şükela:  tümü | bugün
  • sorunsallarda bugün erken, bu soru "sorunsallarda"sorulmuş ben sormadım.

    insanları bir şey yapmaya motive eden bir haz sistemi var, beyinde ödül mekanizması gibi bir rolü üsteleniyor, bunların hormonlarla da bir bağlantısı var. ergenlikte hormonlar tam da değişim sürecinde ve beyin bu süreçte anne karnı ve erken çocukluk döneminden sonra son fasıl, gelişme için. bu süreçten sonra yani yetişkin olduktan sonra o ana kadarki kazanımlarımızın üstüne bir şey koyabiliyoruz. örneğin o yaşa kadar hiç hobi edinmemiş biri yetişkinlikte de hobi edinemiyor. ancak yetişkinliğe girmeden herhangi bir hobisi olan kişi yaşamının herhangi bir döneminde yeni hobi edinebilir. ergen bu dönemde hayatta kalma savaşı verecek, üreyecek falan bu milyonlarca yıl önce böyleydi. dershaneler yokken, mağara döneminde atıldı bu mekanizmanın temelleri. sanırım bu yüzden ergenlikte haz eşiği de yetişkinlere göre farklı. örneğin bir yetişkin çaydan 10 birim bir haz alsın, yemekten 100 birim diyelim. ergenlikte bunlardan alınan haz iki katı. tabii kızgınlık, neşe vb her türlü duygu, durum için de hissedilenler de birkaç katı yüksek. bu yüzden bu yaş aralığında intihar oranı da yüksek. haliyle aşk, seks, orgazm vb şeyleri en tepe noktadaki hazlar da iki katı. bu yüzden ergenlikte bunları tatmış birinin ilerleyen yaşlarda aynı şeylerden aynı derece uyarılması zor. ancak imkansız diyemeyiz çünkü dünyada yüzde beşlik bir oranda ömür boyunca ergen beynine sahip kişiler var. bunlar her ergenin sahip olduğu tipik davranışlara ve beyin yapısına da sahipler. örneğin ergen beyni bu dönemde geliştiği için öğrenmeye açık haliyle ergen beynine sahip 70 yaşında bir insana bakıyorsunuz üniversiteye başlamış, japonca öğreniyor, hatta gençlerden daha hızlı kavrıyor konuyu. bir bakmışsın gençler gibi giyiniyor, değişime direnmiyor. ancak ergenliğini eğitime, kariyere vermiş biri de çoğu şeyi tüket(e)memiş oluyor. pratikte yaşadığı çok fazla duygu yok, fiziksel bir şey de olmayınca ergenlikten çıksa dahi her şey onun için yeni. yani bu biraz da kişinin hayattaki önceliklerine göre de değişiyor. ilişki yaşamaya, sevgililiğe çok fazla anlam yükleyen,yalnız kalmamak adına her ay bir sevgili eskiten bir müge anlı pro. kızla, fen lisesine gitmiş, sonrasında iyi bir bölüme girmek için günde 500 soru çözen, dershane-ev-okul üçgen tipli kızın aşka bakışı farklı olabilir yetişkinlikte. yıllar içinde yaşa bağlı hormonsal olarak bir azalma veya beynin gelişimi tamamlandığı için aşka ve ilişkilere bakışı değişse dahi daha önce bir şey yaşamadığı için aşk,seks vb şeyler ona göre yeni bir duygu. bir nevi garaj arabası gibi, değişeni yok, sıfır kilometre. diğeri de keyfekeder boyalı, dosta gider artık.
  • sayfalarca yazmaya hiç gerek yok. sebep çok basit 6 harf (bkz: libido)
  • soru yanlış olunca cevap her zaman yanlıştır.

    ileride libido ile aşkın bir ilişkisinin olmadığını anlarsınız.
  • şiddeti azalmıyor! kafan çalışıyor, biraz da açılıyor.
  • mantık ve zeka devreye giriyor.

    çevrendekilerin ne kadar gerizekalı olduğunu hissedersen o kadar az sempati duyuyorsun.

    zekaya ve mantığa verdiğin önem,duygusal dürtülerinin önüne geçiyor.

    -iyi ki de geçiyor.
  • (bkz: aşkın ömrü üç yıldır) bakınız, hatta okuyunuz.
  • buyuyorsun. gecim derdi olsun, hayatin gercekleri olsun askin onune geciyor. ask ne ki ya ?
  • yaş ilerleyince, insanları gözde büyüttüğünü anlıyorsun.
  • edinilen tecrübe ile birlikte gerçeklik devreye giriyor.
  • yaş/aşk diye bir ters orantı olamaz.

    aşk yaşa bakmaz.