şükela:  tümü | bugün soru sor
  • hayat dediğimiz şu şeye; nefes alarak geliyoruz. nefes vererek gidiyoruz.

    birileri şimdilik yaşamaya devam ediyor, mesela ben ve sen gibi. zihnim o kadar karmaşıkki; düşüncelerimi kelimelere dökmekte zorlanıyorum. birisi ölüyor; yaşayanlar öldü diyor; sanki ölümü biliyormuşçasına. birisi ölüyor; sonrası o ve diğer ölenlere saklı olarak kalıyor.

    merak ediyorum; yaşam bile bu kadar zorken, ölüm nasıl bişi?
  • boş hayat yoktur. hayatın boş olduğu konusunda ısrar eden ya da hayata, tüm doluluğuna ve sürprizlerine rağmen, boş boş bakan insan modeli vardır. ölüm bizi uykudan uyandırır. hele bu ölüm hayatın anlamını yavaş yavaş kavramaya başladığımız bir olgunluk döneminde yani 35 - 40 yaşlarında geldiyse bir insana kalp öyle bir burkulur, içinize öyle bir batar ki... gelen her ölüm haberi gayri ihtiyari olsa da mahzun eder bizi, ağlamak belki de en geçerli sığınaktır. ağlarız, ağladığımızın kendi ölümümüz olduğundan habersiz. oysa insan ağlıyorsa bilmek lazım gelir ki kendi ölümüne ağlıyor. başkasının ölümüne yabancı...
  • bir arkadaşım mesnevî'de okumuş;

    içimizdeki dört unsurun çatışmaları yaşam, uyumları ise ölümmüş.

    bu sebeple sadece arifler gerçekten ölebilirler. çünkü nefslerindeki dört unsura hâkim olacak büyüye/simyaya sadece onlar sahiptir.

    nefsin bu ölümüne fenafillah derler.