şükela:  tümü | bugün
  • doğmuş/doğmamış her varlığın hakkıdır. üste bu isme sahip eski bir türk filmi vardı. anne, baba ve iki çocuktan oluşan bir ailenin insanlara ibret vermesi açısından başlarına gelenler anlatılıyordu. anne hamile kalır ve bu çocuğu istemez. eşide bu fikre saygı gösterir ve çocuğu aldırırlar. eve döndüklerinde trafik kazası geçiren çocuklarının cesetleriyle karşılaşırlar.
  • bu terim, ilk kez 1680'li yillarda ingiltere'de basgostermeye baslamis olan politik teoremler icerisinde tam manasiyla kullanilmistir.

    antik yunan filozoflari da bu terim ile calismis olsalar bile, politik kavram olarak bu hak, ilk defa ingiltere ve fransa'da kullanima sokulmustur.
  • kişinin vazgeçilmez haklarından olan, en temel hak. tüm hakların, üstüne kat be kat konulduğu hak.
  • ayni zamanda (bkz: habeas corpus)
  • (bkz: idam)
    (bkz: otenazi)
  • sadece insana ve insandan doğanlara layık görülen hak.

    insanoğlunun diğer canıların yaşama hakkına tecavüz ederken veya onlar üzerinde tanrıcılık oynarken bir an olsun durup düşünmesine dahi sebep olmayacak kadar omurilikten benimsediği "şey".
    insana var, başka birşeye yok bundan. bir de "olsa dükkan sizin ama kalmadı be" riyakarlığı yok mu, deli ediyor.

    insanoğlu kendi kılına zarar gelmesinin "ihtimalinde" dahi ortalığı ayağa kaldırma hakkını kendisinde bulurken, basbayağı keyfi olarak başka canlar alma hakkını da her nerden edinmişse edinmiş, savunuyor. ama nedensizce, ezbere antipati duyduğu (ve üstelik yaşam alanını bir bakıma işgal ettiği) hayvanları "öyle uygun bulduğu için" öldürüyor, kürkünü, dişini alabilmek için yasa çıkartıp topluca kıyım yapıyor, bir gün döverken diğer gün tecavüz ediyor. hırs dolu bu yaşamın sahipleri, bütün yaşam haklarının yöneticileri... bitkileri bile bir anlık güdüleri her neyse saldırıp sökebiliyor insanlar. ağaçlara isim kazıyorlar, maymundan hallice zekası olan bazıları öyle amaçsızca asılıp dal kırıyor, ağaç söküyor, "gerçek mi" diye bakmak için bitkileri yolup yaprağını ufak bir el hareketiyle yırtıveriyor. "ölünce yenisini alırım" mantığıyla akvaryum alıp balık telef ediyor, civciv mıncıklayıp bakımsızlıktan öldürüyor.
    bir tek kendi canı pek kıymetli.
  • kutsaldir .
  • malesef dünyamızda (world, monde, welt, mundo) bu hak bir şekilde bankalar ile diğer para odaklarının egomanyası ve hükmü ve hatta insafı/tasarrufu altına hızlanarak girmektedir.

    "yaşama hakkı" sonuç olarak vicdani yahut itikatî bir unsur olmaktan çıkmış, içinde daha çok maddiyat ihtiva eden yapay bir çeper edinmiştir. öyle ki; yeterli maddi güce sahip olanınn çeperi güçlü, olmayanın ise zayıftır ve onun da ötesinde zayıf olanınki "yıkılabilir parçalanabilir" dayatması altında gibidir.
  • insan, ve oluşturduğu sözde modern toplumlar, doğuştan faşist olduğu için hayvanlara yaşama hakkını tanımaz, tanırken de ikiyüzlü davranır.

    konu hakkında -benim bildiğim- en yetkin eserler için:

    (bkz: hayvan özgürleşmesi) kitap
    (bkz: earthlings) belgesel film