şükela:  tümü | bugün
  • nazım hikmet'in herkesçe bilinen şiirinin* bir bölümünde söylendiği için değil,
    yaşamış olduklarımın kıymetini bilmediğim için değil,
    vadedildiği, söz verildiği için değil,

    inandığım ve istediğim için,
    gelecek.
    bir gün.

    *
  • otizmli diye ihmal edilen bir çocuk için aylarca uğraşıp, kendini ihmal ettiğine yanarken, yanına gidip sana tereddüt etmeyip sarılıp da ismini söylemesi.

    ha bir de gelmedim diye aylarca, boynumu tırmalaması ve tırmaladığı yeri öpmesi.
  • herkesin hayatında en azından bir kez olsun yaşamış olduğu "o muhteşem" andır ama herkes için farklı bir an olması kuvvetle muhtemeldir.

    "... uzak bir geçmişte karanlık, nemli, ıslak ve dar bir kanaldan özgürlüğüne, havaya ulaştığın ve ölmediğin, aksine doğduğun -ama önceden bir balık gibi suda yüzdüğün için varlığından bihaber olduğun soluğu nihayet almak üzere gırtlağını temizleyen ilk çığlığını yarı boğulmuş halde atarken bunun aslında bir ödül olmadığını bilemediğin- o günden bu yana yaşadığın en güzel andır bu."
  • seven bir erkek için: uykudan huzurlu ve yavaşça gözünü hafifçe açtığında, karşında hayatında en sevdiğin kadının bir eli yanağını okşarken, yanakları pembemsi halde, şapşalca sırıtırken sana aşk dolu gözlerle baktığı andır. ömrüm boyu unutamayacağım.
  • benim hatırladığım 2 an vardır;

    1. si 29 yıllık asker olan babamın mesleğe başladığından beri istisnasız her ay şehit eş ve aileleri için mehmetçik vakfına 200, 300 tl tutarında kimseye söylemeden haricen bağış yaptığını öğrendiğim an. (bunu mesleğinin 26. senesinde öğrendim tesadüfen, banka kayıtlarını incelerken) kendisi geçiştirdi sadece, konuyu kapattı. annesiz babasız büyüyen babamın bunu hiç unutmadığını o ailelere sözde değil özde sahip çıktığını anladığım andı.

    2. si ise karşıyaka'da 5 yıl önce bir ilkbahar gecesinde mükemmel bir ay ışığı vardı. tutamayacağım sözler verdim. karşımdaki kadın da tutulmayacak sözler vermişti. nitekim tutamadık. her şeye rağmen ben hayatımda daha önce hiç o kadar mutlu olduğumu hissetmemiştim o an. ayakta en az 2,5 - 3 dakika sarıldığımızı hatırlıyorum.