şükela:  tümü | bugün
  • güneşi yeniden görmek, birinden nefret etmeye devam etmek, yürüyebilmek, aşık olabilme ihtimalini büyütmek, en zoruyla kendini test edip annenin ölümüne tahammül edebilmek. aslında yaşamak savaşabilmek hayatla bir insanın annesi olmadan.
  • ben bıraktım artık. (bkz: gelişi güzel yaşamak)
  • bir anlamı yok ki. seçildin ve geldin bu dünyaya. insan gibi doğru ve düzgün yaşa yeter.
  • bir sikim bulamamakla sonuçlanacak süper arayış.
  • sürekli bişey yapmak zorunda hisseden ben... iş,hayat,çevre neler böyle olmamalıydı da böyle ve değiştirmeye çabalıyorum...
  • bulutsuzluk özlemi- yaşamaya mecbursun

    bugün canın çok sıkkın
    her şey sana zor geliyor
    olabilir

    bugün aşkın bitmiş
    o seni terk edip gitmiş
    olabilir

    sanki sen hiç bilmediğin
    bir kaos içindesin
    kimbilir

    günlerin getirdiği
    senin yitirdiklerin
    sanki hiç umut yok
    çok yorgunsun

    ne olursa olsun
    yaşamaya mecbursun

    bugün duyduğun haberler
    sana utanç veriyor
    olabilir

    bugün din ve ırk uğruna
    cinayet işleniyor
    olabilir

    mostar köprüsü çökmüş
    neretva ne kadar üzgün
    kimbilir

    günlerin getirdiği
    açlık ve gözyaşı
    insan hep umut eder
    biliyorsun bunu

    ne olursa olsun
    yaşamaya mecbursun

    ne olursa olsun yaşamaya mecbursun
  • yaşamak bir görevdir yangın yerinde! yaşamak! insan kalarak... ( ataol behramoğlu )
  • " ve kayığına bindi, yanına bir anlam aldı, açıldı..." demiş..
    aman çocum, öyle böyle bi anlam bulun, boğulmayın emi. hadi..
  • bilinç en boş zamanlarda bile bir sebep buluyor zamanı anlamlı kılmak için. en azından çabalıyor. bir gün rüzgarın farklı esişi, ertesi gün günbatımı, diğer gün yaşadığın eğlenceli bir diyalog, dinlediğin güzel bir müzik, aldığın samimi bir mesaj.. kocaman boşlukları doldurmaya yetmiyor belki ama bir şeyleri ertelemeye yetiyor.