şükela:  tümü | bugün
  • sok yaratici derecede uzucu olaylar sonucunda insanin duygusal olarak icine kapanmasi, hissizlesmesi hali. mesela, aci ile sevinc hisleri ayri ayri bastirilmazmis ve biri bastirildiginda digeri de yokedilirmis.

    (bkz: depresyon)
    (bkz: anksiyete)
  • hastalık oldugu çok açık; yaşamaya programlanmış bir canlılın hayatından vazgeçmesi ancak program dışına çıkması ile mümkün olur. geçici oldugu da aşikar lakin her zaman atlatacak gücü bulamayabiliyorlar insanlar.
  • (bkz: #7335722)
  • yedi düvelden bir ördek ve hatta birinci göbek gönye olmak.
  • hayattan elini etegini cekip bilgisayar karsisina mihlanmak anlamina gelebilebilmektedir.
  • artık ne okumak, ne çizmek, ne eğlenceli, ne sıkıcı hiç birşey yapmayı istememek, kendi içine kapanmak...
  • vazgecmektir.
    konusmaktan vazgecmek. yazmaktan vazgecmek, yazip yazip silmek. bir seye elini atip sonra da vazgecmektir. anlamlandirmaktan vazgecmek. dusunmekten, irdelemekten, cozmekten vazgecmek. umutlardan vazgecmektir. savasmaktan vazgecmek. aklini basina toplayip daha iyi hissetmeye calismaktan vazgecmektir. kendin ve baskalari icin cabalamaktan vazgecmek. kitabi acip okumaktan, muzigi acip dinlemekten, kahveyi yapip icmekten vazgecmektir. elini suradan alip suraya koymaktan..
    susmaktir yasama sevincini kaybetmek.
    geri gelir bir zaman sonra, bilinir.
    beklemek gerekir. sessizce gelmesi beklenir.
  • hayatta, sadece kotu giden seyleri goren insanların dustugu ruhsal durum. mutfakta geceleri kol gezen boceklerde bile guzel seyler vardır. canlıdır onlar. hicbir gıda maddesi olmayan ogrenci evinizde, bir ekmek kırıntısı bulabilme ihtimallerini dusunerek, sadece geceleri, sizin uyudugunuz saatlerde yiyecek aramaya cıkarlar. hicbiri vazgecmez. geceleri kalkıp onları izlemek veya elinize rulo yaptıgınız bir gazeteyi alıp bir kac buyuk bas olanı oldurmek size kalmıs. ben sırayla her ikisini de yapmaktan cekinmem. evet dunya uzerindeki en gelismis varlıklar olarak bir cok canlının hayatı ve kendi hayatınız size baglıdır. istediginizinkine son verebilirsiniz hakkınız olmasa bile. butun hayatlarda farklı renkler farklı tatlar vardır, ister kendi haline bırakın ister gozunuzu acıp izlemeye koyulun isterseniz son verin. ya da sırayla hepsini yapın. sahip oldugunuz ve kaybedeceginiz tek seyiniz hayatınız. gerisini anlamlandıran sey zaten yasamaktır. yasamıyorsanız zaten hicbir sey var olmuyordur. evinizde hic bocek yoksa bilemeyecegim . *
  • hayatımın baharında içine düştüğüm durumdur kendisi.. hiç bir hedefi kalmamış, denediklerinin hemen hepsinde başarısız olmuş veya sıkılmış, sevdiklerinden ayrılmış, belki sevdikleri ölmüş kaç insan var etrafımızda bir bakın. gittikçe de artmakta.. bu insanların pek çoğunun genç yaşlarda olması ise ürkütücü gelecek adına..

    kendi içimde çözmeye çalışsam da bişey elde edemiyorum, belki de kendini kandıramamak bu.. böyle yaşamak zor, gerçekten çok zor.

    eve gelirsin merhaba diyenin olmaz, dışarı çıkarsın selam verenin olmaz, arayanın, soranın, merak edenin, hasta olsan bir geçmiş olsun diyenin bile olmaz. hatta ölsen, birileri kokudan fark edene kadar kaybolduğun bile anlaşılmaz. böyle hayat sürenlerin neden bir sevinci olsun ki..

    9 sene sonra gelen edit: ey bu durumda olup da yazdıklarımı okuyup "aa aynı ben" diyen arkadaş; hayat güzel. her şey düzeliyor merak etme.