1. toplumun geneli tarafindan $u ya da bu nedenle ho$ kar$ilanmayan ve/veya kar$ilanmayacagi du$unulen ili$kilere verilen abuk isim.
  2. birbirine en yabancı, en uzak iki kelimenin yanyana gelmesiyle olusan bir tanimlama... bir yanilgidir aslinda. ne ask yasaktir, ne de yasak ask... butun yasaklar kalkar ask kapiyi caldiginda, butun engeller yikilir. kimse soz geciremez -ki- kalbine... akil da gider bastan. ask, neyi dinler ki yasaga karsi koyabilsin?.. her kim soktuysa bu tabiri dilimize, tez lanetlenmeli, der yazar...
  3. aşkın yasagi olmaz. insanin ayni anda iki veya daha çok kisiye de aşık olması mümkün olabilir. burada yasak olan verilmiş sözler, söylenmiş yalanlar ve kırılmış kalplerin oluşturulma çabasıdır. dürüst olan aşkın yalanı yasağı olmaz.
    (bkz: serbest kürsü olarak sözlük)
  4. halil orta yasli,evlenmemis tekel bayisi sahibi iyi niyetli bir insandir.dukkanin konuslandigi mahallede yasayan nermin mutsuz bir evlilik surmektedir.halil kadinin bu dertli haline zamanla kayitsiz kalmamaya karar verir.yakinlasma baslar..
    ayrica bir cengiz kurtoglu sarkisidir.

    ellerini tuttugumda,gozlerine baktigimda
    tatli sozler duydugumda ucuyor ucuyor ucuyorum tanrim
    aska saygi duymayani,derdimize dert katani,bizi hergun aglatani
    cehennemde yak sen tanrim
    bu ask yasak olsa bile,dilden dile dusse bile,yilda bir kez gorsem bile
    seviyor seviyor seviyorum tanrim
    aska saygi duymayani,derdimize dert katani,bizi hergun aglatani
    cehennemde yak sen tanrim
  5. bir yaşlı kadın vardı bizim akrabaların arasında onu hatırladım.
    bu kadın onca kalabalığın arasına sanki serpiştirilmiş gibi dururdu. asla tek bir yerde göremezdiniz, asla tek bir hareketle hatırlayamazdınız, asla tek bir arayışta bulamazdınız vs. çok mu yerinde duramaz tiplerdendi diyeceksiniz. yo daha çok uçucu, belki renksiz, kişiliksiz bile denebilir. kimsenin de fikrini sorduğu, merak ettiği, aradığı yoktu zaten. mahallenin uçlarında bir yerde yaşar giderdi. fakat hiç bir aile toplantısını kaçırmazdı. hiç bir doğumu, ölümü, yaş gününü, evlilik yıldönümünü, bayramı, seyranı hiç birini hiç kimse ona gitmezdi, o herkese gelirdi.

    alışmıştık yüzünü her yerde görmeye. en olmadık işleri ona yüklemeye. elinden her iş geliyordu gelmesine ya, sanki değeri yoktu. kimsenin onu minnetle andığını hatırlamam. sarılıp şöyle dopdolu bir kucaklamayla sımsıcak öptüğünü ya da hastalandı mı, sıkıldı mı, derdi mi oldu, öldü mü hiç kimsenin umursadığı yoktu. yıllar sonra öğrendim. suçu büyükmüş meğer:

    kendi ağabeyine aşık olmuş..

yasak aşk hakkında bilgi verin