şükela:  tümü | bugün
  • sanırım beyin yapısının yaşantıyla değişmesi ve bilgiyi işlemesiyle alakalı olan durumdur.

    normalde 25 yaştan sonra öğrenmenin zorlaştığı söylenir, özellikle yeni bir dil öğrenmede durum belki de böyledir.

    ancak gözlemlediğim şu ki; üniversite yıllarında zorlanılan (finalde 100 üzerinden 6 alınıp kalınan) birçok dersin içeriği mezuniyetten yıllar sonra hatırlanır ve kişi bilginin artık oturmuş olduğuna dair bir farkındalık yaşar.

    (en azından bende durum bu oldu.)

    canım sıkıldığında özellikle sosyal psikoloji kitabımı karıştırmayı çok seviyorum ve bilgiler kolaylıkla tazeleniyor, zamanında anlayamadığım kuramlar basit geliyor.

    uzmanlık alanımızla ilgili konuların üzerine bilgi eklemek tabii ki daha kolay, ancak örneğin lisede matematikten anlamayan biri yıllar sonra ekşi’de yazan loto sayılarının olasılığını hesaplamak için bu konuyu çalışıp entry’sinde kullanabiliyor.
  • bence bunun iki nedeni var:

    1) bizim eğitim sisteminin teorik yönde ağırlıklı olması. bu nedenle öğrenilen konunun pratik izdüşümü görülemediği için ilk seferde anlaşılamıyor. sonrasında kişi kendisi buradaki boşlukları yaşadıkça, gözlemledikçe dolduruyor ve teorik bilgi yıllar geçtikçe daha anlamlı oluyor.

    2) konular ilk öğrenildiğinde aradaki bağlantıları kurmaya yarayacak diğer alanlardaki bilgiler elde olmuyor. öğreten kişi de bunları atlayabiliyor. zamanla gerek diğer dersler gerek okunan kitaplar gibi bilgi kaynakları ile aradaki boşluklar zamanla doluyor ve konu daha anlaşılır oluyor.