şükela:  tümü | bugün
  • iki kisinin yaslari arasinda yapilan cikarma islemi..
    cumle icinde kullanildiginda, soz konusu iki kisinin akran olmadigini ifade eder..
  • bazi iliskilerin bitme bahanesi. bazilarinin ise baslama...
  • yasam farkidir...
  • misal: asi izinin on kolda mi omuzda mi olmasi...
  • - sen benden tam 10 yaş küçüksün!
    - hayır, sen benden 10 yaş büyüksün.

    nereden baktığınıza göre değişir, işte böylesine -/+ bir değeri ifade eder yaş farkı. ama yaş farkından daha ciddi bir değer vardır: nesil farkı ya da jenerasyon farkı.
  • kendine güveni olmayan insanların, kendine güvenlerini yerine getirebilecek ilişkilerin olmazsa olmazı..

    sizden yaşça küçük bir kadın, diyelim ki 17sinde (oha artık abartmanın anlamı yok, daha küçüğüne bakmayın. ama 17 de iyidir yani bence büyük yeterince), size hayran olabilecek, sizi mutlu edemediğini düşünüp elindne geleni yapacaktır, lakin sizi gene kaybedecektir. eheh..

    veyahut yaşça büyük birisi, ki diyelim 30unda (30 deyip geçme ey suser, kimisine yaş çok yakışır), eğer kendinizi sevdirebildinizse süperdir.. size bebek gibi bakar, her gün genç birini bulup benden vazgeçicek diye korkar, icabında saçını süpürge eder.. e, tabi o da bi zaman sonra sizi tırt bi bahaneden dolayı kaybedecektir.

    ideal ilişkiden uzaklaşır yaş büyüdükçe, taraflardan birinin kendi egosunu tatmin etmesi işinden başka hiçbir şeye yaramaz. ama güzeldir, onlar da olmalı derim.

    ve işte bayalara kötü bir haber.. ben çok mutluyum şu anda, hiç yaklaşmayın bile.. (bu şekilde bakın nasıl da sizin yaklaşmanızı sanki yasakmış gibi gösterip, sizi bu yasağı delmeye yönelik teşvik ettim görüyor musnuz? çok akıllıyım ya hani, hep ondan oluyo.. )
  • özellikle söz konusu olan kadın-erkek ilişkilerindeki yaş farkı meselesi ise, elbette ki konu, kadın ve erkek olarak iki farklı açıdan ele alınmayı ve o şekilde tartışılmayı gerektirir. birçok konuda eşit ol(a)mayan kadın ve erkek, bu konuda da ne yazık ki; eşit değildir. bilhassa ülkemizde yaygın bir biçimde görülen (üstelik de zannedildiği gibi, sadece doğuda değil, büyük şehirlerde dahi) kızı, torunu yaştaki kız çocukları ile üstelik de para karşılığı zorla saçına, sakalına ak düşmüş dedeler evlenirken, yurdum insanından tepki olarak, ancak cılız sesler duyulmaktadır. hatta birçoğuna, yine kendi hemcinsleri ve de yaşıtlarının içten içe hayıflandığı, zaman zaman da bunu sesli olarak dile getirmekten çekinmediği de bir gerçektir. esasen* bir erkeğin de kendinden yaşça oldukça küçük biri ile birlikte olmasında "eğer ki; arada aşk varsa" elbette hiçbir sakınca yoktur. benim itirazım sadece ve sadece kadın erkek arasındaki uçsuz bucaksız eşitsizliğe, acımasız, ayrımcı bakış açısınadır. hepimizin sıklıkla şahit olduğu üzere, ne zaman ki; bir kadın kendinden sadece 5-6 yaş küçük (daha büyük yaş farkı olanların hallerini düşünmek dahi beni korkutuyor) biriyle birlikte olmaya kalksa, yandı gülüm keten helva. "sen misin kendinden yaşça küçük bir erkekle birlikte olan? her gün, hakkında konuşarak, alaya alarak, seni kınayarak hayatı sana zehir edelim de gör sen" çalışmalarına son sürat dönülüverilir. sözler öyle incitici, öyle zehirlidir ki; bazen sevginin o ulaşılmaz gücü bile panzehir olmaya yetmez.

    kendinden büyük ya da küçük biriyle birlikte olmayı tabu olarak gören tüm kadın ve erkeklerin, dünyaya at gözlükleri ille baktıklarına ve o dar açı ile mutsuzluk içinde kaybolduklarına inanan biri olarak şunları söyleyebilirim; eğer siz sevip-sevilip, sayıp-sayılıyorsanız, fikren, hiçbir ciddi anlaşmazlığa düşmüyor, düşüyorsanız bile çatışmaya vardırmadan tatlılıkla çözebiliyorsanız, gerisini boş vermelisiniz. çünkü sizin hayatınız yalnızca ve yalnızca size aittir. yalnızca bir kez sahip olunan bu hakta da* söz sahibi yalnız siz olmalısınızdır. başkaları adına yaşamayı bırakıp, yaşamın tadına varmak da işte bu nedenle ehemmiyet taşır. çünkü yaşam kısa sürede ödenmesi gereken büyük bir borçtur.
  • yaşanmışlık farkının yanında esamesi okunmayandır.
  • asla kapanmaz, çok trajik..
  • bi iliskiyi bitirebilen etkenlerden en fazla aci vereni. bir zamanlar el ele dolasan, birlikte dakikalari ayri gecirmeyen iki insan bir matematiksel farkin icinde kaybolup gidiyo.

    yazik...