şükela:  tümü | bugün
  • sevdiğiniz birinin ölümünün ardından uzun bir süre (kısmen) dünyevi zevklerden elini eteğini çekmek.
  • ... buyuk bir acidan ve/ya kayiptan sonra gerceklesmesi gereken surectir. aglamak, haykirmak, kirip dokmek, yakip yikmak gibi aktiviteler gerekli olabilir. eger bu sureci duvar gibi* gecirirseniz kicinizda patlayabilir. aman dikkat.
  • sevdiğiniz bir insan uçup gittiğinde bir yanınızın sürekli içinde bulunduğu durumdur.
  • gerekli bir süreç. derin üzüntüyü savuşturmak insanı daha kötü yapabilir.
  • her ne sebeple olursa olsun (ayrılık, ölüm, özlem, geri dönüşü olmayan bir hastalık) yas tutan kişiye yardım etmek için yapabileceğiniz ilk ve en önemli şey dinlemektir. konuşmasa bile dinleyin. bir süre sonra onu "duymaya" başlayacaksınız.
  • içinizde oldurmus olmayı dilediginiz kişi için diger sevdiklere, sevenlere karsı da tutulur. iç kapaması ile son bulur.
  • gidenin de kalanın da suçsuz olması durumunda çıkmaz sokağın sonundaki duvara öylece bakakalmaktır.
  • biz türkler bıkmadan bunun taklidini yapıyoruz. tammm 71 yıldır.
  • ölenin yüzü örtülür bazı evlerde.. yas tutmak; ölenin yüzüne örtülmüş olanı usulca çekip kendi gözlerine örtmektir. bazen yaşayan birinin de yasını tutarsın. o yüreğinde daha fazla yaşayamadığı için.. bazıları siyah giysileriyle belli eder yas tuttuğunu, bazıları bedenleriyle. kimileri susar, gözlerindeki ince hüzün anlatır hikayelerini. bazıları yas tuttuğunu kabullenemez, seneler sonra fark eder. hani şiirdeki gibi "insan bir akşamüstü ansızın yorulur" ..
    yorar yas tutmak. unutamadığın için, yapabileceklerin varken yap(a)madığın için.. bazen de elinden gelen her şeyi yaptığın halde kurtarmaya gücün yetmediği için.. yenilmez bir rakiple bilek güreşi yapmaktır; yas tutmak. bileğin kırılır, iyileşse bile her yağmurda sızlar..