*

şükela:  tümü | bugün
  • cahit sıtkı tarancı'nin meshur otuzbes yas siirinden bir kuple, bir sentiment, bir serzeniş.
  • insanın kendini daha olmuş, daha bilge, daha sakin, daha mutlu, daha az kaygılı, daha özgüvenli, daha iyiniyetli, daha az hırslı ve daha müsamahakar hissettiği bir yaştır.

    kozadan çıkalı çok olmuştur.
  • hümeyra'dan dinlenilmesi gereken şarkıdır.
  • hayattan edindiğiniz deneyimler çoğaldıkça anlam kazanan şiir. hele hümeyra anlatınca şaraba vurursunuz kendinizi.
  • yolun yarısı mı değil mi bilemiyorum ama yolun epey bir dikleştiği bir bölüm olduğu kesin... hani vardır ya, insanın çıkarken nefesini kesen yokuşlar, işte tam öyle... terliyorsun, nefessiz kalıyorsun... bazen ya "siktir et" çıktığım yeri in başka bir yoldan dolaş diyorsun ama gideceğin yere başka yollardan gidilmediğini bilip vazgeçiyorsun.... sonra en azından oturup bir iki dakika soluklanayım diyorsun... nefesim düzelsin yola devam ederim... sonra hep burada otursam mı daha fazla çıkmasam mı lanet yokuşu düşüncesi aklına geliyor... ama biliyorsun ki oturduğun yer başkasının evinin önü... girip çıkarken insanlara rahatsızlık veriyorsun... ayrıca yokuşun sonunda ne var merak ediyorsun, aptalca iyi şeyler olmasını ümit ediyorsun... çünkü söylentiler gelmiş kulağına, yukarıda çok güzel bir manzara varmış... kime göre neye göre güzel bu manzara diye düşünürken buluyorsun kendini... sonra sadece şu nedenle çıkmaya devam ediyorsun... bitsin şu siktiğimin yokuşu.... bitsin şu siktiğimin yokuşa da rahat bir nefes alayım...

    40 yaş editi: mına koduğumun yokuşunda tıkandık kaldık, ben gerisin geri iniyorum...
  • yaş otuz beş!
    saksı gibi yaşıyoruz hayatı.
    anamıza, bacımıza, kocamıza güvenmez olmuşuz!
    babamız her gün anamızda...

    yaş, otuz beş!
    kim garantiler ulan, 10 sene daha yaşamayı?
    çocuk desen bağ,
    kadın desen, veba!

    yaş, otuz beş aga!
    belki, atan gibi sonundasın hayatın.
    35 günün var deseler,
    35 senede yap(a)madığın, neyi yaparsın?