şekilde tanımlanan bir tanrı olması mümkün olmazdı çünkü.

    ancak yaratıcının her şeye kadir olması da zorunlu değildir, semavi dinlerde durum budur, ancak insanlık tarihinde bahsi geçen her yaratıcı figürü her şeye kadir değildir.
  • yok yani ne diyebilirsin ki. düşün ölüyorsun yüz yıllardır insan oğlunun sormakta olduğu soru ile tanrının huzuruna çıkmışsın , ben sefil bir hayat sürdüm, talihim hiç gülmedi, tüm işlerim ters gitti, evlat acısı yaşadım, yetim kaldım, öksüz kaldım, neden? tüm bunlar neden?, bizi neden yarattın? tanrıdan beklenen o cevap geliyor "çünkü canım öyle istedi, itirazın mı var yarraaam" diyor. ne diyebilirsin ki, ne yapabilirsin? göt gibi kalırsın, sonra şeytana döner onursuzluğundan utanırsın şeytanın onurunun yanında.
  • düşününce çok derinlere inen, kafa bırakmayan paradoks.

    sınırsız güç sahibi hiçbir kurala, tanıma tabi değildir aslında. iyiyi de kötüyü de yaratan istediği şeyi başka bir düzende tam tersi olarak tanımlayabilir. mesela dürüst olmak kötü olur ve kendisi en dürüst olmayan olur. o zaman kendi verdiği sözün de bir manası kalmaz. cennet, cehennem, huri, zebani olmak zorunda olmaz.

    böyle bir tanrı tanımı islam ile örtüşmez ama islam'ın tanımı ile allah'ı sınırlamak yine her şeye gücü yeten sıfatıyla çelişebilir. paradoksların en dibine gelinince bir çay molası verilir.

    siz nasıl bilirseniz, allah size öyle yaklaşır anlamında bir ayet ya da hadis vardı. sonuç olarak iyi olmak ve iyi olana inanmak dışında bir seçeneğiniz yok.

    edit: "ben kulunun zannı üzereyim" kudsi hadis mesajı geldi bekaramauygundegilim'den

    bir de adam haklı beyler
  • tanrıyı küçük beyinlerimizle algılamaya çalışmamız ve bir kalıba sokmaya çalışmamız bizi hep bu tür düşüncelere sevk ediyor.

    dişi bir tanrı düşününce tuhaf oluyor musun? oysa erkek tanrı gayet normal geliyor değil mi? peki tanrının aslında bir cinsiyeti, şekli, kokusu veya rengi olmadığını hiç düşündün mü? muhtemelen asıl gerçek olan bu bilgiyi hiç düşünmedin.

    ıyilik ve kötülük nedir? mesela bir virüs vücuduna giriyor ve yaşamını devam ettirmek istiyor ama sen onu fark edince yok ediyorsun. bu seni iyi mi yapar kötü mü? ne kadar geneli görebiliyoruz, ne kadar makro boyutta plan yapabiliyoruz? tanrı da bizim gibi mi hareket ediyor?

    tanrıyı anlamaya çalışmıyoruz bence. biz tanrı gibi düşünmeye çalışıyoruz ki düşünmek bir insan eylemidir. tanrı ise insan değildir.

    edit: konuyla alakalı epey mesaj aldım. tanrıyı nasıl tanımlamalıyız gibi bir sorun var genel olarak. önce kendimizi ve çevremizi tanimlamaya çalışmalıyız. fakat bunu da sorgulamayı düşünmediğimiz gerçeklik algısı ile değil, daha farklı bilgi ve metodlar ile yapmalıyız ki gerçeğe bir adım daha yaklaşalım. aşağıdaki videolardan faydalanabilirsiniz umarım

    her şey enerjiden oluşmuş ancak biz bunu fark edemiyorken, tanrıyı bulutların üzerinde oturan yaşlı bir dede gibi hayal etmek normal ama gerçekçi değildir.

    gerçek nedir

    yaşam bir simülasyon mu?

    bilmediğiniz çok şey var

    basit anlatımla genel açıklama