şükela:  tümü | bugün
  • istanbul'da bulunduğu lokasyon, bakırköy'ün en işlek caddesi incirli'dedir. dışarıdan baktığınızda hastane değil, dershane izlenimi verir. geçen haftalarda babam burada safra kesesi ameliyatı oldu. ondan duyduğum tek şikayet hasta odaları caddenin tüm gürültüsünü aldığından uyku sıkıntısı yaşadığıydı. neyse ki basit bir operasyondu ve yalnızca bir gece kaldı.
  • pislik yuvası hastane. kardeşimin burun ameliyatı burada yapıldı. doktor tavsiyesi ile maruz kaldığımız 'özel' hastane ne yazık ki pislik içindeydi. kirden rengi dönmüş koltuklar, kapı atkasında birikmiş toz öbekleri... hele lavabo... biz akşamında taburcu olacağımız için nisbeten şanslıydık.

    bunların yanında soru sorduğunda suratına bakmadan cevaplayan, yarım ağız bir söz lutfeden personelleri ayrı bir olay.

    kaçın.
  • -alemdar mustafa paşa bey merhaba, özel yaşar hastanesinden arıyorum.
    -ismimi ve numaramı nereden aldınız. adımı nereden biliyorsunuz?
    -bir arkadaşınız çek-up olmuştur. ondan aldığımız beş isimden biri.
    -kimmiş benim adımı, numaramı size veren?
    -efendim o kayıtlarımızda yok.
    -o zaman sizle konuşacak bir şeyim olamaz.

    küt, telefon kapatılır.
  • tam işe konsantre olmuşken (numaramı nereden bulduysa) arıyor ve müzik dinletiyor.
    sinirden kudururken bekliyorum, bekliyorum ki telefona çıkana 'manyak mısınız, neden beni arayıp müzik dinletiyorsunuz?' diye soracağım.

    adımı sanımı biliyor, merhaba diyor, nasılsınız diyor.
    iyiyim de siz ne diye bana telefon açıp müzik dinletirsiniz diyorum. çat! suratıma kapatıyor. özür yok, açıklama yok.
    ne vakit kaybedicem bununla diyor.

    kurum kültürü bu işte. telefonda dahi bu tarz davranan bir hastane ne yapar biliyor musunuz?

    paranızı almak için size olmadık teşhisler koyar. iyileşmeyesiniz diye tedavinizi uzatır, daha çok paranızı almaya bakar. ölseniz umurunda olmaz dönüp arkasına bakmaz bile.
  • şimdiye kadar gördüğüm en tatlı dilli,en iyi niyetli cildiyeci olan necdet özpar'ı bünyesinde bulunduran, incirli konumundaki hastane. dudak üstümdeki güneş lekesi için gittim. daha önce başka bir özel hastaneye yine aynı sorun için gittiğimde beni 1-2 dakika dinleyip seansı 500 tl olan ışık tedavisinden 8 seans önermişlerdi. hiç içime sinmedi. ben de süslü sözlük'ten bir yazarın önerisi ve internetteki güzel yorumlardan sonra yaşar hastanesi'nde necdet bey'e gitmeye karar verdim. 70'li yaşlarda çok sevimli bir doktor. bana dedemi hatırlattı.ayrıca sorunlarını istediğin kadar anlatabilirsin kızım vaktimiz bol dedi. yani diğer hastanelerin aksine paket satmaya çalışmadı. hatta 2 ilaç yazdı ikisini de sgk karşılıyor. asıl bayıldığım noktaysa şu: hastaneyi arayıp randevu sorduğumda necdet bey her gün saat bire kadar çalışıyor demişlerdi. kendinden bahsederken istanbul üniversitesi'nde konservatuara gittiğini söyledi hastaneden erken çıkmasının nedeni buymuş. bayıldım naifliğine, yaşını bahane etmeyip sevdiği şeylerin peşinden gitmesine. tanıdığım en tatlı dilli doktor olması da cabası. kıssadan hisse diğer poliklinikleri bilemem ama cildiye için yaşar hastanesi kesinlikle tercih edilebilir bir hastane. üstelik muayene ücreti inanılmaz uygun.
  • hastane demeye bin şahit isteyen sağlık kurumudur. şu indirimli fırsat checkup'larından aldık ama bir türlü kullanma fırsatı bulamadık. neyse geçen ay gittim checkup için... öncelikle tam teşeküllü bir hastane değil kesinlikle. checkup kagıdında yazanların yarısını yapıyorlar zaten efor tarzı makinelere de sokmuyorlar. yok mu anlamadım. her neyse hangi makinesine girdiysem hep beklettiler yani makinelerden kaynaklı hep bir sorun vardı cok kötüydü. zaten kan aldıktan sonra da yedirmiyorlar açsınız ki ben kan şekeri anında düşüp gözü kararan bir tipim nasıl dayandım 3 saat valla ben de inanamıyorum. hastanenin ici devlet hastanesi gibi pek bir şey beklemeyin. içi küçücük, personeli berbat ötesi. sadece bir stajyer kız vardı sağolsun bana yardım etti hep yoksa kimsenin umrunda değil. dediğim gibi personel öyle kötü ki önüne geleni almışlar, daha iletişim kurma ve hastaya yaklasımı bilmeyecek kadar kötü ve kalitesiz. checkup diye gittiğim yerde doktorlar pek sallamıyor. özellikle ilaç kullanıp kullanmadıgımı sormadan checkupa baslamaları ve de doktorların muayene etmeden sorunumu sormaları , resmen önceki doktorlarımın verdikleri bilgileri vermemle bir şeyler yapan hekimlere cok şaşırdım... belki bir ya da ikisi adam gibi muayene etmiştir.diğerleri muayeneye bile gerek duymuyor hele kulak burun bogaz tarzı şikayetleriniz için asla gitmeyin. adam kulagıma metal bir şey soktu iki saniye sonra var mı şikayetin niye geldin falan dedi. gönderdi. kesinlikle zaman kaybı, para kaybı... hiç önermiyorum hele o paraya yazık. enayi gibi gittim enayi gibi geldim, "geçmiş olsun". (bu arada bu bakırköydeki şubesi)