şükela:  tümü | bugün
  • yaşamın, karşınıza çıkardığı bitişler * karşısında hissettiğniz "yapılabilecek birşey yok, bir bok böceğiyim bundan öte" sanrısı taşıyan bir çaresizlik.
  • bunun bir de daha vahimi vardir; olum karsisindaki caresizlik....
  • matematik hocanız, size kendi çalıştığı dersaneye gitmediğiniz ve rakibi bir dersaneye gittiniz için sene başından beri gıcıktır. siz de ona gıcık olursunuz dersine katılmazsınız falan, matematiğiniz 1 düşer. ikinci dönem hayvanlar gibi çalışırsınız ilk yazılıda 67 alırsınız ki sınıfın genius öğrencisi (denemelerde 39den aşşağı matematik neti bırakmayan) 70 almıştır. ayrıca müdürün oğludur. hoca onu tebrik edip iki tane 100ü sözlü verir. size üçünbirini verir. gene hocaya sinirlenirsiniz; ikinci yazılıdan 27 alırsınız. 3. yazılıda 75 almak zorundasınızdır. bu sırada fizik yazılısı olur. sınavı bu matematikçi yapar. gözü zaten her yazılıda sizin üstünüzdedir. arkadaş silgi ister (ki öğretmen çocuğudur) siz verirsiniz. hoca kağıdınızı ister. fizik dersinizin 4 düşmesi imkansızdır artık...

    ertesi gün hocayla tartışırsınız, kendisi kötü duruma düşer. sizi kışkırtır. hocaya "allah belanı versin" dersiniz. hoca sizi dışarı çıkarır. iki yumruk yersiniz. kantine gönderilirsiniz. 2. matematik dersinde de edebiyat yazılısı vardır. gelir girersiniz ama moral bozukluğundan bi bok yapamazsınız. o dersiniz de artık 4 düşmeyecektir.

    matematiğin 3. yazılı gelir. 75 alırsınız. matematiğin 3 düşeceğini düşündüğünüzden beyniniz rahattır. karne günü gelir ve karnenizi elinize alırsınız....

    matematiğiniz 1 dir. sınıf hocasından izin almadan gidip o orospu çocuğunu bulursunuz hesap sorarsınız. "hocam ortalamam 55 nasıl 1 düşer?" dersiniz o "düşer şimdi git hadi" der... müdürün yanına inersiniz sözlü notunuza bakarsınız ve anlarsınız...

    2 tane 20 vermiştir... (bkz: based on a true story)
  • bir biçimde kurtuluşu olan, olabilen depresik durum. karanlık bir tünele girilmiştir o sırada. fakat unutulmamalıdır ki her tünelin sonunda bir ışık vardır. yeter ki sabretmeyi bilmeli, umudu yitirmemeli...
  • neyse sinirden bayılırsınız falan ayılınca diğer derslerinize bakarsınız. hiçbir öğretmen sözlü notu kullanmamıştır. bütün hocalar gittiği için kimseye birşey soramazsınız. haliyle okulunuzu değiştirmeye karar verirsiniz. evinize doğru yürümeye başlarsınız....
  • her seferinde, sanki yeni birşeymişçesine aynı şeyi yeniden tanımlama çabası. farkedildiğinde, yaşam karşısında çaresiz kalırsınız.
  • kaybetmenin dayanılmaz hafifliği ile meze/rakı ilişkisi yaşayan ve sanki likit metres gibi bir interaksiyon içinde olan; bir kararma, bir duygulanma türüdür.
  • zaman akıp gider.
    para lazımdır, çalışmak gerekir.
    kazanmak için kendin olmaktan vazgeçmen gerekir.
    kendin olmaktan vazgeçerken acı çekersin.
    eski insan günlerini hatırlar, üzülürsün.
    ölmek istersin, mümin'sindir edemezsin ya da korkaksındır.
    seversin, sevmezler.
    severler, sen sevmezsin.
    beğenirsin, sahibi çıkar.
    paran olur ama artık insan değilsindir.
    artık hiçbir şey istemeyecek zevksiz birisindir.
    ve hala akmaktadır zaman.
    asıl kaybettiğin zaman değil, insanlığındır.
    bunu da çok sonra anlarsın.
    ve bunların tümü olurken, sen çok çaresiz, pek aciz birisindir.
  • yaşam her zaman bir adım öndedir. ne yaparsan yap hızına yetişemezsin, hızını kesemezsin.
  • (bkz: mother)