şükela:  tümü | bugün
  • tamamı şu şekilde olan ataol behramogluna ait şiir:

    yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
    yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
    sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
    sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

    insan saatlerce bakabilir gökyüzüne
    denize saatlerce bakabilir, bir kusa, bir çocuğa
    yasamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
    kopmaz kökler salmaktır oraya

    kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
    kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
    ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
    bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir tas gibi dinleneceksin

    insan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
    hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
    insan balıklama dalmalı içine hayatın
    bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

    uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
    bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
    değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
    fakat ne kadar sevinç varsa yasamak özlemiyle dolmalısın

    ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
    çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
    kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
    dolaşmalı damarlarında hayatin sonsuz taze kani

    yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
    yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
    çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
    ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana
  • benim de yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var. beylik laflar ediyorsa bir insan, uzak durmalısın. kaderi karşısına alabilecek kadar büyük konuşuyorsa karşındaki, susturmalısın onu, tamamlamadan cümlesini. sımsıkı sarılıyorsa eğer, bir gün onun da bırakabileceğini düşünmelisin o an. öpüyorsan onu, koklayarak öpmelisin. insanın kendi kokusu kol bileklerinde ve şakaklarında olurmuş, koklayarak öpmelisin ki doldurasın içini onunla, belki onsuz kaldığında bir anda içinde sakladığın 'o' koku geliverir burnuna. ondan hatıra sadece anılar olmamalı, bir resim, belki bir tişört...giymelisin onu, daha çok acı çekmelisin bunu yaparak. daha çok acımalı ki için, ona nefretini hatırlayabilmelisin. bir anda karşına çıkan hatıraları görmezden gelmemelisin, üstüne gitmelisin hatıralarının da... kendini değersiz kollarda bulmamalısın mesela, çünkü hiç kimsenin seni onun gibi sarmayacağını bilirsin, sonunda yine acı çekersin. kalp kırmanın ne kadar kötü bir şey olduğunu idrak etmelisin, birinin kalbini kırıyorsan, elbet seninki de kırılacaktır günün birinde. verdiğin sözlerin arkasında durmalısın, güçlü olmalısın her şeye rağmen. onsuz hayatı da tatmalısın, onsuz da film izleyebilmeli, onsuz da kahkaha atabilmelisin. kimse kimsenin yerini alamayacak unutmamalısın bunu. kimse 'o' olmayacak, kimse onun gibi sarılmayacak, bakmayacak, öpmeyecek...kimse onun gibi kahkaha atmayacak yanında...kimse sana sarılıp ağlamayacak onun gibi. kimse zor zamanında yanında olmayacak...elbet senden önemli işleri olacak herkesin. ne olursa olsun tek başına yaşamayı öğreneceksin, öğrenmelisin. anılar can yaksa da silmemelisin hafızandan. acıların seni kamçılamasına izin vermelisin, her gün daha güçlü, daha iyi uyanmalısın yeni güne.
  • ataol behramoğlu'nun 1977'de yazmış olduğu çok güzel şiiri.
    .
    .
    .
    yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
    yaşadın mı büyük yaşayacaksın
    ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına..
    çünkü ömür dediğimiz şey hayata sunulmuş bir armağandır;
    ve hayat sunulmuş bir armağandır insana..
  • mukkemmel diye nitelendirelebilecek kadar guzel kaleme alinmis siir..
  • 1. anneler karşılıksız sever
    2. anneler her zaman haklı çıkar
    3. anne sözü dinlemeyen taş olur.
    2. doğumdan ölüme dek her an öğreneceğin bir şey vardır.
  • zamanın varsa kitap okumazsın çünkü zamanın vardır. ama korkunç bir yoğunlukta isen okursun çünkü zaman akıp gitmekte ve sen onu kaçırmak istememektesindir.
  • öyle yada böyle yaşadığın acılar bir gün azalıyor. he bir yenisi daha eklenmiyor mu? illa ki... ama onlarda bir gün son bulacak biliyorsun. iz bırakmıyor mu? hem de en kalıcısından... e hayatı da bunun için yaşamıyor muyuz zaten? insanlar değişir... acı tecrübelerle öğrendiğim en önemli şey şu hayatta.. kimseye körü körüne inanmayacaksın, hep bir şüphe içini kemirecek, öyle yaşamaya da alışacaksın. yapabiliyor musun diye bir sor? ben hala inanmayı tercih ediyorum ne yazık... ciğerimi söke söke acılar çeksem de yine inanıcam yine inanıcam. inanmamam gerektiğini bildiğim halde. hayatta herkes değişir be kardeşim, bir yıl ya da bir an farketmez. kiminin hayatını bir bakış, kiminin hayatını bir imza, belki uzaklardan uçup gelen bir kuş kanadı... bilebilir misin? bilemezsin!
    ben hayatımı çok değiştirdim mesela. değiştiriyorum. özüm değişir mi? hayır. hani demişler ya, istediğin kadar seyahat et, acın da senle geliyor be kardeşim, boşa para harcama.. ahh sözlük...anlatacak, çok şey var sözlük... beklenen, istenen çok şey... şu hayatta her şeyin senin istediğin gibi gitmediğini öğrendim, çabalasan da olacak olan oluyor çok iyi öğrendim. gelen gideni bence hiç aratmıyor bunu da öğrendim.
    ne yaparsan yap, hayatta bir gün aynını yaşayacağını öğrendim.
  • insana yaşamaya dair i hatırlatan çok güzel bir ataol behramoğlu şiiri.
  • hayran oldugum bir siir.. ozellikle ilk dortluk.. muthis..
  • jorge luis borges'in pişmanlığı ile inanılmaz paralellik gösteren, one life live it manifestosu. -bkz. #6875-. herkesin belirli dönemlerde hissettiklerine tercüme olan, yaşam gazı veren şiirlerden birtanesi. hayatın %5'ini böyle geçiriyorsak %94'ünü şöyle geçiriyoruz;

    (bkz: yaşadıklarımdan öğrendiğim bir halt yok)

    kalan %1 için bkz neden.