şükela:  tümü | bugün
  • bu gibi insanların nazi olma ihtimali çok yüksektir. neden?

    çünkü yaşam alanı = lebensraum*.

    (bkz: hitler)
    (bkz: goering)
    (bkz: goebbels)
  • (bkz: bufk)
    (bkz: buo)
    (bkz: bgst)
  • yurtta aynı odada kalıp, bütün nevresim takımlarını aynı renk, aynı desen yapan insanlar bütünü.
  • bogazici universitesi'nde birkac kulup/topluluktan olusan bir grup. daha ayrintili tanimlamayi daha bilgili insanlara birakip bir animi anlatayim.

    yillar once orta kantin'de bi toplanti vardi, ne idi pek de hatirlamiyorum, yemek fiyatlarinin hoppadanak artmasi miydi, neydi konu? gittim ki kantin tiklim tiklim dolu. toplantiyi duzenleyen bi cocuk kalkti, genel bi giris konusmasi yapti. sonra da bu yasamalancilar'dan biri kalkti, ve hatirladigim kadari ile

    "asil sorun guneydogu'da savasa harcanan paradir, ondan bahsetmeden hicbir sey hallolmaz"

    ana temali bir konusma yapti atesli atesli. toplantiyi acan cocuk "tamam, siz oyle dusunuyorsunuz, ama bizce oralara gitmeden de toplantinin konusu hakkinda soylenecek biseyler var" falan dedi. yasamalanci olani kizdi, hararetli hararetli tezini savundu, ondan bahsetmeden toplantinin konusu hakkinda konusmanin bos oldugunu falan soyleyecek oldu, obur cocuk gene "biz oyle dusunmuyoruz" dedi, ve tez sahibi* olani

    "sozumu kesiyorsun! madem oyle, biz de gidiyoruz!"

    gibi bisey bagirdi, ve birden kantindeki insanlarin %80'i alkislarla gurultuler cikartip kantini terkettiler.

    yani o kadar insan, oraya sirf once kantini doldurup, yer birakmamak icin, sonra da bu hareketi yaparak toplantiyi sabote etmek icin girmisler. daha hic bir sey konusulmamisti toplantida. neden boyle yaptilar, bilmem. acaba kendileri disinda birilerinin ogrencilerin ilgilenecegi bir toplanti duzenlemesinden mi gicik kaptilar? oyle degilse bile benim gibi konuyla ilgisiz birine oyle gorundu.

    alkislayarak cikanlar arasinda ordan burdan tanidigim, politik molitik seylerle pek de ilgisi olmayan bir iki kizi gordum. sak sak sak sak cikiyorlardi disari. oraya girerken toplantinin ne hakkinda oldugu konusunda bir fikirleri yoktu belki de bu alkiscilarin bir kisminin. kendilerine soyleneni yapiyorlardi.

    herhangi bi grupla ilgisi olmayan, oraya sirf toplanti konusuna duydugu ilgiden gitmis insanlarin gozunde nasil gorunduklerini tahmin ediyorlar miydi acaba?

    kapali bir cevre* icinde yasamak, hiyerarsik yapilar vb. hakkinda soylenecek seyler vardir herhalde, ama isi bilen birilerine birakip kacayim. (bkz: sosyologlar incelesin)
  • ya da alancılar.

    mistik-(görece)politik-folklorik neo-tarikat. türkiye azınlık kültürlerini temsile uğraşır gibidirler. kürtçe kursu açarlar. muhalif gibidirler, okul içi eylemliliklere katılır, siyaset toplantılarında yer alırlar (zaman zaman kovuldukları da rivayet edilir). kulüp ele geçirirler, bümed gibi boğaziçi elit toplaşmalarına sızarlar. birbirlerini bilir, dışarıdan bilinmeye pek teşebbüs etmezler. nur cemaati ile çok benzer bir yapıya sahiptirler, kürt illerinden gelen ve kürt mücadelesine dahil olmamış yeni boğaziçilileri absorbe edip, gözden ırak ederler.
  • halklarin kardesligini savunduklarini soyleyip gosterilerinde 1 turkce 1 cerkezce 1 ermenice 1 zazaca 5 kurtce sarkiya yer veren topluluk.argumanlari pozitif ayrimcilik yaptiklaridir.sahne performanslari gayet iyidir.ancak grupta sanat hakkinda soz hakki sanatsal yeterlilikle degil grupta ne kadar eski oldugunuzla ilgilidir.belli bir seviyenin ne altina duser ne ustune cikarlar.hazirlik siniflarininn kilyos kampusune tasinmasi tum kulupler gibi insan kaynaklarina sekte vurmustur.derin bir yapilanmaya sahiptirler.kendi icine o kadar kapanik bir gruptur ki gruptan disari cikan insanlar bir muddet sudan cikmis baliga donerler.genel olarak diger topluluklarla kiz alip vermezler.halihazirda sabirli bir sevgiliniz yoksa grup disindan biriyle tanisabilecek zamaniniz ortaminiz olmaz pek.grup icindeki baskilar cabasi.hazir bir sosyal cevre bir sanat dalinda ucretsiz egitim gibi olanaklar sizi cezbediyorsa ve siyasi olarak da uyum saglayabilirseniz alanindaki en iyi topluluktur.bu sartlardan en az birine ihtiyaciniz yoksa uzak durmaniz tavsiye olunur.
  • althusser ve gramsci seven, "tanka yumruk atarak devrim yapılmaz" diyen, güzel ideallere sahip, kaliteli sanat yapan sistem karşıtı insanlar topluluğudur. ancak idealleri yolunda kullandıkları metodlar kendi ayaklarına çelme takar. yazılı olmayan ve asla telaffuz edilmeyen kurallarına aykırı davranıldığında toplu olarak küsmek veya sorgu odası kurmak, konserde solo vokal yapmasına karar verilen kişiyi çok alkış aldığı için cezalandırmak, aynı tuvalet kağıdını kullanmakla solcu olunduğunu sanmak, hiyerarşinin üst kademelerinde yer alan kişi tarafından verilen seminerde söylenenlere toplu halde kafa sallamak, herşeye grup ve örgüt kavramları penceresinden bakmak (bkz: olumsuzluk örgütlüyosun), türkiyede tek ezilenin kürtler olduğunu sanmak (bkz: maalesef kürt diilim) icraatleri arasındadır.
    grup bilinci adı altında grup çalışmalarında işi olmayan insanları saatlerce tek ayak üzerinde bekletmek ve beste yapmak gibi tanımı gereği bireysel bir eylemin grup olarak yapılması için inat etmek sonucunda zaman ve can kaybına uğramaktan kurtulamazlar. olsun, küçük olsun benim olsun!
  • ayağını öndeki koltuğa uzatıp geviş getirerek ders dinleyen, metrolarda manda eksenli yayılmacı bir çizgi izleyen ve dürtmek sureti ile yer isteyen amerikan gençliğini yola getirmek amacı ile süratle amerika'ya ithal edilmesi gerektiğine inandığım oluşum. manita, sarmak ve fason kavramlarının tercümesini takriben naom chomsky nin konuşmacı olacağı paneller düzenlemek yerinde olacaktır. tabi ütü yapmayı öğrenmek bir aidiyet koşuludur.

    fakat ne kadar dalga geçersek geçelim, hayatın anlamını, doksan derecelik açılar yaparak yürüyen insanlardan oluşan tarikatlarda ya da alfa beta sigma tandanslı faşizme ergi manasız öğrenci klüplerinde arayan gençlere, bizlere verdiğinden çok daha fazlasını vereceklerine kuşku yok.