şükela:  tümü | bugün
  • yardim etmekten haz duymak.. ba$kasini kendine mute$ekkir etmekle saglanan ego tatmini.. yardim ederek iyi bir insan oldugunu kendine kanitlama cabasinin yerle$mi$ saglam psikolojisi..
  • yardımseverlik mi? o da ne. 21.yüzyılda enayilik diyoruz ona tatlımmm.
    akıllı ol,öperler.
  • çoğu kez sahtedir.
    "gerçek yüce gönüllülük sahte yardımseverliği besleyen nedenleri yok etme mücadelesinin ta kendisidir. sahte yardımseverlik korku içindekileri, boyun eğdirilmişleri, hayatın reddedilmişlerini, titrek ellerle avuç açmak zorunda bırakır" *
  • yardım ederken de dikkatli olunması gerektiği ile ilgili bir karikatürü de vardır.
  • güzel bir şeydir. alakalı olarak şöyle ilginç ve etkileyici bir çalışmayı izleyebilirsiniz.
  • yardımseverlik insanların sosyal hayatında önemli yere sahip olan bir davranış şekli, kişilik özelliği. bencillik dürtüsü doğal olarak içimizde hep var, ama bazılarımız bu dürtüyü bir şekilde dizginleyebiliyor. peki neden iyilik yaparız? neden bazı insanlar önce “ben” değil de “biz” der? yardımseverlik kendiliğinden, birdenbire mi oluşur, yoksa iyilik yapmak için çok mu düşünürüz? harvard üniversitesi’nden bir grup araştırmacı (psikolog, biyolog ve matematikçi) bir araya gelerek bu sorunun cevabını araştırmış. nature’da yayımladıkları sonuçlara göre önsezilerine güvenen kişiler iyilik ve işbirliği yapmaya daha meyilli oluyor (http://www.nature.com/…/n7416/full/nature11467.html).

    araştırmalarına dahil ettikleri binlerce kişiye “ben”in ve “biz”in karşı karşıya olduğu bir oyun oynatmışlar. oyuna katılan kişiler küçük gruplara ayırılmış ve bir seçim yapmaları istenmiş. paylarına düşen parayı ya kendilerine saklayacak ya da toplum için bir şey yapılmasına yönelik olarak kurulan ortak havuza koyacaklar. araştırıcılar böylece kişilerin işbirliği mi yapacağını yoksa kendilerini mi düşüneceğini ortaya koymak istemiş. başlangıçta farklı kişilerin ne kadar hızlı karar verdiği ve hızlı karar veren bu kişiler içinde de işbirliği yanlısı olanlar belirlenmiş. bu aşamada düşünmeden hızlıca hareket edenlerin daha çok işbirliği yaptığı tespit edilmiş. daha sonraki aşamada araştırıcılar oyuna katılanların bir kısmını çabuk karar vermeye, bir kısmını da karar vermeden önce düşünmeye zorlamış. fakat sonuç gene aynı çıkmış: hızlı karar verenler ortak havuza daha çok katkıda bulunmuş, durup düşünenler ise daha az. son aşamada ise araştırıcılar katılımcılara akıllarını karıştıracak şekilde müdahale etmiş, yani bir şekilde kişileri yönlendirmişler. bazılarından yapacakları hamleye karar vermeden önce, ortak havuza yapacakları katkı miktarının herkes için ne kadar faydalı olacağını düşünmelerini istemişler. bazılarından da verecekleri kararı enine boyuna tartmaları istenmiş ve mantıklı düşünmenin faydalarından bahsedilmiş. gene aynı şekilde önsezilerine güvenenler kafa yoranlara göre daha çok işbirliği yapmış. yani önsezilerimize güvenerek, fazla düşünmeden hızlıca karar verdiğimizde daha yardımsever oluyormuşuz. enine boyuna düşündüğümüzde ise daha az işbirliği içinde oluyor, yani işimize nasıl geliyorsa, çıkarımıza nasıl uygun düşüyorsa öyle davranıyormuşuz.

    -özlem kılıç ekici
  • serayseverlik.
  • yardımseverlik aç köpeğin önüne kemik atmak değil, en az köpek kadar aç olunduğunda kemiğini köpekle paylaşmaktır.

    replik;
    kış uykusu (haluk bilginer-demet akbağ)

    ps:demet akbağ ile geçen sahnede kullanılmış olup. demet akbağ tarafından söylenmiştir.
  • hayatımın çeşitli dönemlerinde bunun mükafatını gerek direkt, gerekse dolaylı yollarla aldım. yaptığım hiçbir iyiliği karşılığını bekleyerek yapmadım; o an o hareketi yapmamanın beni mutsuz edeceğini bildiğim için, yapmazsam bunun hayatımda bir "keşke" olarak kalacağını bildiğim için yaptığım şeyler bunlar. sıklıkla geri dönüşü beklenmedik şekilde olumsuz olsa da ben buyum aga, yapabileceksem yapmak istediğimi hayata geçirmeye çalışırım. anlarsın, anlamazsın o senin meselen.

    şimdi de abim bir süredir cezaevinde; ilk gittiği hafta tanımadığım bir numaradan aradı birisi işte "abin falan cezaevi, filan koğuşta, bilmemne günü de görüşü var haberin olsun. benim de kardeşim aynı koğuşta olduğu için abin senin numaranı vermiş ona, telefon hakkı da olmadığı için benim kardeşten sana ulaşmamızı istemiş" dedi. bizim olaylar biraz alengirli ve riskli gelişmelere müsait olduğu için güven problemi yaşadım tabi arayan kişiye karşı ama sonra o riski de üstlenerek abime ulaştık bir şekilde ve arayan kişiye de aracı olana da teşekkürlerimizi ilettik.

    aynı iyiliği kısa sürede iki farklı kişi için biz yaptık. abimin haftada bir arama hakkı var, o hafta içeri yeni gelen ve ailesi ile herhangi bir iletişim şansı da olmayan biri olursa abim bana söylüyor kişinin yakınının numarasını ve kim olduğunu, içeridekinin kim olduğunu ve isteğini falan işte. ben de müsait bir zamanda arayıp kendimi tanıtıp, içerideki kişinin iletmemizi istediği mesajı iletiyorum. ilk önce aynı benim de başıma geldiği gibi aranan kişi önce bir güvensizlik yaşıyor, sonra güven problemi ortadan kalkıyor ama daha farklı problemler doğuyor.

    bak bu son dönemde iki farklı kişiye böyle bir yardımda bulunmak istedik. ilkinde aradığım kadının eşi cezaevinde, gariban da bir tip sanırım abim rica edince aradım yardımcı olmaya çalıştım. vay arkadaş o günden beri olur olmaz her şey için arıyor kadın. vereceğim cevapların hepsini cezaevi müdürlüğü de veriyor zaten. bir de çok konuşuyor, beni ilgilendirmeyen durumları anlatıyor vs. bir haftadır aramalarına cevap vermiyorum. zaten başım belada, iyilik yapayım derken yük alıyorum resmen omuzlarıma.

    bugün de başka birine yardım amaçlı haber vermem gerekti, aradım önce kendimi tanıttım yine, içerideki kişinin böyle bir ricasının olduğunu söyledim ve taleplerini ilettim. kendisini tanımadığımı ve hiçbir konuya vakıf olmadığımı sadece kendisinin abime söylediklerini aileye ileterek yardımcı olmak istediğimi söyledim. yine kısa süreli bir güvensizlik muhabbetini aştıktan sonra içerideki şahsın ablası aldı telefonu eniştesinin elinden; kişinin nerede ne durumda olduğundan haberdar olduklarını, "kişinin babası vs. giderlerse giderler bu numarayı neden aradın?" diye fırça kaydı, üstüne "bir daha bu numarayı arama" dedi. "ablacım kardeşiniz bir iyilik istemiş abimden, ben de bizim de başımıza geldiği için yardımcı olmak istedim. bir daha neden arayayım numaranızı? aramam tabi ki" dedim ama kadın yine aramamamı söyleyip teşekkür etti kapattı.

    ahah lan yemin ederim insanımızla iletişim kurmak net sıkıntı, bu benim hayatımda on yüz bin milyonuncu kez olan bir şey aslında iyiden iyiye alıştım ama bazen "öeehh" dedirtiyor be.
  • yaşam gayesidir.
    en mutsuz günümde,
    ihtiyacı olan birine,
    el uzattığımda,
    kendimi dünyanın en mutlu insanı sayıyorum.